‘Ben doğal zekâ ve gerçek duygulardan yanayım’
Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
O kıpır kıpır enerjisiyle 7’den 70’e hepimizin ‘Musti’si. Şimdilerde çok yoğun bir turnede. Bir yandanda spor yaparak yarattığı fiziğiyle magazin gündeminde. Yoğun programı arasında Mustafa Sandal sorularımızı cevaplıyor...
◊ 90’lardan beri hep gündemde, hep popülersin. Birçok ismin hızla çıkıp yok olduğu müzik sektöründe kalıcı olmanın sırrı ne?
Sevgili Hakan, öyle çok gizli saklı bir formülü yok bunun. Samimiyet ve o samimiyetle yazılan gerçek şarkılar seni sektörde ve halkın gözünde kalıcı yapıyor. Biz 90’larda en iyi şarkıyı yapmak, duygularımızı en samimi şekilde insanlara sunmak için tatlı bir yarış halindeydik. Tıklanma arzusuyla amacımızdan sapmadık. Benim stüdyomda bir yazı asılıdır, aslında sorunun cevabı burada saklı: “Her şey yalan, şarkı gerçek.”
◊ Peki, bunca zaman tanınan biri olarak sence Mustafa Sandal olmanın en zor yanı neydi?
İnanır mısın, hiç zorluk yaşamadım. Çünkü rol yapmadım. Neysem oyum. Kuliste nasılsam, sahneye çıktığımda da aynıyım. O yüzden kendime anlamsız yüklemeler yapmadığım gibi, müzikseverlerle arama da sıradağlar koymadım. Elbette, evde Mustafa’yım, çok normal bir hayatım var. Sahneye çıkınca Mustafa Sandal oluyorum ve bu ismin hakkını vermeye çalışıyorum. Ama
rol yapmıyorum, sadece günlük hayatımda biriktirdiğim enerjiyi, ‘dostlarım’ dediğim dinleyicilerle paylaşıyorum.
◊ Bu kariyer yolculuğu, başarı, zorluk, yenilgi ya da yediğin kazıklar... Bütün bunlar seni nasıl dönüştürdü?
Haklısın, çok da tozpembe bir sektörümüz yok ama olabildiğince negatif enerji veren ortamlardan uzak dururum. Ortamda negatif enerji varsa bir şekilde kaçarım oradan. Hayatıma anlam katabilecek, bana bir şey katabilecek insanlarla zaman geçirmeyi tercih ederim. Zamanı yakalamak da çok önemli. Gençlerle çok konuşur, buluşurum. Ne istiyorlar, hayata nasıl bakıyorlar? ‘Biz her şeyin en iyisini biliriz’ şımarıklığında hiç olmadım.
◊ ‘Ego’ diye de bir şarkın vardı. Bütün bu şöhret ve başarı egonu nasıl etkiledi? Hiç egona kapıldığın, savrulduğun oldu mu?
İlk zamanlarda çok gaz veren oluyordu. İşte “Sen Mustafa Sandal’sın, sahneye normal çıkamazsın, şöyle yap, böyle uçarak sahneye çık” falan. Zaman zaman gaza geldiğim anlar oldu ama o günleri çabuk aştım. Egolarımı yeneli çok oldu.
‘Konsere gelip de oynamaktan terlemeyen, yorulmayan olmaz’
◊ Uzun kariyer yolculuğunda yıllar önce söylediğin şarkında olduğu gibi ‘Suç Bende’ diyerek yaşadığın en büyük pişmanlık ne oldu?
Elbette herkes gibi iniş çıkışlarım olmuştur. Suç bende demedim ama “Bu hikâye de böyleymiş” diyerek yola devam ettim. Çok şükür, karşılığını da fazlasıyla aldım. Bu konuda müzikseverlere minnettarım. Bunu samimiyetle söylüyorum.
◊ Müziğe yeni başlayan Mustafa’yı bugün karşında görsen ona ne derdin?
Bu yol uzun bir maraton, karşına engeller çıkacak ama yılma ve bildiğin yolda devam et!
◊ Hep hiperaktif gibi dans eden, neşeli biri oldun. Peki, sahne ışıkları sönüp aynaya baktığında ne görüyorsun?
Konserlerimde de aynı şeyi söylüyorum. Yurtdışında “Ne iş yapıyorsun” diye soranlara “Enerji işi yapıyorum” diyorum. Önce şaşırıyorlar, sonra da anlatıyorum durumu. Sahnede, enerjimi izleyenlere aktarıyorum. Konsere gelip de oynamaktan terlemeyen, yorulmayan olmaz diyorum. Ne mutlu ki öyle oluyor. Çok eğleniyor ve eğlendiriyoruz ekip olarak, bu konuda iddialıyız. Sahne ışıkları sönüp aynanın karşısına geçtiğimde ‘Hadi çok yoruldun, biraz uyu da sabah 6.00’da sporunu yap’ diyorum vallahi, başka bir şey söylemiyorum (gülüyor).
◊ Arkanda nasıl bir Mustafa Sandal mirası bırakmak istiyorsun?
Doğrusu, ben yokken yaşanacaklarla ilgilenmiyorum. Sağlığımda gördüğüm büyük sevgiye aynı şekilde karşılık vermek için var gücümle çalışıyorum. Gerisini müzikseverlerin takdirine bırakıyorum.
‘İyi olanlar ayıklanacak, diğerleri silinecektir’
◊ Yeni şarkın ‘Geliversen’ ne anlatıyor?
Aşka davet eden, enerjik bir şarkı. Menajerim Tekin Önal, şarkıyı ilk getirdiğinde çok sevdim ve vakit kaybetmeden stüdyoya girdim. Yaz konserlerimize neşe kattı. Henüz çok yeni ama konserlerde insanların tepkisi, hemen kendisini içine alan melodik yapısı hoşuma gidiyor. İlk tepkilerin çok güzel olması beni mutlu etti.
◊ Şarkı sözlerindeki gibi sen de “Mecnundan beter oldum/Dumansız tüter oldum” dedin mi hiç hayatında?
Şu anda ‘Leyla’mla evliyim, daha ne olsun Hakan (gülüyor).
◊ Müzik dünyasında istediğin her şeyi yaptın mı, yoksa asıl bomban daha gelmedi mi?
Geçmişte şunları yaptım, daha ne yapayım deyip hiç kendi mirasımın üzerine konmadım. Hâlâ daha iyi ne yapabilirim diye çalışıyorum.
◊ Şu anki müzik dünyasını sen nasıl buluyorsun?
90’larla kıyaslamamak lazım. O dönemi hatırlayanlar bilir; her hafta 100 albümün piyasaya çıktığı zamanlar yaşadık. Rekabet çok sertti ve insanlara ulaşmak şimdikinden çok daha zordu. Şu anda “1990’lardaki şarkılar ne güzel” deniliyor ama insanların sevip ayıkladığı şarkılar ayakta kaldı. Günümüzde de çok iyi işler duyuyorum. Çok mutlu oluyorum. Şartlar çok farklı. Hızlı şöhreti yakalamak da bir tercih, iyi müzik yapmak da... Herkesin tercihi en doğrusu olsun. Temennim bu.
◊ Popun en önemli isimlerinden biri olarak müzik dünyasındaki rap müzik ve rap’çi patlamasına ne diyorsun?
Her dönem, kendi yıldızlarını çıkarmıştır. Evet, rap müzikte patlamanın yaşandığı zamanlar oldu. Gençler neyi seviyorsa ona kalbinde yer veriyor. Müziğin çeşitliliği beni ancak ve ancak mutlu eder. Benim de aralarında çok beğendiklerim oldu. İyi olanlar ayıklanacak, diğerleri silinecektir. Tıpkı 90’larda olduğu gibi. İyilerin kalıcı olmalarını isterim.
