Batı Şeria’da yeni kuşatma: İşgalci İsrail in alan daraltma siyaseti
Ankara24.com, Trthaber kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Katil İsrail dünyanın gözleri önünde Gazze'de büyük bir soykırım işlerken, Filistin'in diğer parçası olan Batı Şeria'da da boş durmuyor. İşgal altındaki Batı Şeria’da daha sessiz ilerleyen başka bir dönüşüm ilmek ilmek işleniyor. Yollar değişiyor, kontrol noktaları genişliyor, işgalci Yahudi yerleşimleri büyüyor. Bazı Filistin köyleri ise yavaş yavaş haritadan siliniyor...
Son aylarda ise, coğrafi ve demografik dönüşüm süreci hızlanmış durumda. Yeni yerleşim kararları, artan işgalci Yahudi yerleşimci saldırıları, genişleyen askeri kontrol noktaları ve özellikle C Bölgesi’nde uygulanan yeni idari politikalar, Filistinlilerin yaşam alanını giderek daha parçalı hale getiriyor.
Birçok uluslararası analizde artık Batı Şeria’daki süreç için “sessiz ilhak”, “alan daraltma siyaseti” ve “coğrafi aşındırma” gibi kavramlar kullanılıyor. Çünkü bölgede yaşananlar yalnızca anlık güvenlik operasyonları olarak görülmüyor. Tartışmaların odağında Batı Şeria’nın gelecekte nasıl bir coğrafyaya dönüşeceği var.
Filistinlilere göre, işgalci İsrail gelecekte bağımsız ve bütünlüklü bir Filistin devleti ihtimalini zayıflatmak için bu adımları atıyor.
Haritalar değişirken yollar da değişiyorBatı Şeria’daki dönüşümün en görünür alanlarından biri yol ağı.
Son yıllarda özellikle yerleşim bölgelerini birbirine bağlayan yeni yolların hızla arttığı dikkati çekiyor. Bu yollar sayesinde İsrailli yerleşimciler Batı Şeria içinde daha hızlı ve kesintisiz hareket edebilirken, Filistinliler için tablo tam tersine dönüyor.
Kapatılan girişle, artan kontrol noktalar, toprak bariyerler ve uzayan güzergahlar bazı Filistin kasabaları arasında birkaç dakikalık mesafeyi saatlerce uzatabiliyor. Batı medyasında yayımlanan bazı analizlerde bu durum “coğrafya üzerinden kontrol siyaseti” olarak tanımlanıyor. Çünkü hedefte günlük hayatın ritmini, bozmak var.
Bir öğrencinin okula ulaşması, bir çiftçinin zeytinliğine gitmesi, bir ambulansın şehirler arasında hareket etmesi askeri ve idari kontrol mekanizmalarının parçası haline geliyor.
Özellikle C Bölgesi’nde yeni yolların büyük ölçüde yerleşim bloklarını birbirine bağlayacak şekilde planlanması, Filistin yerleşimlerini ise daha parçalı hale getirmesi dikkat çekiyor. Bazı bölgelerde Filistin köyleri adeta birbirinden kopuk küçük adacıklara dönüşüyor.
C Bölgesi neden bu kadar önemli?Batı Şeria’daki tartışmaların merkezinde “C Bölgesi” bulunuyor. Oslo Anlaşmaları sonrası oluşturulan yapıya göre Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 61’i C Bölgesi olarak tanımlanıyor ve burada güvenlik ile idari kontrol büyük ölçüde İsrail’in elinde bulunuyor.
Bugün yerleşimlerin büyük bölümü de burada yer alıyor.
Son dönemde dikkat çeken en önemli gelişmelerden biri ise arazi kayıt sistemi üzerindeki yeni düzenlemeler oldu. İşgalci İsrail hükümetinin, uzun yıllardır askıda bulunan arazi tescil süreçlerini yeniden devreye alması, Filistin tarafında “bürokratik ilhak” tartışmalarını büyüttü.
