Ballı maaş! Tatlı koltuk! Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Henüz İran’ın kurtuluş savaşı bitmiş değil. Ateşkes ilan edildi. Karşılıklı istekler dile getirildi. ABD’nin dünya küresel liderliğinde karizması derin çizik yedi.
Hesap henüz görülmedi.
★★★
ABD’nin saldırgan, yüksek egolu, küstah Başkanı, “dünyanın efendisi olduğunu” kanıtlamaya kalkıştı. İran, halkından medeniyet tokadı yedi. Bu savaş; “petrolün-rezerv paranın- nadir elementlerin-pazarların efendisi ve ağası olma” kavgasıdır. Şu gerçek ortaya çıktı: ABD silah tekelleri, finans kartelleri, petrol tröstleri, kibri aklının önüne geçmiş Başkanı kullanarak başlattığı savaşı bitiremiyor.
Savaşı, ABD başlattı.
Bitiren Çin olacak.
Daha neler göreceğiz?
★★★
Biz ülkemize bakalım:
Dün yine Türkiye’de yüksek zamlar karşısında maaş gelirleri güneş görmüş kar gibi eriyen işçi, memur, emekli, küçük çiftçilerin iyice yoksullaşma sürecine girdikleri haberleri ile “Ballı maaş- Tatlı koltuk” örnekleri vardı. THY Yönetim Kurulu Başkanı ile Genel Müdür, ayda net 2 milyon 500 bin TL maaş alıyorlarmış. Cumhurbaşkanı ve iktidar partisi başkanının “olur” vermesi ile koltuklarından atılmışlar.
Yerlerine yenileri gelmiş.
Yönettiği kurum zararda olmasına rağmen Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü’nün ise aylık maaşı net 1 milyon 500 bin TL’yi geçmiş.
Onu henüz atmamışlar!
★★★
Asgari ücret net:
28 bin 75 TL.
En az memur maaşı:
59 bin 900 TL.
65 yaş muhtaç aylığı.
6 bin TL.
Genel Müdür maaşı:
2 milyon 500 bin TL.
Araştırınca görüyoruz ki, kişi başına milli geliri 70-80-100 bin dolara ulaşmış zengin ve mümkün olduğunca “şeffaf yönetilen” yani gizli saklısı en az olan ülkelerde; “maaş sıkışma oranı” dedikleri uçurum en fazla 1 ile 7 arasındadır.
Asgari ücretli 1 alır.
Genel müdür 7 alır.
Bizde asgari ücretli 1 alıyor, genel müdür ise 89’u desteliyor. Koltuğundan alınıp, yerlerine yenileri konulan genel müdürlerin, yan desteklerle, aldıkları 2 milyon 500 bin TL aylık maaş, 28 bin 75 TL olan asgari ücretin 89 katıdır.
★★★
Bu niçin?
Ne için?
Kimin için?
Türkiye’de niçin devlet bankaları, düzenleyici ve denetleyici kurumları, enerji şirketleri, ulaşım şirketleri, tanıtım şirketleri, enflasyon düzeyini düşük tutmak gayretiyle fiyat istatistikleri yayımlayan şirketleri, merkez bankası üst yönetimi, varlık fonu yöneticileri, zeytin bahçelerine vahşi madencilik yöntemiyle kömür ocağı işletme izni ile orman içine lüks pahalı otel kondurma ruhsatı veren devlet kurumlarının en tepe görevlileri, yurt dışı şirketlerin baş yöneticileri, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları, milletvekilleri, bakan yardımcıları, hazine ve maliye bakanlığı üst yöneticileri, niçin 60 kat, 70 kat, 80 kat yüksek maaş alırlar? Bugün Türkiye’de sermaye sınıfı, milli gelirin yüzde 65’ine el koyan demir pençe haline geldi, getirildi.
Niçin bu tercih?
★★★
Türkiye’de yönetimi ele geçirip, 24 yıldır orada kalanlar ve 24 yıl daha kalmak isteyenler bu tercihi yaptılar. Kayrılan bir sermaye sınıfı ile kayırılan “çift koltuklu- üç koltuklu- beş koltuklu” bir üst düzey bürokrasi yarattılar. Bir üst düzey görevli bir sebeple TV ekranına çıkıp konuşmaya; “Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle” diye başlıyorsa araştırın; onun 4-5-6 koltuklu maaşı vardır.
★★★
Seçkin dikkat isterim!
Bu tercihle şunlar oldu: Türkiye, bütçe açığı verme bağımlısı, dış borçla yaşama bağımlısı, döviz açığı verme bağımlısı, yüksek yapışkan enflasyon altında yaşama bağımlısı, sürgit cari açık bağımlısı, iyi yetişmiş beyin gücünü dışarıya kaçırma bağımlısı, devlet ihalelerinin yandaş şirketlere ve isimlere verilmesi bağımlısı, torba yasalara gece vakti birilerini kayırma maddesini sokma bağımlısı, köprü ve otoyol özelleştirmesi adı altında “henüz doğmamış gelecek gelirlerin kırdırılarak yüksek faizli dış borçlanma” bağımlısı, çeşitli oyunlarla ve kuralına, defterine, kitabına, kararnamesine uydurularak Türkiye’deki şirketin kazancını zarar gösterip yurt dışına döviz kaçırma bağımlısı, Türkiye’yi sürgit sıcak para getirenlere soydurma bağımlısı, kısa zamanda zenginleşen arsız azınlığa bel bağlama bağımlısı haline bu “Ballı maaş- Tatlı Koltuk” düzeni getirdi.
★★★
Yoksul onurlu çoğunluk.
Her gün fakirleşiyor.
Zengin arsız azınlık.
Hep sürgit azgınlaşıyor.
Bu tip yönetimin adı bence faşizmdir. Türkiye’de halk; “Allah Baba- Devlet Baba- Tayyip Baba” narkozu altına alındı. Narkoz dağılmasın diye 2.5 milyon TL maaşlı genel müdür gönderiliyor, 2.5 milyon TL maaşla genel müdür getiriliyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:87
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Nisan 2026 05:02 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















