Avrasya Tüneli nin ekonomiye, çevreye ve istihdama katkıları
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Tarihsel kökleri 1876'ya uzanan iki yaka arası tüp geçit fikri, uzun yıllar boyunca teknik ve finansal imkânsızlıklar nedeniyle sadece kağıt üzerinde kalmıştı.
Toplam 14,6 kilometrelik güzergâhın 5,4 kilometresi denizin altından geçerken, geri kalan 9,2 kilometre yaklaşım yollarından oluşuyor.
GÜNDE ORTALAMA 77 DAKİKA KAZANIMTrafik sıkışıklığı, kişilerde tükenmişlik, kronik öfke ve yüksek tansiyon gibi psikolojik ve fizyolojik sorunlara yol açıyor. 140 yıllık hayalin 2016'da gerçekleştirilmesiyle Anadolu ve Avrupa yakası arasında geçiş yapan kişilerde söz konusu sorunlar ciddi oranda azaldı. Avrasya Tüneli'ni her gün kullanma durumunda olan kişiler, varış süresi açısından zihinsel bir konforla birlikte ortalama 77 dakika zaman kazandı.
Günde 77 dakika kazanan bir insan ne yapar?
Her şeyin başında kendisine ve ailesine daha çok zaman ayırma fırsatına sahip olur. Trafikte gergin anlar geçirmediği için dingin bir ruh haline kavuşup kendisini iyi hisseder.
Kendisine ve sevdiklerine daha çok vakit ayıran bir insan ne olur?
Huzurlu olur.
Huzurlu olan insan ne olur?
Daha üretken olur.
Avrasya Tüneli'nin önemi; gerek zaman, gerek ekonomi, gerekse çevre koruma adına elde edilen kazanımlarla daha net bir şekilde görülüyor.
İLK PROJE SAVAŞ NEDENİYLE RAFA KALKTI
• İstanbul Boğazı'nın altından iki yakayı birleştiren bir tünel fikri Osmanlı döneminde ilk defa 1876'da Sultan II. Abdülhamid döneminde 'Tünel-i Bahri' adı altında gündeme geldi. Karaköy-Beyoğlu Tüneli'ni inşa eden Fransız mühendis Eugène Henri Gavand, Sarayburnu ile Üsküdar arasında bir tüp geçit projesi hazırlayarak padişaha sundu. Ne var ki Osmanlı - Rus Savaşı nedeniyle proje rafa kalktı.
• 1891'de bu kez bir başka Fransız mühendis Simon Préault, Sultan II. Abdulhamid'e; yeni bir proje sundu. 'Dersaadet Boru Hattı ve Tünel Projesi' adı verilen Preault'un projesinde 13 ayak üzerine oturtulan 3 kilometrelik uzunluğundaki tüp geçit, gidiş-geliş çift şeritli olacak şekilde planlandı. Osmanlı'nın her alanda ilerlemesini, çağının gerekliliklerini yerine getirmesini hedefleyen Sultan II. Abdülhamid, projeye bir hayli sıcak baksa da dönemin teknik ve finansal şartları tüp geçidin yapılmasına olanak vermedi.
• Simon Préault'dan 11 yıl sonra ABD'li mühendis Frederik E. Storm. 'Cisr-i Enbubi fil bahr' adını verdiği bir başka tüp geçit projesini Sultan II. Abdulhamid'e sundu. Bu proje de öncekinin gerçekleştirilememe nedenlerinden dolayı düşünce bazında kaldı.
O dönemlerde nüfusu 900-950 bin olan, yoğun motorlu araç trafiği bulunmayan İstanbul için böyle bir tüp geçide gerçekten gerek var mıydı?
Kimine göre dönemin şartlarına göre hayati bir ihtiyaç değildi. Kimine göre ise zaten borç batağında olan bir devlet için ziyadesiyle lükstü.
