Ankara24.com
close
up
Artan deprem grafiğine uzman yorumu Prof. Dr. Şerif Barış: Türkiye de de dünyada da depremler zaman zaman bazı dönemlerde artar, bazı dönemlerde azalır. Bu o dönemlerden bir tanesi Bu sayılara bakmadan bizim hazırlanmamız lazım Kocaeli Haberleri

Artan deprem grafiğine uzman yorumu Prof. Dr. Şerif Barış: Türkiye de de dünyada da depremler zaman zaman bazı dönemlerde artar, bazı dönemlerde azalır. Bu o dönemlerden bir tanesi Bu sayılara bakmadan bizim hazırlanmamız lazım Kocaeli Haberleri

Haberturk sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.

Türkiye genelinde son dönemde art arda meydana gelen depremler endişe oluştururken, Prof. Dr. Şerif Barış, deprem sayılarındaki artışa ilişkin açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Barış, "Türkiye'de de dünyada da depremler zaman zaman bazı dönemlerde artar, bazı dönemlerde azalır. Bu o dönemlerden bir tanesi" ifadelerini kullanarak, asıl odaklanılması gereken konunun hazırlık, zarar azaltma çalışmaları ve teknolojik çözümler olduğunu ifade etti.
Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Yer Fiziği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, son dönemde sıklaşan depremler ve Marmara Bölgesi'ndeki risk durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Depremlerin belirli dönemlerde artış gösterebildiğini dile getiren Prof. Dr. Şerif Barış, Türkiye'de ve dünyada geçmiş yıllarda da benzer yoğunlukların yaşandığını söyledi. Ölçüm ve kayıt sistemlerindeki gelişmelere dikkati çeken Barış, deprem istasyon sayısının artmasıyla birlikte daha küçük ölçekli sarsıntıların da kayda girdiğini, bunun da deprem sayılarında artış olduğu yönünde bir algı oluşturduğunu ifade etti.
"2017 yılında 34 bin deprem meydana geldi"
Depremlerin belirli dönemlerde artış gösterebildiğini ifade eden Prof. Dr. Barış, "Türkiye'de de dünyada da depremler zaman zaman bazı dönemlerde artar, bazı dönemlerde azalır. Bu o dönemlerden bir tanesi. Örneğin yine 2016'da Türkiye'nin kendi içinde ve etrafında 18 bin deprem varken, 2017 yılında 34 bin deprem meydana geldi ama kimse bunun farkında değildi. Dolayısıyla depremler zaman zaman artabilir" dedi.
Deprem kayıtlarındaki artışın teknik nedenlerine değinen Barış, "Özellikle son dönemlerde gerek AFAD'ın gerekse Kandilli Rasathanesi'nin deprem istasyon sayısı çok arttı. Dolayısıyla deprem istasyon sayısı çok artınca, bu depremlerin aletsel olarak kaydedilmesi, çözülmesi ve listelenmesi çok çok daha küçük aletsel büyüklüklere indi. İnsanlar doğal olarak eskiden 1,52'den daha büyük depremleri görmüşken şimdi 0.5'e kadar depremler listede var. Bu da sayıların artmasına yol açıyor" diye konuştu.
"Türkiye geçmişte daha yıkıcı bir dönem yaşadı"
Türkiye'nin tarihsel deprem verilerini de hatırlatan Prof. Dr. Barış, şöyle konuştu:
"Türkiye 1840'la 1970 yılları arasında 32 tane yıkıcı depremle karşı karşıya kaldı. Halbuki 1970'ten günümüze kadar 55 yıl geçti, henüz 10 tane bile büyük, 7'den büyük deprem yok. Bu demek değil ki depremler olmayacak. Biz her 6.5, 6'dan büyük bir depremin 1,5 yılda, her 7'den büyük depremin de ortalama 4,5 yılda bir Türkiye'yi sarstığını biliyoruz. O yüzden bu sayılara bakmadan bizim hazırlanmamız lazım."
Marmara Bölgesi'ne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Barış, sismik boşluk kavramına dikkati çekerek, "Sismik boşluk büyük depremlerin meydana geldiği ancak yüzlerce yıldır büyük depremin olmadığı ve ileride, yakın zamanda ya da ileriki dönemlerde deprem olacak yerlere denir. 2004'te yapılan çalışmada 7'den büyük bir depremin İstanbul 50 kilometrelik yarı çaplı bir bölgede olma ihtimali yüzde 52, 2016'da yapılan ortak bir çalışmada da bu oranın yüzde 47 olduğu söylendi. Bu her an deprem olacak demek değil. Bilakis İstanbul ve Marmara bölgesindeki insanların büyük bir depreme hazırlanması için zamanı var demek" şeklinde konuştu.
"Bu doğru değil"
Küçük bir sarsıntıda binaların yıkılacağından dolayı vatandaşların kendilerini balkonlardan ve camlardan attığını belirten Barış, "Aslında bizler her sarsıntıda binalar sallanınca korkuyoruz, bir yanlış davranışla kendimizi balkonlardan, camlardan atıyoruz, evlerden dışarı kaçıyoruz. Bu çok doğru bir davranış değil. Büyük depremlerde görülen hasarlar ve yıkımların korkusuyla insanlar bütün binaların çökeceğini ve altında kalacaklarını düşünüyorlar ki, bu doğru değil. Her depremde, büyük depremlerde bütün binalar sallanır ama çökenler yani yamyassı olanlar çok dayanıksız, insanların kolon ve kiriş kestiği, yanlış projelerle ciddi bir mühendislik görmemiş yapılardır" diye konuştu.
"1999 depremi Türkiye için bir milattı, 2023 de o miladı tekrar hatırlattı"
Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 depremine ilişkin ise Barış, "Yahya Kaptan Kocaeli'nin en kötü zeminlerinden birisidir ama orada zemin iyileştirme ve o zemine uygun depreme dayanıklı yapı yapıldığı için hasar olmadı. 2000'den sonra yapılan binaların 1999 öncesinden nazaran çok daha dikkatli yapıldığını söyleyebilirim. 1999 depremi Türkiye için bir milattı, 2023 de o miladı tekrar hatırlattı" ifadelerini kullandı.
"Planınız yoksa bir afet karşısında mutlaka savunmasız kalırsınız"
Depreme hazırlığın toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Barış, "Vatandaşların ve ailelerin evlerinde, işletmelerin ve sanayi kuruluşlarının da iş yerlerinde mutlaka bir hazırlık yapması gerekiyor. Zarar azaltma çalışmaları planlama, eğitim ve tatbikattan geçer. Planınız yoksa bir afet karşısında mutlaka savunmasız kalırsınız" dedi.
"Yapay zeka teknolojisinin yaygınlaşması önemli"
Teknolojinin afet zararlarını azaltmadaki rolüne de değinen Prof. Dr. Barış, sözlerini şöyle tamamladı:
"Erken uyarı sistemleri dünyada depremi önceden bilen sistemler değildir. Deprem olduğu anda ilk P dalgasından faydalanarak asıl yıkıcı olan S dalgaları gelmeden insanları uyaran sistemlerdir. Akıllı teknolojiler, yapay zeka teknolojileri ve erken uyarı sistemleri gibi sistemlerin Türkiye'nin tamamına yaygınlaştırılması önemlidir."

