Azra Akın, Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz! oyunuyla çocuklarla buluşuyor
Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Halkbank Çocuk Tiyatrosu, “Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!” oyunuyla bu kez tarihi bir atmosferde, Rami Kütüphanesi’nde çocuklarla buluşuyor. Halkbank’ın Rami Çocuk ve Sanat Bienali sponsorluğu kapsamında gerçekleştirilecek özel gösterimler ve eş zamanlı devam eden ikinci turne heyecanını, oyunun başrol oyuncusu Azra Akın ile konuştuk.
“Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!” oyunuyla ilk turne kapsamında 24 ilde, 19 bin izleyiciye ulaştınız. Şimdi ise ikinci turne devam ediyor. İkinci turne rotanız da oldukça yoğun. Bu turne sonunda hedef nedir?“Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!” oyunuyla 24 ilde 50 oyunluk dev bir turne başarısına ulaşmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Sağlanan geniş imkânlar ve ekibimizin özverili çalışmaları sayesinde bu yılki ilk turnemizde yaklaşık 19 bin çocuğumuzla buluşma imkânı bulduk. İlk turnemizde yakaladığımız büyük başarının ardından 20 Nisan’da Kırklareli’nden başladığımız ikinci turnemiz devam ediyor. Kars’tan Çanakkale’ye Kahramanmaraş’tan Düzce’ye kadar yine tüm Türkiye’yi geziyoruz. 19 şehirde 50 gösterimle 15 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Anadolu’nun dört bir yanındaki çocuklarla aynı duyguda buluşmayı ve sanatla onlara dokunmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Oyun, Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapsamında da sahneleniyor. Gösterimler bienalin en dikkat çeken etkinliklerinden biri olacak gibi görünüyor. Bu özel takvimden de biraz bahseder misiniz?Rami Kütüphanesi’nin büyüleyici ortamında da sahnelediğimiz oyunumuzda 9-10-11-12 Mayıs tarihlerindeki gösterimlerimizi gerçekleştirdik. Bu programın devamı olarak 6-7 Haziran 2026 tarihlerinde de yine burada çocuklarımızla bir araya gelerek sahnede olacağız. Bu iş birliği, şehrin kültürel dokusuna katkı sunarken sanatın öğretici dünyasını çocuklarla çok daha etkileyici bir mekânda buluşturmamıza vesile oluyor.
Oyunla topluma nasıl bir katkı hedefleniyor?Bu oyunla sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yolunda çok güçlü bir toplumsal farkındalık hareketi yürütülerek Türkiye'nin dört bir yanındaki çocuklara fırsat eşitliği sunmayı amaçlanıyor. Teması “Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür” olan bu oyunla çocuklarımıza, bilinçli tüketim, kaynak yönetimi ve geri dönüşüm gibi becerileri erken yaşta kazandırmayı hedefliyoruz. Çocukları erken yaşta sürdürülebilirlik kavramı ile tanıştırarak doğayı koruma bilincini, zihinlerinde güçlü bir motivasyona dönüştürmeyi istiyoruz. Sürdürülebilir geleceğin ancak kaynakları verimli kullanan bilinçli nesillerle mümkün olacağı mesajını, sanatın birleştirici gücüyle yayarak, kalıcı bir sosyal fayda oluşturmayı amaçlıyoruz.
Oyun hazırlanırken pedagojik danışmanlık alındı mı?Evet, her aşamada profesyonel pedagojik danışmanlık alındı. Oyunumuz, çocuk psikolojisi üzerindeki olumlu etkileri titizlikle gözetilerek ve her bir mesajın bu doğrultuda değerlendirilmesiyle kurgulandı. Tasarruf ve çevre bilinci gibi temalar, pedagojik onaylar eşliğinde teşvik edici ve güçlendirici bir dille metne aktarıldı. Alınan bu profesyonel destek, oyunun pedagojik temelleri sağlam, nitelikli bir eğitim materyali olmasını sağladı.
Çocuk tiyatrosunun, çocukların bilişsel ve duygusal gelişimine nasıl katkı sağladığını düşünüyorsunuz? Tiyatroyu, çocukların gelişimine yön veren, eğlenceli ve keyifli bir platform olarak görüyorum. Sanat yoluyla aktarılan bilgiler, çocukların bilişsel süreçlerini hızlandırarak kalıcı bir öğrenme disiplini sağlıyor. Oyunumuz, çocukların özgüvenini pekiştirirken onlara toplumsal aidiyet duygusu aşılıyor, birikim bilincini ve sorumluluk duygusunu dünyalarına kazandırıyor. Bu sürecin çocukların hem düşünsel hem de ruhsal olgunlaşma süreçlerine çok kıymetli bir katkı sunduğuna inanıyorum.
Kesinlikle, sahnemizi günümüzün hızla değişen algı dünyasına ve yeni neslin dinamik yapısına tam uyumlu bir hale getirdik. İnteraktif, merak uyandıran ve çocukları oyunun içine dahil eden bir sahne diliyle ilgiyi her saniye zinde tutuyoruz. Modern sahneleme tekniklerini kullanarak, çocuklara bir yandan tasarruf bilinci kazandırmaya çalışırken bir yandan da bitmeyen bir enerji ve eğlence sunuyoruz. Sahnedeki her şarkı ve ışık oyunu onları bu öğretici maceranın bir kahramanı yapmak için tasarlandı.
Dijital çağda çocukları tiyatroya nasıl çekmeliyiz?Dijital dünyanın sunduğu hızın ötesine geçerek, tiyatronun sunduğu “canlı deneyim” ve "gerçek etkileşim" farkını vurgulamalıyız. Bu nedenle oyunumuzu çocukların da hikâyeye yön verebildiği interaktif unsurlarla desteklenen bir macera şeklinde kurguladık. “Süper kahraman” teması, yeni neslin ilgisini sahnede tutmamızı sağlıyor. Canlı performansın sağladığı benzersiz enerji, ekranların sunamadığı derin bir bağ kurma imkânı tanıdığı için tiyatroyu bizzat parçası olunan eğlenceli bir hikâye olarak konumlandırmak büyük önem taşıyor.
Çocuk izleyiciden gelen tepkiler sizi nasıl yönlendiriyor?Oyun sırasındaki meraklı soruları ve hikâyeye dahil olma istekleri, hangi konulara odaklanmamız gerektiği konusunda bize ışık tutuyor. Karşılaştığımız her bir gülen yüz ve parlayan göz, bu yola çıkarken kurduğumuz hayallerin ne kadar doğru bir yere ulaştığını teyit ediyor. İzleyicilerimizden gelen her bir alkışı ve geri bildirimi büyük bir titizlikle analiz ediyor, bu samimiyeti performansımıza ve çalışmanın gelişimine yansıtıyoruz.
Çocukların, coşkularını görmek ve onların hayallerine, geleceklerine katkı sunabilmek benim için büyük bir gurur kaynağı. Bir anne olarak çocukların o anki heyecanını ve merakını yerinde gözlemlemek, onların dünyasına hangi duygularla dokunabildiğimizi anlamamı sağlıyor, sahnede onlardan aldığımız o sonsuz enerji sanatın ne kadar birleştirici ve iyileştirici bir güç olduğunu her defasında yeniden hatırlatıyor.
Ailelere çocuklarını tiyatro ile tanıştırmaları konusunda ne söylemek istersiniz?Ailelere en büyük tavsiyem, çocuklarını dijital ekranların sınırlı dünyasından çıkarıp canlı iletişimin ve sanatın kalbindeki o benzersiz tiyatro atmosferiyle buluşturmalarıdır. Tiyatro, bir çocuğa dünyayı anlama, olaylara farklı pencerelerden bakma ve toplumsal sorumluluk alma bilincini erken yaşta aşılar. Sahne tozunu soluyarak büyüyen bireyler kendilerini ifade etme konusunda daha yetkin, sosyal becerileri gelişmiş ve çevrelerine karşı duyarlı hale gelirler. Bu tür nitelikli çalışmalar, ailelere çocuklarıyla birlikte ortak bir heyecanı paylaşabilecekleri güvenli bir sosyal alan sunmaktadır.
Son olarak turne yolculuğunda sizi izleyecek olan minik süper kahramanlara ve ailelerine ne söylemek istersiniz?Minik süper kahramanlarımıza şunu hatırlatmak isterim: Dünyayı korumak için sihirli güçlere ihtiyacımız yok; ışığı kapatmak veya bir eşyayı yeniden kullanmak gibi küçük adımlar büyük etkiler oluşturur. Ayrıca 6-12 yaş grubuna hitap eden oyunumuzun sonunda hediye ettiğimiz kumbaralarla sahnede verdiğimiz tasarruf mesajlarını somut birer alışkanlığa dönüştürmelerini diliyoruz. Ailelerin de bu deneyimi çocuklarıyla paylaşarak onların hayal güçlerinin zenginleşmesine ve keşfetme duygularının gelişmesine katkı sağlamalarını önemsiyoruz.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:32
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Mayıs 2026 12:48 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