DÜNYADA TEK
Projenin ne ölçüde bir ihtiyaç olduğu göreceli bir tartışma olsa da, asla tartışılamayacak tek gerçek, geleceği görme vizyonuna kazandırdığı büyük değerdi. 19'uncu yüzyılda teknik ve finansal imkânsızlıklar nedeniyle hayata geçirilemeyen bu fikir, 21'inci yüzyılın başlarında denizaltındaki çift katlı karayolu tüneli vasfıyla dünyada bir ilk olarak başarıyla gerçeğe dönüştürüldü.
İstanbul'un iki yakasını deniz tabanının altından karayoluyla birleştiren Avrasya Tüneli, hizmete girdiği günden bu yana metropolün ulaşım ve lojistik arterlerinde kilit bir rol üstleniyor. Tünelin sürdürülebilirlik verileri, projenin sadece bir geçiş noktası olmadığını, aynı zamanda istikrarlı bir büyüme ve kent içi mobilite alışkanlıklarının dönüşüm hikâyesini barındırdığını ortaya koyuyor.
2,6 MİLYAR DOLARLIK KATKI
1.2 milyar dolara yapılan Avrasya Tüneli'nin 9 yılda ülke ekonomisine katkısı, 2,6 milyar doları buldu. Bunun anlamı şu; Avrasya Tüneli 9 yılda maliyetinin iki katından fazlasını ülkeye kazandırmış oldu.
"Bir doğruyu belirlemenin en iyi yollarından biri de onun karşıtını belirlemektir" felsefesinden yola çıkarak Avrasya Tüneli'nin sunduğu kazanımları çok daha net görebiliriz.
Şöyle;
Olmadığını düşünerek, en fazla 10 bin aracın arabalı feribotla yaka değiştirdiğini var sayalım. Bu durumda geri kalan 70 bin araç doğrudan İstanbul'un halihazırda kilit durumdaki trafiğine dağılacaktır. Zaten her geçen gün iyiden iyiye yoğunlaşan başta 15 Temmuz Şehitler Köprüsü olmak üzere tüm köprü geçişlerinde yoğun trafik, varış sürelerini uzatacak. Bu kaotik ortamın sürücülerde yarattığı tükenmişliği ve yıpranan sinirlerin sosyal ve fizyolojik sonuçlarını gayet iyi biliyoruz.
Avrasya Tüneli'nin Kurumsal İletişim, Pazarlama ve Kurumsal İlişkiler Direktörü Ceren Alaca Bayındır, Avrasya Tüneli ve içindeki müzeyle ilgili bilgileri Habertürk ile paylaştı.
Avrasya Tüneli, 2025'in sonuna kadar olan süreçte, ülke ekonomisine bulunduğu, 2,6 milyar dolarlık katkının yanı sıra yakıt tasarrufu, emisyon azalımı ve kaza maliyeti tasarrufu açısından da önemli kazanımlarda bulundu.
• Yakıt Tasarrufu... 304 bin ton.
• Emisyon Azalımı... 5,5 milyon ağacın üstleneceği göreve eşdeğer 139 bin ton.
• Kaza Maliyeti Tasarrufu... 687 milyon araç/kilometre azalımı.
Ağustos 2026 verilerine göre açıldığından bu yana tünel, toplamda yaklaşık 197 milyon geçişe ev sahipliği yaptı. Günlük günlük ortalama 78 bin birim aracın üzerine çıktı.
Yap-İşlet-Devret modeliyle yapım ve işletimini Türkiye'den Yapı Merkezi ve Güney Kore'den SK Ecoplant ortaklığıyla kurulan Avrasya Tüneli İşletme İnşaat ve Yatırım A.Ş. (ATAŞ), Avrasya Tüneli'ni 22 Eylül 2041'de devlete devredecek. Bu tarihten sonra tünelden elde edilen tüm gelir hazineye aktarılacak.