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:58
embedKaynak:https://www.haberturk.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Şubat 2026 14:43 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Yalçın Kayan: Şampiyonluğu kutlamalarına izin vermeyecektik!

03 Mayıs 2026 01:38see139

Asgari ücretlinin bir saatlik emeği bir domatese denk

03 Mayıs 2026 00:23see136

Boynu bükükler Özgür Bayram Soylu

02 Mayıs 2026 04:07see135

Kendine güvenen bir çocuk nasıl yetiştirilir?

03 Mayıs 2026 01:51see133

Sağlık durumu kötüleşen Gannuşi için serbest bırakılma çağrısı

02 Mayıs 2026 14:26see131

Beşiktaş ın eski golcüsü alev aldı! Takımını Bundesliga ya taşıdı

03 Mayıs 2026 00:52see125

İstanbul da bir kadın televizyon izlerken kör oldu

02 Mayıs 2026 10:58see124

Hane ve esnafta batık alarmı Sözcü Gazetesi

03 Mayıs 2026 05:32see124

50 yaşına geldi, hayatta her şeye sahip... Kalbini ısıtacak bir eş dışında: İki çocuğum var, sevgilimle aynı evde yaşayamam

02 Mayıs 2026 15:59see122

Borsa İstanbul da en çok kazandıran ve kaybettiren hisseler belli oldu

02 Mayıs 2026 15:21see122

İran dan Trump ın Korsan gibiyiz açıklamasına tepki

03 Mayıs 2026 06:19see120

İran dan ABD ye mesaj: Top artık Washington un sahasında Dünya Haberleri

02 Mayıs 2026 20:07see119

Bu kez Babülmendep krizi kapıda Dünya Haberleri

02 Mayıs 2026 05:28see119

Hatay da hafif ticari araç yanarak kullanılamaz hale geldi Hatay Haberleri

03 Mayıs 2026 01:01see119

TBB seçiminde kavga! Ekrem İmamoğlu nun mektubu ortalığı karıştırdı

02 Mayıs 2026 16:59see118

Kanser alanında geliştirilen koruyucu aşılarla kanser önlenebilir’

03 Mayıs 2026 10:02see118

Fuat Çapa: Herkesle rakip olabileceğimizi göstermiş olduk!

03 Mayıs 2026 01:38see118

Hürmüz krizi lüks otomobilleri vurdu: Motor yağı alarmı

03 Mayıs 2026 00:42see118

“Birkaç heyecanlı genç” dedikleri… Ersin Çelik

03 Mayıs 2026 04:49see117

Dev doğal gaz rezervi buldular: Günlük kapasite 50 milyon metreküp!

02 Mayıs 2026 14:33see117
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları