Aziz İhsan Aktaş davasında dikkat çeken savunma: Parayı Aktaş verdi, söylediklerim duyuma dayalı
Sondakika sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Aziz İhsan Aktaş'a yönelik yürütülen suç örgütü soruşturması kapsamında, aralarında görevden uzaklaştırılmış 7 belediye başkanının da bulunduğu toplam 200 sanığın yargılandığı davanın 10'uncu celsesi sıkı güvenlik önlemleri altında başladı.
Geçtiğimiz hafta tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da duruşmaya tutuksuz sanıklarla birlikte katıldı. Aktaş'ın da salonda hazır bulunduğu görüldü.
"MALİYET BİLGİSİNİ PAYLAŞMADIM"İlk savunmayı İSFALT Mühendislik ve Planlama Müdürü Çağrı Mazı yaptı. Mazı, "Mustafa Mutlu ile herhangi bir yaklaşık maliyet bilgisi paylaşmadım. Hakkımdaki iddialar, Mutlu'nun sözleşmesi gereği zaten erişebileceği verilerdir. Beraatımı istiyorum. Aziz İhsan Aktaş'ı daha önce ne gördüm ne de tanırım; sadece medyadan biliyorum" dedi.
"MUTLU'YU DA AKTAŞ'I DA TANIMIYORUM"Duruşma, İSFALT İdari İşler Müdürlüğü uzmanı Murat Delice'nin savunmasıyla sürdü. Delice, Mustafa Mutlu ve Aziz İhsan Aktaş'ı tanımadığını belirterek yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Hakkındaki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını ve beraatini talep etti.
Ardından, 10 başlıktan oluşan dosyada, tutuklu sanığın bulunmadığı "Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" bölümüne geçildi.
"BEN MAAŞLI ÇALIŞANIM, ÖRGÜT ÜYESİ DEĞİLİM"Bu başlıkta ilk savunmayı yapan Akın Kumanlı, "İddia edilen yapının üyesi değilim; maaşlı bir personelim. 'Örgüt üyeliği' suçlamasını reddediyorum. İhsan Bey'den para talep edildiğini duydum ancak verilen paraların rüşvet mi yoksa başka bir ad altında mı olduğunu bilmiyorum. Rüşvete aracılık etmedim. Suçsuzum, örgüt üyesi değilim. Beraatımı talep ediyorum. Araç sorumlusuyum; bu paranın hangi amaçla verildiğini bilme imkânım yok" ifadelerini kullandı.
Daha sonra kürsüye, İntursa Denizcilik ve Taşımacılık Sanayi'nin kurucusu ve aynı zamanda Aziz İhsan Aktaş'ın kuzeni olan Ayşegül Ünal çıktı.
Aktaş ile akrabalık bağının yanı sıra ticari ilişkisi bulunduğunu belirten Ünal, "Şirketimin kuruluşundan yönetimine kadar her aşamasında emeğim var. Yönetimin bende olmadığı iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum. Şirketimde söz sahibi olan tek kişi benim. Rüşvet iddialarından haberim yok. Aktaş bana hiçbir zaman kendisinden rüşvet istendiğini söylemedi. Zaman zaman benden borç istedi; ne için istediğini sormadım, açıklama da talep etmedim. Sırf akraba olmamız nedeniyle suç örgütü üyesi sayılmam hukuka aykırıdır" dedi.
Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden Ünal, "Şirket ve şahsi hesaplarımdaki tedbir kaldırılsın. Bağ-Kur primimi dahi ödeyemiyorum" diye konuştu.
Savunmasının ardından avukatı, Aktaş'a verdiği belirtilen 300 bin dolarlık borcun nasıl teslim edildiğini sordu. Ünal, "Onun gönderdiği kişiye ulaştırdım. Aramızda alacak verecek yoktur. Borcunu bana nasıl geri ödediğini hatırlamıyorum" yanıtını verdi.
Avukatın, "Aktaş bu 300 bin doları nasıl kullanacağını söyledi mi?" sorusuna ise Ünal, "Bunu ben bilemem. Kendisine de sormadım, soramam" karşılığını verdi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:57
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Şubat 2026 13:29 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















