Bakan Kurum: “Ya kötü gidişata ‘dur’ diyeceğiz, ya da...
Sabah sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya Diplomasi Forumu'nda "COP31'e Doğru: Jeopolitik Değişim Döneminde İklim Eyleminin Güçlendirilmesi Paneli"nde konuştu. BM Genel Sekreter Yardımcısı ve İklim Eylemi Ekibi Özel Danışmanı Selwin Hart, COP29 Başkanı Muhtar Babayev, Brezilya Hükümeti İklim Elçisi ve COP30 Başkanı Andre Correa do Lago ve Fransa Anayasa Konseyi Başkanı ve COP21 Başkanı Laurent Fabius'un katıldığı panelde, Türkiye'nin COP31 Başkanlık sürecinden beklentiler ve hedefler masaya yatırıldı.
"SIFIR ATIK'TAN DİRENÇLİ ŞEHİRLERE KADAR BİRÇOK BAŞLIĞI DÜNYAYA ANLATACAĞIZ"
COP31 Başkanlığı sürecinde iklim krizinin çözümü konusunda önceki COP başkanlarının aldığı kararları daha da yukarı çıkarmak için çalışacaklarını ifade eden Bakan Kurum, "Buna ilişkin eylem gündemini belirledik. Yani iklim değişikliğinin etkilerini azaltacak, 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi doğrultusunda adımlarımızı atacağız. Tüm dünyanın beklentilerini karşılayacak yenilenebilir enerjiden Sıfır Atık Projelerine, iklime dirençli şehirlerden yine sanayinin bu noktada sürdürülebilirlik kavramı çerçevesinde büyümesine kadar birçok başlığı tüm dünyaya anlatacağız" dedi.
TÜRK DİPLOMASİSİ COP31'DE DE ETKİLİ OLACAK
Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde sergilediği diplomasinin dünyanın geleceği için pek çok alanda katkı sağladığını ve COP31 Başkanlığı için de örnek teşkil ettiğini dile getiren Bakan Kurum, "Afrika'daki krizlerden tutun da hemen yakınımızdaki Tahıl Koridoru'na kadar birçok girişimde Sayın Cumhurbaşkanımız net bir şekilde iradesini ortaya koymuştur. Aslında COP31'de de yapacağımız bu; biz de COP31 Başkanlığı olarak Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın tüm dünyaya verdiği mesajı aslında başkanlık olarak da devam ettireceğiz. Bu kapsayıcılık içerisinde, bu aslında güveni inşa eden duruşla her zaman haklının yanında olacak bir bakışla COP Başkanlığı sürecini yürütmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.
NETİCE ODAKLI BİR ANTALYA DEKLARASYONU HEDEFİ
Türkiye'nin de icraat gerçekleştirme konusunda başarılı olduğunun altını çizen Bakan Kurum, deprem bölgesinde tamamlanan asrın inşa seferberliğini örnek göstererek, "2 yılda 500 bin konut yapmak kolay değil. Biz deprem sonrasında devlet olarak, hükümet olarak bu iradeyi ortaya koyduk" dedi. Bu bağlamda netice odaklı bir Antalya Deklarasyonu'nu yayınlamak istediklerini vurgulayan Bakan Kurum, "Yani bizim için 'COP'ta başarı nedir?' sorusunun cevabı da netice almaktır. Çünkü artık tüm dünya halkları bizden netice almamızı bekliyor. Tabii ki konuşacağız, istişare edeceğiz, uzlaşıyı daha da arttıracağız ama işin sonunda netice almamızı bekliyor. Hepimizden beklentisi bu. Farkındalığı daha da arttırmamız gerekiyor. Bu farkındalıkla ilgili çalışacağız. Eski COP başkanlarımız bu sürecin aktivistleri olacak" diye konuştu.
"EYLEM YAPACAĞIZ, ADIM ATACAĞIZ"
Antalya'da eksik kalan ülkelerin de Ulusal Katkı Beyanları'nı (NDC) tamamlamalarını sağlamaları için çalışacaklarını ifade eden Bakan Kurum, "Emisyonları üretenlerin yüzde 80'inin NDC'leri sunduğunu düşünürsek işte bu COP sürecinde yüzde 100'e yakınını inşallah alacağız ve bu hedefler doğrultusunda da uygulama yapacağız. Eylem yapacağız, adım atacağız. Bunu attığımız zaman aslında sorun kendiliğinden çözülecek. Yani asıl olan burada o iradeyi ortaya koyabilmek" dedi.
"DÜNYA KARAR ALMAYI BEKLİYOR"
Paris İklim Anlaşması'nda sağlanan mutabakatın daha da ileriye taşınması için iş birliği ve farkındalığın artırılması gerektiğini dile getiren Bakan Kurum, şu mesajları verdi: Çocuklarımıza, gelecek nesillerimize daha iyi bir dünya bırakmak istiyorsak da elimizi sımsıkı tutacağız, birbirimize sarılacağız ve o iradeyi hep birlikte hükümetler olarak ortaya koyacağız. COP31'de ellerimizi daha sıkı tutacağız, tüm dünyaya mesajlarımızı vereceğiz. Yeniden güveni tesis edeceğiz, yeniden o attığımız kararlı adımların neticelerini almak adına hep birlikte o güçlü iradeyi göstereceğiz. Çünkü dünya bizi bekliyor. Dünya karar almayı bekliyor, eylem yapmamızı bekliyor. Artık sözün bittiği yerde olduğumuzu hep söylüyoruz. Eğer biz değişmezsek dünya bizi değiştirecek. Yani ya bu değişen dünyada bu kötü gidişata 'dur' diyeceğiz, hepimiz birer kahraman olacağız ya da biz de bu süreçte birer afetzede olarak tarihe, kayıtlara düşeceğiz.
"TEMİZ ENERJİYİ COP31'İN ÖNEMLİ GÜNDEM MADDELERİNDEN BİRİ YAPACAĞIZ"
Bakan Kurum, COP31'in yeşil enerji başlığı ile ilgili de şöyle konuştu: Her ülkenin kendi enerjisini, gıdasını, üretimini mümkünse kendi ülkesi içerisinde, kendi halkına yetebilecek seviyede yürütmesi çok çok önemli. Bu noktada temiz enerjiye ulaşmak zorundayız öyle veya böyle. Bugün fosil yakıt kullanan, aynı zamanda yenilenebilir enerjide de gerçekten dünyada örnek projeler ortaya koyan bir ülke olarak bunu ifade ediyoruz. Fosil yakıtlardan uzaklaşmak zorundayız ki bu karar aslında alındı. Yani bir eylem planı ortaya koyma noktasında Türkiye olarak bu sürecin bir fırsat olduğunu görüyoruz. Yani temiz enerjiyi de COP31'in en önemli gündem maddelerinden bir tanesi yapacağız. Dünya Enerji Ajansı'yla da birlikte bu süreci çalışıyoruz.
"KAPASİTEMİZİN YÜZDE 60'I YENİLENEBİLİR ENERJİDEN"
Bakan Kurum, Türkiye'nin yeşil enerjideki durumunu ise şöyle anlattı: Cumhurbaşkanımızın ortaya koymuş olduğu politikalarla Enerji Bakanlığımız üstün gayretler ortaya koyuyor. Şu an kurulu kapasitemizin neredeyse yüzde 60'ını yenilenebilir enerjiden elde eden ve 2035'e ilişkin de yeşil enerji arz güvenliğiyle alakalı eylemlerini bir bir hayata geçiren bir durumdayız. Tabii bu hızlanma ancak teknoloji transferiyle olur. Yani teknoloji transferini de gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere aktarması gerekiyor. Bugün Afrika'daki öncelikle Avrupa Birliği'ndeki öncelik farklı. Dolayısıyla oraya biz bu teknoloji transferini gerçekleştirmek zorundayız. Su da bundan sonraki süreçte yine en kıymetli varlık olacak. Dolayısıyla suyumuza, gıdamıza, enerjimize sahip çıkacağımız, her ülkenin kendi kendine yeteceği bir dünyayı teklif ediyoruz.
"DÜNYAYI KİRLETEN ÜLKELER KLASMANINDA TÜRKİYE YOK DENECEK KADAR AZ KONUMDA"
Bakan Kurum, Türkiye'nin dünyayı en çok kirleten ülkeler arasında yer almadığının altını çizerek, "Türkiye kendi bağlamında tarihte bu emisyonlarla ilgili çok fazla sorumluluğu yok. Gelişmekte olan bir ülke. Yani dünyayı kirleten ülkeler klasmanına girdiğinizde yok denecek kadar az bir kirletici diyebiliriz. Dolayısıyla biz de gelişmek zorundayız, büyümek zorundayız. Sanayimizi, ekonomimizi, üretimimizi, istihdamımızı yapmak durumundayız. Bunu nasıl yapacağız? Bu süreci bir fırsat olarak görüp yapma arzusundayız. Üretimimizi yeşil, sürdürülebilir bir bakışla yapmak istiyoruz. Bir taraftan gelişelim ama bir taraftan da yeni teknolojiyle, bilimle -ki bilimi kesinlikle bu işin merkezine koymak zorundayız- büyümemizi gerçekleştireceğiz. Bu büyümeyi de hoyratça değil, doğaya zarar vermeden, doğayı koruyarak yapmak durumundayız. Aslında yeni gündem, yeni süreç böyle ilerleyecek" dedi.
