Bakan Fidan a Yalnız kaldınız sorusu: Terör eyleminde bulunmayacağım deyince Terörsüz Türkiye ye erişilmiyor, bildiklerimi bilselerdi onlar da aynı şeyi söylerdi
Ankara24.com, T24 kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
T24 Dış Haberler
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV canlı yayınında sunucunun, "Terörsüz Türkiye" süreci devam ederken Suriye Demokratik Güçleri'yle (SDG) ilgili yorumlarının bazı kesimler tarafından çok sert bulunduğu ve "içeride ve dışarıda yalnız kaldığı" sorusuna yanıt verdi. Fidan, "Bizim en baştaki uyarı alanımız bir defa Terörsüz Türkiye'yle ilgili temel varsayımların yerli yerine oturtulması gerekiyordu. 'Türkiye'de terör eyleminde bulunmayacağım' diyerek Terörsüz Türkiye'ye erişmiyorsunuz. Örgütün sınırın öbür tarafında on binlerce silahlandırdığı insan dururken, niyetinden vazgeçmemişken sizin burada terörsüz kalacağınıza inanmanız kendi kendinizi kandırmak olur," diye konuştu. Fidan bu süreçte kendisini yalnız hissetmediğini belirterek "Benim bildiklerimi bilselerdi bunlar da aynısını söylerlerdi, telkininde bulundum her zaman için kendime. Bazen kamuoyundaki değişik psikolojik algılama ve yönlendirmeler insanların bildiklerini söylemelerini de engelliyor. Benim öyle bir alışkanlığım hiçbir zaman olmadı. Biz bunun için büyütüldük. Başka ne zaman konuşacağız?" ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Fidan, dün akşam NTV canlı yayınında açıklamalarda bulundu.
"Yalnız kaldınız" sorusuSunucu, Fidan'a "Suriye'deki YPG varlığı konusunda geçtiğimiz aylarda yaptığınız açıklamalar nedeniyle bazı kesimlerden sert tepkiler aldınız. İçeride ve dışarıda yalnız kaldığınız da oldu. YPG hakkındaki söylemleriniz de çok sert bulundu. Halihazırda yürüyen bir 'Terörsüz Türkiye' süreci vardı ve o sürecin en büyük soru işareti gibi duruyordu Suriye'deki SDG varlığı. O gün size tepki gösterenler bugün hak veriyor. Tabii, bugün konuşmak ya da yorum yapmak kolay ama o günlerde, yani SDG Suriye'nin üçte birini kontrol altında tutarken siz sahada kamuoyu genelinden ne gördünüz de o yorumları, uyarı yaptınız?" sorusunu yöneltti.
"Kamuoyundan gelen tepkilere bakmakla yükümlüyüm ama bir de devlete bakan yönümüz var"Fidan, bu soruya şöyle yanıt verdi:
"Ben siyasetçi olarak kamuoyundan gelen tepkilere bakmakla yükümlüyüm ama bir de devlete bakan yönümüz var. Yani oradaki tehdide ilişkin profesyonel verileri değerlendirmek durumundayım.
Yıllar mücadele ediyoruz; bütün yöneticileriyle en tepesinden en ortadakilerine konuşmuşum. Kesintisiz, sistem içerisinde bütün güvenlik teşkilatlarına bakıldığında, bu kadar uzun süre kesintisiz konuya odaklanan bir iki kişiden biriyim. Benden bu veri çıkıyor.
Aynı özelliklere, aynı geçmişe, aynı yoğunlaşmaya sahip insanlardan da aynı veri çıkıyor. Eğer bunu söylemezsem bu devlete, bu millete, bu siyasete görevimi yapmamış olurum.
Yalnız kaldınız, dediğiniz yer yoğunlaşmadaki yalnız kalışımızdan dolayı zaten o veri ortaya çıkıyor. Aynı yoğunlaşmayı yaşayan herkes zaten aynı şeyi söyler. Siyasî, istihbari, askerî, uluslararası ilişkilere ilişkin boyutunu bildiğin zaman liderlik bir şey söylediği zaman aşağıdaki adam ne anlıyor? Öcalan aslında A derken, Kandil ne anlıyor? Her dediği literal mi anlaşılıyor? Anlaşılmıyor. Bu kadar teknik detaydan birçok stratejik konuya kadar her şeyi bir araya getirdikten sonra ancak bir şey söyleyebilirsiniz.
"Terörsüz Türkiye'yle ilgili temel varsayımların yerli yerine oturtulması gerekiyordu"En baştaki bizim uyarı alanımız bir defa Terörsüz Türkiye'yle ilgili temel varsayımların yerli yerine oturtulması gerekiyordu. Türkiye'de terör eyleminde bulunmayacağım diyerek Terörsüz Türkiye'ye erişmiyorsunuz. Örgütün sınırın öbür tarafında on binlerce silahlandırdığı insan dururken, niyetinden vazgeçmemişken sizin burada terörsüz kalacağınıza inanmanız kendi kendinizi kandırmak olur.
"Maalesef bize yakın bazı insanların da bunu alıp bize geldiğini gördük"Sadece PKK değil, KCK'nın altındaki bütün bileşenlerin illegaliteden çıkması gerekiyor. Terörsüz Türkiye, daha sonra Terörsüz Bölge olarak ifade edildi. Bu hem Kürtlerin hem bölgenin lehine olan bir konu. Birilerinin çıkıp biz terör bitsin, illegalite bitsin dedikçe sanki terörü ben yapıyormuşum gibi moral değerlerle üstümüze gelenler oldu. Anlatımı tersine çevirenler oldu. Maalesef bize yakın bazı insanların da bunu alıp bize geldiğini gördük. Ama Cumhurbaşkanımızın durduğu yeri biliyorum yıllardır. Kendisinden direktif aldık, çalıştık. Zihnini biliyorum. Bütün bunları bilirken doğru olanı söylememek, görevimizi yapmamak olurdu. Herkes gördüğü ve bildiği kadarıyla mecburen bir şey ifade etmek zorunda.
"Halkımız söylenen iyi şeylere inanmak istiyor"Halkımız bize söylenen iyi bir şeye inanmak istiyor. "Terör bitti" diyor adam, "Aa bitti ne kadar güzel"... Buna inanmak istiyoruz ama bunun arkasına bilgi, veri, analiz koymanız gerekiyor.
"'Benim bildiklerimi bilselerdi onlar da aynısını söylerlerdi' diye telkinde bulundum"Onlar bizim görevimizdi. Şimdi de görevimizi yapmaya devam edeceğiz. O konuda ben kendimi çok yalnız da hissetmedim. Benim bildiklerimi bilselerdi bunlar da aynısını söylerlerdi, telkininde bulundum her zaman için kendime. Bazen kamuoyundaki değişik psikolojik algılama ve yönlendirmeler insanların bildiklerini söylemelerini de engelliyor. Benim öyle bir alışkanlığım hiçbir zaman olmadı. Biz bunun için büyütüldük. Başka ne zaman konuşacağız?"
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:70
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Ocak 2026 09:01 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