‘Şarkılarım çok nesil büyüttü’
◊ Bu yıl enteresan bir şekilde ‘İki Tas Çorba’, ‘Adı İntikamdı’ ve ‘Denize Doğru’ şarkıların yeniden hit oldu. Listelerde zirveye çıktı.
Ne düşünüyorsun?
30 yıl önce henüz doğmamış ve o şarkılarla tanışmamış olan gençler için sosyal medyanın da etkisiyle yeni ve heyecan verici geldi sanırım. Çok mutlu oldum tabii. Bu şarkılar çok nesil büyüttü. Konserlerde
7- 8 yaşında çocukları görüyorum. Son Kuşadası konserinde bir tanesini sahneye davet ettim. Gerçekten de şarkıları biliyor mu, yoksa anne-babasının zoruyla mı orada diye merak ettim. “Kendim gelmek istedim” dedi ve birlikte ‘Jest Oldu’yu söyledik. Bir sanatçı için daha duygusal bir an olamazdı.
◊ Senin 32 sene önce çıkan ‘Suç Bende’ albümü şarkıların bile hâlâ aynı keyifle dinlenirken, yeni isimlerin şarkılarının bir kısmını kısa süre sonra neredeyse hatırlamıyoruz. Neden kalıcı şarkılar artık yapılamıyor?
Gençlere çok haksızlık etmeyelim. Dediğim gibi güzel şarkılar var ama belki sayısı eskisi kadar çok olmayabilir. Tıklanma endişesi yaşamadan duygularını melodilere dökenler elbette kalıcı olacaktır.
◊ Müzikte yapay zekâ tartışması devam ediyor. Senin için yapılan ‘Saygı’ gecesindeki performanslardan biri de ‘yapay zekâ mıydı’ diye tartışıldı. Sen bu tartışmanın neresindesin? Senin yapay zekâya bakışın nedir?
‘Saygı1’ gecesinin öncesinde hangi sanatçılar, hangi şarkıları söyleyecek bilmiyordum. Bu kendi tercihimdi. Bana o gece her şey sürpriz olsun istediğim için “Bana söylemeyin” dedim ve hepsini
o akşam ilk kez dinledim. Benim için çok özel, çok anlamlı ve unutamayacağım bir gece oldu. Yansımaları da çok şaşaalı oldu. ‘Saygı1’ albümü de büyük ilgiyle karşılandı. Bu da beni çok mutlu etti. Kim, hangi şartlarda kayıt yaptı bilmem mümkün değildi. Yapay zekâ konusunda, ben ‘doğal zekâ’ ve gerçek duygulardan yanayım demem yeterli sanırım. Yapay zekâya da karşı değilim. Stüdyoda, belli bir sınırda kalmak şartıyla kullanılabilir ama duygular ve ses kesinlikle gerçek olmalı.
◊ Saygı konserlerinden en çok seninki konuşuldu, hatta hâlâ gündemde. Bunu neye bağlıyorsun?
İlk sebebi şarkıların gücü olabilir. İkinci sebebi de oraya gelip gerçekten çok büyük emek veren sanatçı dostlarımızın yüreklerini ortaya koyup en güzelini yapmış olmaları. Ortadaki bu olağanüstü emek, insanların kalbine dokunmuş olmalı ki bu kadar konuşuldu ve çok dinleniyor.
‘O vücudu yapmak için üç kampa girdim’
◊ Seni tanıdığımız 32 yıldır hep seksisin. Seviyor musun seksi görünmeyi?
Teşekkür ederim. Öyle miyim, değil miyim yorum yapamam, takdir sizin ama beni izleyip takip edenlere en güzel şekilde görünmek için çaba sarf ettiğimi saklayamam. Bu yılki konser serimiz 25 konser olacaktı, yoğun ilgi olunca 50’ye çıktı. Ben de serinin ikinci kısmı için kendimi spor kampına aldım. Üç ay ciddi bir şekilde kampa girdim o vücudu yapmak için.
◊ Nasıl çalıştın?
Haftanın 6 günü spor yapıyorum, düzenli bir uyku rutinim var ve sağlıklı besleniyorum. Elbette tek sebebi görüntü değil. Biliyorsun sahnede ciddi bir enerji harcıyorum. Canlı çalıyoruz ve canlı söylüyorum. Konsere gelenler Musti enerjisini de görmek istiyor. O enerjiyi yakalamak için de kendimi sıkı bir spor disiplinine soktum.
‘Bu iki şeyi çözen biri henüz doğmadı’
◊ Âşıkken nasıl biri oluyorsun?
Her zamankinden daha enerjik, hayata daha mutlu ve pozitif bakan biri oluyorum. Bunda eşimin verdiği doğru enerji ve sevginin payı büyük.
◊ Birçok insan senin şarkılarınla âşık oldu, aşk acısı çekti ya da evlendi. Peki, sen bu aşk denen şeyi çözdün mü?
Hayatta iki şeyi tam olarak çözen biri doğmadı, doğmayacak da; aşk ve kadınlar. Zaten, bu yüzden ulaşması hem zor hem de ulaşmaya yakın olması heyecan verici değil mi? Tam çözdüm derken, sabah bir uyanırsın ve başka bir güzel yanını keşfedersin. Seni yaşatan da o keşifler ve verdiğin emektir.
◊ Eskiden ‘Aşka Yürek Gerek’ demiştin. Şimdilerde aşka yürek mi yoksa iyi bir sosyal medya kullanıcılığı mı gerekiyor?
Aşkta, işte, arkadaşlıkta yürek yoksa o işte hayat da yoktur. Allah’ın sana verdiği irade ve zekâyı yüreğinle harmanlayıp yaşayabiliyorsan ne mutlu sana. Gerisi boş.
‘Aşkın sonsuz halini yaşıyoruz’
◊ Melis Sandal’la dört yıldır evlisiniz. İlişkiniz nasıl, ilk günkü aşk devam ediyor mu?
Şöyle yanıtlayayım; ilk günden daha yoğun aşkımız. Elbette her ilişkide olan küçük iniş çıkışlar olmuyor değil ama zaman içinde bunları çözmeyi öğrendik ve başardık. Bazen kızdırdığım oluyordu ve hep haklıydı ama artık gün geçtikçe daha pozitif bir ilişkimiz var. Biz, birbirini yıpratan, sürekli baskı kuran bir çift değiliz, birbirimizi anlıyoruz ve her şeyden önce iyi bir arkadaşız. Evliliklerde bunu yakalamak çok önemli. Herhangi bir şeyle ilgili heyecanlandığımda ya da ikileme düştüğümde hemen Melis’i ararım, her şeyi ilk kez onunla paylaşmak istiyorum.
◊ Peki, şu an aşkın hangi halini yaşıyorsunuz?
Sonsuz halini.
◊ Oğullarınla ilişkin nasıl?
Yaman’ım ve Yavuz’umla hem baba-oğul hem de çok yakın arkadaşız. Gün geliyor ben onlara bir şey öğretiyorum, gün geliyor onlar bana... Birlikte zaman geçirmekten çok mutluyuz.
◊ Oğlun Yaman DJ... Birlikte projeleriniz var mı?
Yaman müzik alanında kendi ayakları üzerinde durmak istiyor ve bu konuda onu çok destekliyorum. Müziğin torpili olmaz, o da bunun farkında. Yaptığı işleri büyük keyifle izliyorum. Elbette zaman zaman tecrübelerimi ona aktarıyorum ama o yolunu kendi belirliyor. En doğrusu da bu... Birlikte bir projemiz yakın zamanda yok ama neden olmasın? En son ‘Saygı1’ gecesinde Yaman çaldı, ben söyledim. O anki duygularımı saatlerce ifade etsem anlatamam.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:64
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Ağustos 2026 08:30 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