Kararın teknik görünen yönü aslında çok daha büyük siyasi anlam taşıyor. Çünkü C Bölgesi’nde hangi arazinin kime ait sayılacağı, hangi alanın “devlet arazisi” ilan edileceği ve hangi bölgelerin genişleyeceği doğrudan geleceğin haritasını belirliyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’in C Bölgesi’nde arazi kayıt süreçlerini yeniden başlatma kararının işgal altındaki Batı Şeria’da ilhakı ilerletebileceği uyarısında bulundu. Avrupa Birliği’nden gelen açıklamalarda ise yeni yerleşim kararlarının iki devletli çözüm ihtimalini zayıflattığı vurgulandı.
İsrailli aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in açıklamaları ise tartışmaları daha da büyüttü. Smotrich, Batı Şeria’daki yerleşim politikalarını açık biçimde “egemenlik inşası” olarak tanımlıyor.
Bu yaklaşım arazi kayıt sistemi, sözde yeni güvenlik yolları, işgalci Yahudi yerleşimleri ve askeri kontrol noktalaryla birlikte düşünüldüğünde Batı Şeria’da coğrafyanın yeniden şekillendiği yorumları yapılıyor.
İşgalci Yahudi yerleşimci şiddeti neden artıyor?Batı Şeria’da son dönemde en fazla dikkat çeken başlıklardan biri de yerleşimci saldırılarındaki artış. Özellikle zeytinliklerin hedef alınması, köylere yönelik baskınlar, araç kundaklamalar ve silahlı devriyeler Filistin köylerinde güvenlik kaygısını büyütüyor. Ancak burada dikkat çeken başka bir tartışma daha var.
İşgalci Yahudi yerleşimciler ile güvenlik yapıları arasındaki çizginin giderek bulanıklaşması.
Batı Şeria’daki bazı işgalci yerleşimci gruplar yarı-resmi milis yapılar gibi hareket ediyor. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan Filistinliler için silahlı yerleşimci grupların baskıları günlük hayatın parçası gelmiş halde. Bu durum özellikle Ürdün Vadisi ve bedevi topluluklar üzerinde daha sert hissediliyor.
Bazı ailelerin artık su kaynaklarına erişemediği, hayvan otlatma alanlarını kullanamadığı, gece baskınları nedeniyle köylerini terk ettiği aktarılıyor.
BM verilerine göre son dönemde Batı Şeria’da yerinden edilen Filistinli sayısı ciddi şekilde arttı. Özellikle işgalci yerleşimci baskısı ve erişim kısıtlamaları nedeniyle birçok küçük topluluk yaşadığı alanları terk etmek zorunda kaldı.
Bu nedenle birçok insan hakları kuruluşu, Batı Şeria’daki süreci yaşamı sürdürülemez hale getiren sistematik baskı modeli olarak tanımlıyor.
İşgalci İsrail neyi hedefliyor?İsrail, Batı Şeria’daki son adımlarını büyük ölçüde sözde güvenlik gerekçesiyle savunuyor. Özellikle gözlerin Gazze'de yaşanan soykırıma çevrilmesi, İsrail ordusunun bölgedeki operasyonlarını genişletmesine zemin hazırladı. İsrailli yetkililer, amaçlarının saldırıları engellemek, silahlı yapıların hareket alanını daraltmak ve Batı Şeria’daki güvenlik kontrolünü artırmak olduğunu söylüyor.
Ancak sahada ortaya çıkan tablo, tartışmanın yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Çünkü Batı Şeria’da son dönemde yaşanan değişim yalnızca askeri operasyonlarla açıklanmıyor. Sürekli genişleyen işgalci Yahudi yerleşimleri, birbirinden kopan Filistin köyleri, artan kontrol noktaları ve değişen yol ağları, bölgede coğrafyanın da yeniden şekillendiği yorumlarını beraberinde getiriyor.
Özellikle C Bölgesi’nde hızlanan yerleşim faaliyetleri ve arazi düzenlemeleri, birçok uzmana göre geleceğin siyasi haritasına yönelik adımlar olarak değerlendiriliyor. Filistin tarafı ve uluslararası çevreler, işgalci İsrail’in Batı Şeria’da fiili kontrol alanını genişletmeye, işgalci yerleşim bloklarını daha kalıcı hale getirmeye ve gelecekte coğrafi bütünlüğe sahip bağımsız Filistin devleti ihtimalini daha da zorlaştırmaya çalıştığını savunuyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:88
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Mayıs 2026 16:18 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