BM GENEL SEKRETER YARDIMCISI HART: TÜRKİYE; KUZEYİ-GÜNEYİ,
DOĞUYU-BATIYI BİR ARAYA GETİREBİLME YETENEĞİNDE
Panelde söz alan BM Genel Sekreter Yardımcısı ve İklim Eylemi Ekibi Özel Danışmanı Sayın Selwin Hart, Türkiye'nin başkanlık sürecinin dünyadaki jeopolitik belirsizlikler karşısında çok kıymetli olduğunu dile getirdi: Türkiye'de olmak çok güzel ve bu COP, ilk COP olacak bence. Uygulamanın ikinci 10 yılında yani Paris Anlaşması'nın uygulanmasının ikinci 10 yılında ilk COP bu olacak. Jeopolitik tüm bu sorunlara rağmen, bazı ana ülkelerden gelen sinyallere rağmen dünyanın geri kalanı devam etti, ilerledi. Maliye bakanlarının 10 sene önce yaptıkları konuşmalar ve şimdiki yaptıkları konuşmalar birbirlerinden tamamen farklı. İklim konusu gerçekten artık gündemin tam tepesine yerleşti, birçok Maliye Bakanının gündemine yerleşmiş durumda. Tabii ki çok fazla zorluk var ama bütün bu zorluklara rağmen umut emareleri var, iyimserlik işaretleri var. Sayın Bakanım az ülke kaldı, az ülkede böyle bir yetenek var; yani kuzeyi, güneyi, doğuyu, batıyı bir araya getirebilme yeteneği çok az ve Türkiye onlardan biri.
COP 29 BAŞKANI BABAYEV: TÜRKİYE FİNANSMANDA
DAHA FAZLA OYUNCUYU BU TARAFA ÇEKEBİLİR
COP29 Başkanı Muhtar Babayev, "İklim finansmanında somut bir ilerleme sağlanabilir mi?" sorusunu şöyle yanıtladı: Bu bağlamda COP31 Türkiye muazzam bir fırsatı da beraberinde getiriyor. Çünkü Türkiye ve Avustralya ekibinin birlikte yoğun bir çalışma gerçekleştirip o odağı iklim gündemine tekrar çekebileceğini düşünüyorum. Yani Türkiye bu alanda da bu süreçte de liderliğini gösterebilir, daha fazla oyuncuyu bu tarafa çekebilir ve iklim finansmanı sürecine daha fazla tarafı yine dahil edebilir.
COP30 BAŞKANI LAGO: GELECEĞİN COP'U
SÖYLEMİNİN GEREĞİNİ YERİNE GETİRECEĞİZ
Brezilya Hükümeti İklim Elçisi ve COP30 Başkanı Andre Correa do Lago ise Türkiye'nin 'Geleceğin COP'u' söyleminin önemine vurgu yaptı: Bu bağlamda 'Geleceğin COP'u' ifadesini çok beğendim, bunu ifade etmeliyim. Çünkü böyle bakarsak; Antalya'da COP31'e böyle yaklaşırsak aslında yeni bir ruha da kavuşmuş olabiliriz. Belem'de ilk defa biz net bir şekilde bazı detayları yazıya döktük. 'Bir fark var' dedik; 'müzakere ve uygulama farklıdır' dedik. Müzakere ediyorsak konsensüse ihtiyacımız vardır ama uygulamada artık konsensüse ihtiyacınız yok. Artık bir yükümlülüğünüz, bir hedefiniz var. Yani 30 COP yaşadık, bir dizi karar alındı ve bunlar Paris'ten bu yana da birikti zaten ve bunlar bize net bir yol, bir yön gösteriyor. Yani uygulama için artık konsensüse ihtiyacımız yok ve bence 'Geleceğin COP'u' işte bizi tam da böyle bir beklentiye getiriyor ve umarım ki biz de gereğini yerine getireceğiz.
COP21 BAŞKANI FABIUS: İŞ DÜNYASINA, HÜKÜMETLERE BİLİM İNSANLARINA İHTİYACIMIZ VAR
Fransa Anayasa Konseyi Başkanı ve COP21 Başkanı Laurent Fabius da önceki dönem COP başkanları ve Türkiye'nin iş birliği içinde iklim değişikliği ile mücadelede kararlı adımları hayata geçirebileceğine işaret etti: En başta COP eylemi hükümetlerin aksiyonlarına bağlıydı. Elbette hükümetler çok ama çok önemli ama burada işletmelere de ihtiyacımız var, iş dünyasına ihtiyacımız var, yerel seçimle gelmiş hükümetlere ihtiyacımız var, bilim insanlarına ihtiyacımız var, sanatçılara... Herkese ihtiyacımız var.
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
#Murat Kurum
#Antalya
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:93
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Nisan 2026 14:29 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















