Avustralya Türkiye maçı sonrası yazdılar: Montella izlememiş! 27 dakika, olmaz
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ilk maçında A Milli Takımımız, Avustralya ile karşı karşıya geldi. Kanada'nın Vancouver kentindeki BC Place'te oynanan mücadeleyi 2-0 kaybettik.
Avustralya'ya galibiyeti getiren golleri 27. dakikada Nestor Irakunda ve 75. dakikada Connor Metcalfe attı.
Millilerimiz, beraberlik için maç boyu bastırdı. Oyunu tamamen domine eden takımımız, kalabalık savunma yapan Avustralya'yı bir türlü aşamadı. Avustralya ise kontraataklardan bulduğu 2 golle 3 puanı aldı.
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Takımımızın Abdülkerim Bardakcı ile 30. dakikadaki şutu ise direkten döndü.
Bu sonucun ardından Milli Takımımız, Dünya Kupası'na puansız başladı. Avustralya ise ilk maçında puanını 3 yaptı.
A Milli Takımımız, ikinci maçında Paraguay ile 20 Haziran Cumartesi günü TSİ 06.00'da karşılaşacak. Avustralya ise 19 Haziran Cuma günü TSİ 22.00'de ABD ile mücadele edecek.
HÜRRİYET YAZARLARI MİLLİ TAKIMI ENİNE BOYUNA DEĞERLENDİRDİ
Hürriyet'in usta isimleri, ay-yıldızlıların Avustralya'ya karşı aldığı mağlubiyeti ve Dünya Kupası yolunu değerlendirdi.
GÜNTEKİN ONAY: BU KADAR HAZIRLIK BUNUN İÇİN MİYDİ!
İlk 45 dakikada oyunun kontrolü ve top tamamen bizdeydi ancak Avustralya’nın derin ve dikkatli savunması karşısında hiç fırsat bulamadık. Bu yarıda sadece Abdülkerim’in 25 metreden attığı şutla etkili olabildik.
Montella’nın Kerem’i santrfor olarak kullanma tercihi bu tip disiplinli ve kalabalık savunmalar karşısında doğru değil. Kerem ne top alabildi ne de pozisyona girebildi. Zaten tek vuruş, top tutma, duvar olma, yüksek top etkinliği de yok. Montella’nın bu tercihi ilk yarıda oyun üstünlüğünü elimize almamıza rağmen bizi etkisiz kıldı. Yaratıcılık konusunda açıkçası Kenan Yıldız’ı fazlasıyla aradık. Çok güvendiğimiz Arda’dan da yeterli sorumluluğu gördüğümüz söylenemez. Barış Alper, Türkiye Ligi’nde fizik gücüyle fark yaratan bir oyuncu olsa da uluslarası arenada yeteneklerininin kısıtlı olduğu ortada.
KEREM ASLA BiR SANTRFOR DEĞiL
Nitekim ikinci yarıya Montella, Barış Alper’in yerine Kenan Yıldız ile başladı. İkinci devre milliler adeta tek kale oynamasına rağmen kalabalık Avustralya savunması karşısında tek pozisyon bulamadı. Ne yazık ki Kerem’in santrfor pozisyonunda oynaması ve verimli olması mümkün değil. Özellikle de böylesine kapalı savunmalar karşısında. Montella’nın bu tercihi hücumda çok etkisiz kalmamıza yol açtı. Oyun üstünlüğü tamamen bizde olsa da grubun en mütevazı takımına pozisyon dahi üretemeden kaybettik. Montella şunu bilmeli ki; Kerem asla bir santrfor değil. Bu tip rakiplere karşı hele hiç değil. Avustralya gibi bir rakibe karşı kaybederek başlamak çok üzücü ve düşündürücü.
UĞUR MELEKE: 27 DAKİKA TOPA HİÇ DOKUNMAYAN SANTRFOR OLMAZ!
