Bayramlar bayram ola… Ama bu bayram kime?
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Takvimler yine bir bayramı gösteriyor. Sofralar kurulacak, büyüklerin elleri öpülecek, çocukların gözleri bayram harçlığıyla parlayacak. En azından olması gereken bu.
Ama bu bayram, içimizde bir eksiklik var.
Çünkü bu bayram, milyonlarca insan için sadece takvimde bayram.
Sokağa çıkın, bir emeklinin kapısını çalın… Size bayramdan değil, geçim derdinden söz edecek. Bir asgari ücretlinin gözlerine bakın… Bayram planı değil, ay sonunu nasıl getireceğini anlatacak.
Bu bayram, ne yazık ki buruk.
Emekliler…
Yıllarca çalışmış, prim ödemiş, bu ülkenin yükünü sırtlamış insanlar… Bugün bir bayram sabahına, cebindeki parayı hesaplayarak giriyor. Bayram ikramiyesi dediğimiz o ödeme, bir zamanlar gerçekten “ikramiye”ydi. Bir nebze nefes aldırırdı.
Bugün ise adı var, kendisi yok.
Rakam büyümüş gibi görünse de alım gücü eridi. Market raflarında, kasap vitrininde, pazarda o para artık çoktan buhar oldu. Üstelik bu yıl, herkesin beklediği artış da yapılmadı. Bayram öncesi umut vardı, ama o umut da sessizce söndü.
Bir emekli için bayram ikramiyesi artık torununa harçlık verebilmenin değil, kendi mutfağını idare edebilmenin hesabına dönüştü.
Peki bu bayram gerçekten bayram mı?
Asgari ücretliler…
Çalışıyorlar ama geçinemiyorlar. Sabah işe gidip akşam eve dönen milyonlarca insan, bayramı tatil olarak değil, masraf olarak görüyor. Bayram, onlar için yeni bir kıyafet, bir yolculuk, bir ziyaret değil; artan fiyatlar, kabaran faturalar demek.
Bir baba, çocuğuna bayramlık alamıyorsa…
Bir anne, bayram sofrasını eksik kuruyorsa…
Orada bayramın adı kalır, ruhu kalmaz.
Dar gelirliler, sabit gelirliler.
Toplumun en kırılgan kesimleri.
Onlar için bayram, daha fazla yalnızlık demek artık. Çünkü paylaşacak imkân yoksa, bayramın o en güzel tarafı da eksik kalır. Eskiden komşuya giden tabaklar, şimdi yerini hesap kitaplara bıraktı.
Ve biz, bir bayram sabahında şunu açıkça söylemek zorundayız:
Bu ülkede bayram, herkes için aynı değil.
Birileri için tatil, birileri için telaş…
Birileri için sevinç, birileri için geçim mücadelesi…
Ama bu tablo kader değil.
Bu ülkenin emeklisi de, işçisi de, dar gelirlisi de onurlu bir yaşamı hak ediyor. Bayram sabahına başı dik, gönlü rahat, cebinde hesap yapmadan uyanmayı hak ediyor.
Bayram ikramiyesi bir lütuf değil, bir hakkın teslimidir.
Asgari ücret bir geçim standardı olmalı, açlık sınırının gölgesinde bir rakam değil.
Sosyal devlet, bayramda hatırlanan değil, her gün hissedilen olmalıdır.
Bugün bayram…
Evet, yine de bayram.
Tüm zorluklara rağmen; paylaşmanın, dayanışmanın, hatırlamanın günü. Belki sofralar eksik ama umut eksik olmamalı. Belki cepler dar ama yürekler daralmamalı.
Bu bayram, en çok da birbirimizi hatırlamaya ihtiyacımız var.
Bir kapı çalmak…
Bir gönül almak…
Bir çocuğun yüzünü güldürmek…
Çünkü bazen bir bayramı bayram yapan şey, imkân değil, vicdandır.
Ve inanıyorum…
Bu ülke, emeklisinin yüzünün güldüğü, işçisinin bayramı gerçek anlamda yaşadığı günleri de görecek. O gün geldiğinde, bayramlar yeniden bayram olacak.
Şimdilik…
Buruk da olsa, eksik de olsa…
Bayramınız kutlu olsun.
Bayramlar bayram ola...
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:56
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Mart 2026 05:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