2041'E KADAR 8,6 MİLYAR DOLAR KAMU TASARRUFU SAĞLAYACAK Deloitte tarafından yapılan Ekonomik Etki ve Harcama Getirisi Analizine göre, tünelin sözleşme süresi boyunca 7 milyar doları verimlilik kazancından, 1,6 milyar doları ise dışsal tasarruflardan gelen, projenin yatırım tutarının yaklaşık 7 katına eşdeğer, toplam 8,6 milyar dolar kamu tasarrufu sağlayacak. Brüt katma değere 1,7 milyar dolar katkıda bulunacak projenin ayrıca 364 milyon dolar ek vergi geliri üretmesi ve 53.734 istihdam sağlaması bekleniyor.
Avrasya Tüneli'nin paylaşılan verileri; pandeminin yarattığı geçici duraksama dışında, projenin trafik hacmini katlayarak artırdığını ve İstanbul trafiğinde öngörülebilir, güvenli bir alternatif koridor olma niteliğini pekiştirdiğini ortaya koyuyor. Sürdürülebilir, dengeli yön dağılımı ve yüksek otomobil kullanım oranı, tünelin kentsel entegrasyonunun başarıyla tamamlandığını gösteriyor.
YENİ BİR ÖDÜL KAZANDI Bugüne kadar ulusal ve uluslararası prestijli kurum ve kuruluşlardan ödül kazanan Avrasya Tüneli, birkaç güm önce yeni bir ödüle lâyık görüldü. Tünel, 2024–2025 Sürdürülebilirlik Raporu, dünya genelinde iş dünyasındaki başarıları ödüllendiren Stevie Awards’ın The 23rd Annual International Business Awards programı kapsamında 'Best Sustainability Report' kategorisinde Gold Stevie Ödülü aldı. 82 ülke ve bölgeden 3.400’ün üzerinde başvurunun değerlendirildiği organizasyonda alınan bu ödül, Avrasya Tüneli’nin sürdürülebilirlik performansını, hedeflerini ve yarattığı değeri uluslararası standartlarda şeffaf biçimde raporlama yaklaşımının önemli bir göstergesi oldu.
Toplam 14 milyon adam-saatlik çalışma, herhangi bir ölümlü veya ciddi yaralanmalı kaza yaşanmadan başarıyla tamamlandı.
DEPREME NE KADAR DAYANIKLI?Deprem davranışıyla ilgili tasarımda, moment büyüklüğü 7,25 kabul edilmiş olup; tünelin 500 yılda bir görülebilecek depreme karşı 'Servis şartları' ve 2500 yılda bir görülebilecek depreme karşı ise 'Güvenlik şartları' bozulmaksızın davranabileceği ortaya konuldu.
En derin deniz tabanından 106 metre aşağıda olan tünelin kazısını yapan 'Yıldırım Bayezid' adı verilen tünel açma makinesi olan TBM; 33,3 kW/m2'lik kesici kafa gücüyle Avrasya Tüneli'nin yapım aşamasında dünyada 1'inci sıradaydı.
MÜZESİNDE SERGİLENİYORAvrasya Tüneli'nin işletme ve bakım binasında kurulan müze, tünelin yapım aşamasında kullanılan materyallerin yanı sıra 3 yıl önce hayatını kaybeden Yapı Merkezi Holding'in kurucu ortağı, inşaat mühendisi Ersin Arıoğlu'nun kişisel eşyalarına ev sahipliği yapıyor ve ziyarete gelenlerin ilgisini çekiyor. Müzenin en dikkat çekici parçalarından biri de tünelin çatı tipi güneş enerjisi santralinde, bir karganın düşürdüğü taşla zarar gören güneş panelinin sanatçı ve akademisyen Dr. Işıl Eğrikavuk tarafından bir esere dönüştürülmesi oldu.
Bir kültürümüz hızla aşınıyor Haberi Görüntüle
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:75
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Ağustos 2026 09:15 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