Nisan sonunda bir fıtık operasyonu geçirdim, boynuma platin takıldı, 40 gün kadar çalışamadım. Üzerinize afiyet, aslında iyileşme sürecim halen devam ediyor. O yüzden 6 Haziran gecesi milli takımımız Florida’da Venezuela ile hazırlık maçı oynadığında ben de tatilde idim. Ancak o gün Venezuela, ulusal takımımıza öyle güçlükler çıkardı, öyle ciddi uyarı sinyalleri verdi ki dayanamadım ve 1 gün sonra yazdım o sinyalleri köşemde.
Ancak dünkü Avustralya maçımızı izledikten sonra anladım ki, 6 Haziran gecesi oynanan Venezuela-Türkiye maçını kimse seyretmemiş. Hatta korkarım ki Montella da pek dikkatli izlememiş maçı kenardan.
Elbette Venezuela maçında Montella’nın kulübede olduğunu ve 90 dakikayı hepimizden dikkatli takip ettiğini biliyorum. Mübalağa etme nedenimse şu: O maçta Venezuela bize karşı ne yaptıysa, dün Avustralya da aynısını oynadı neredeyse. Ve Venezuela önünde nereden açık verdiysek, maalesef Dünya Kupası’nın açılış maçında da aynı arızaları yaşadık.
1-) Venezuela maçından sonra da ifade etmeye çalışmıştım: Montella’nın en büyük sınavı, Montella gibi düşünen rakipler. Topsuz oyunu iyi oynayanlar, kontratağa iyi çıkanlar. Bizim tamamlayamadığımız her hücumda Venezuela geçiş fırsatı yakalamıştı o gün. Aynısını Avustralya karşısında da yaşadık.
2-) Florida'da oynadığımız hazırlık maçında Venezuela kazandığı her topu sol açığı Mendoza’ya ulaştırmıştı. Mendoza sağımızı deyim yerindeyse felç etmişti. Zeki çok çaresiz kalmıştı Mendoza karşısında. Dün de özellikle ilk devrede Avustralya’nın sol açığı İrankunda karşısında bulamadım ben Zeki’yi.
3-) Tabii ki bir kanattan sürekli zaaf yaşıyorsanız sadece beke değil, oradaki yapıya da büyüteç tutmanız gerek. Dünyanın en iyi on numaralarından birini (belki de en iyisini), Arda Güler’i sağ açığa hapsediyoruz. Hem Arda kaleye uzak kalıyor. Hem de savunmada zaaf yaşıyoruz.
4-) Montella boyu sadece 1,72 olmasına rağmen şahane bir santrfordu. Çalışkandı, zekiydi, kuvvetliydi. Golü koklardı. Ancak şunu anlaması gerek: Kerem Aktürkoğlu bir Montella değil. Dün İrankunda 27’nci dakikada golü attığında Kerem’in topla buluşma sayısı 0’dı (yazıyla sıfır). Tamamen üstün oynadığın bir maçta yarım saat boyunca topla hiç buluşamayan santrfor olmaz. Olmamalı.
5-) Paraguay maçı için aynı uyarıları tekrarlamak isterim. Paraguay da topu çoğunlukla rakibe bırakan bir takım. Elemelerden sadece %37 topla oynama ortalamasıyla geldiler. Eğer o gün de en uçta Kerem’le başlar ve adeta 10 kişi oynarsak, benzer sorunları yaşayabiliriz. O gün de kaptırdığımız topları hemen geri kazanamazsak, bu kadar geçiş fırsatı verirsek korkarım ki yine kaygılı bir gün geçirebiliriz. Önümüzdeki 2-3 günü Venezuela ve Avustralya maçlarının video analizini yaparak geçirmeliyiz. Eğer o gün de ön tarafta Kerem ve Barış’la başlar ve adeta 9 buçuk kişi oynarsak, benzer sorunları yaşayabiliriz.
MEHMET ARSLAN: YETENEKLİYİZ AMA ÇOK YAVAŞIZ!
24 yıl sonra yine bir başlangıç maçı, yine karşımızda sarı forma ve yine mağlubiyet. 2002’de ilk maçımızda sarı formalı Brezilya’ya kaybetmiştik. Bu kez favori gösterildiğimiz maçta grubun en zayıf ekibi olarak gösterilen Avustralya’ya kaybettik.
Maç öncesi, “Kazanacağımıza inanıyorum ama içimdeki tedirginliği de atamıyorum” demiştim. Avustralya, oynadığı ve kazandığı son 10 maçta topa sadece yüzde 30 oranında sahip olmuş, 5’li savunma, önlerinde 4’lü bir orta saha ve ileride bir forvet ile klasik dizilişini bozmamıştı.
ÇANAKKALE GEÇiLMEZ FUTBOLU
Onları izlediğinizde, klasik bir ‘Çanakkale geçilmez futbolu’ diyebilirsiniz. Ama çok atletik ve hızlı bir takım. Topa sahip olduklarında rakip yarı sahada bir anda 3’lü forvete dönecek hıza ve güce sahipler.
Maç öncesi rakip analizinin özeti buydu. Topu bize bırakacaklar, kanatları ve savunmanın göbeğini kalabalık tutacaklar ve topu aldıkları anda hızla üzerimize geleceklerdi. Bunu Montella da biliyordu ve maçtan önce, “Onların bu oyun tarzına kapılmayacağız” demişti. Ama kapıldı.
Kalabalık savunma arasında pozisyon üretmekte ve fiziksel mücadelede zayıf kaldık. 90 dakika boyunca tam 30 şut attık. Ama gol beklentimiz 1.3’te kaldı. Maçtan önce yaşadığım tedirginlik tam da buydu. Ve ne yazık ki biz buna çözüm üretemedik. Üretebilir miyiz. Zor.
STANDARTLARIN ÇOK ALTINDAYDIK
Zor çünkü hangi kıtadan gelirseniz gelin, Dünya Kupası’nda artık kolay maç yok. Ve bu organizasyonlarda yetenekli ve teknik oyunculara sahip olmak yetmiyor. O teknik becerinize güçlü, hızlı ve atletik oyuncuları monte edemiyorsanız atletizme yeniliyorsunuz. Ayrıca takım halinde h
Ayrıca takım halinde hızlı oynamanız gerekiyor. Dünkü oyunumuz Dünya Kupası standartlarının çok altında bir yavaşlığa sahipti.
Evet daha yaratıcı, daha yetenekli oyuncularımız var. Ne yazık ki, rakibimizden daha güçlü, daha atletik ve daha hızlı değiliz.
Bu gerçeğin altını çizelim ve kabullenelim.
FATİH ÇEKİRGE: HAVA KUVVETLERİ OLMADAN SAVAŞ KAZANILIR MI?
2-0'lık yenilgiyi açıklayan bir fotoğraf var.
İki uzun Avustralyalı defans arasında kısacık kalan Kerem’in; Hava topuna yalnızca aşağıdan baktığı bir fotoğraf.. İşte bu fotoğraf her şeyi anlatmaya yetiyor.
Avustralya’nın defasında kaleciyle birlikte 4 uzun adam vardı.
1.90’ın üzerinde bir defans. Bizim takım bu bölgeye onlarca hava topu attı.
Ama havaya hakim olamadığı için kaybettik.
Kerem’in Barış’ın boylarını düşününce söyleyebileceğim tek şey şu:
Bu çağda hava kuvvetleri olmadan savaşı kazanabilir misiniz. Elbette hayır. Böylece kaybettik.
Montella da bunu göremedi. Gereksiz ısrarı bu sonucu getirdi.
İki golde de bizden hızlıydılar.
Yenilginin özeti budur.
Umalım da Paraguay’ı geçelim..
Bu defa yorum fotosu yapay zekadan geldi. Ne yazık ki artık hayatımızda böyle bir gerçek var.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:84
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Haziran 2026 08:40 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















