Asit yağmurları, kirli hava, kimyasal yüklü toprak… Savaşın zehirli mirası
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
7 Mart gecesi ABD ve İsrail, Tahran’da petrol depolarını hedef aldı. Yaklaşık 215 milyon litre yakıt kapasitesine sahip üç ayrı yakıt tesisinin vurulmasıyla başlayan yangınlar, 24 saat boyunca kontrol altına alınamazken; Tahran semaları kalın ve siyah bir dumanla kaplandı. İran Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumların hazırladığı bir rapora göre, kirliliğin boyutu “bir rafinerinin tamamen patlamasına eşdeğer” olarak tanımlandı.
NEFES ALMAK BİLE RİSKLİ
Rapora göre, saldırı sonrası atmosfere yayılan kirlilik yalnızca dumandan ibaret değil, aksine son derece tehlikeli kimyasal bileşiklerden oluşuyor. İnce partiküller, kanserojen gazlar ve ağır metallerin havaya karıştığı olay sonrası kentte yoğun bir yanık kokusu hissedildi. Sağlık otoriteleri, özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunanlara evlerinden çıkmamaları yönünde uyarı yaptı. İlk bulgular kent genelinde nefes darlığı, göz ve boğaz yanması gibi şikayetlerin arttığını ortaya koyuyor. Asıl risk ise uzun vadede ortaya çıkacak; kanser, kalp-damar hastalıkları ve solunum rahatsızlıklarında ciddi artış bekleniyor.
‘SİYAH YAĞMUR’ TOPRAĞI VURDU
Saldırıdan sonraki gün yağan yağmur, felaketin boyutunu daha da büyüttü. Rapora göre bu yağış, asit ve toksik bileşenler içeren “siyah yağmur” niteliği taşıyor. Bu durum, zehirli maddelerin toprağa ve su kaynaklarına karışmasına yol açtı. Özellikle Tahran’ın önemli tarım bölgelerinden biri olan Rey Ovası’nda ciddi kirlenme tespit edildi.
Uzmanlar, petrol türevleri ve ağır metallerin toprağa sızmasının, tarımsal üretimi uzun süreli tehdit edeceği uyarısında bulunuyor. Bölgedeki ürünlerin insan tüketimi için riskli hale gelebileceği belirtilirken, kirlenen toprakların temizlenmesinin onlarca yıl sürebileceği ve milyarlarca dolarlık maliyet oluşturacağı ifade ediliyor.
GIDA ZİNCİRİ TEHLİKEDE
Kirlenmenin yalnızca tarımla sınırlı kalmayacağı, yer altı sularına ulaşarak daha geniş bir etki alanı yaratacağı değerlendiriliyor. Bu durum, gıda zincirinin tüm halkalarını etkileyebilecek bir risk olarak öne çıkıyor. Raporda ayrıca, kirli suyla sulanan ürünler ve bu ürünlerle beslenen hayvanlar üzerinden zehirli maddelerin doğrudan insanlara ulaşabileceğine dikkat çekiliyor.
ABD ve İsrail’in, 7 Mart gecesi İran’ın başkenti Tahran’daki petrol depolarını hedef almasının ardından günlerce gökyüzüne siyah dumanlar yükseldi.
TARİHİ ESERLER DE ZARAR GÖRDÜ
Saldırının bir diğer boyutu ise kültürel miras üzerindeki etkisi oldu. Asit yağmuru ve kimyasal partiküller nedeniyle Tahran’daki yüzlerce tarihi yapı ve müze risk altına girdi. Özellikle taş ve mermer yapılarda aşınma, tarihi eserlerde ise bozulma ve renk kaybı gözlemlendi. Uzmanlar, bu tahribatın bir kısmının geri döndürülemez olabileceğini belirtiyor.
NESİLLER BOYU SÜRECEK
Raporun en çarpıcı değerlendirmesi ise şu ifadeler ile anlatılıyor: “Bu yalnızca bir askeri saldırı değil, nesiller boyu sürecek bir çevre ve halk sağlığı felaketi. Havaya karışan toksik maddelerin ve toprağa sızan ağır metallerin etkisi yıllarca devam edecek.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:110
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 27 Mart 2026 07:09 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















