Arazide en fazla zararı ilkbahar donu verir
Ankara24.com, Dha kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüsnü Demirsoy, soğuk havanın tarıma etkisini değerlendirdi. Soğuk hava koşullarında meydana gelen don olaylarının bitkiler, meyveler ve ağaçlar üzerinde ciddi etkilere yol açtığını, olası don risklerine karşı üreticilerin mutlaka önlem alması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Demirsoy, “Bitkilerin dengeli beslenmesi, özellikle sonbaharda aşırı sulama ve azotlu gübrelemeden kaçınılması gerekir. Açık ve işlenmiş topraklar gündüz daha iyi ısınır ve gece bu ısıyı bitkilere vererek dona karşı koruma sağlar. Otla kaplı alanlar ise bu etkiyi azaltır. Ayrıca don çukuru olarak bilinen, soğuk havanın biriktiği alanlara bahçe kurulmasından kaçınılmalıdır. Dona karşı en etkili yöntemlerden biri yağmurlama ve sisleme sulamadır” diye konuştu.

Maddi gelirlerinin yok olmaması ve emeklerin boşa gitmemesi için don tehlikesine karşı bilinçlenmenin gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Demirsoy, “Değişik iklim faktörleri, özellikle soğuk ve don olayları meyve yetiştiriciliğini ekonomik açıdan ciddi biçimde etkilemektedir. Bunlar içinde en fazla zarara yol açan ise ilkbahar donlarıdır. Meyve ağaçlarında asıl büyük kayıplar, genellikle bu dönemde yaşanır. Don, yalnızca ülkemizin değil, dünyanın büyük bir bölümünün karşı karşıya olduğu bir risktir.

Zirai don, sıcaklığın sıfır derecenin altına düşmesiyle birlikte bitki hücreleri çevresindeki suyun donması, hücre yapısının bozulması ve bitkinin zarar görmesi anlamına gelir. Önce hücreler arası boşluktaki su donar, ardından hücre içinden dışarıya doğru su çıkışı olur. Sıcaklık daha da düştüğünde hücre içinde donmalar başlar, hücre duvarları parçalanır ve geri dönüşü olmayan hasarlar ortaya çıkar. Elma ve armut gibi ılıman iklim meyveleri kışın dinlenme döneminde eksi 15-20 derecelere dayanabilir. Ancak önemli olan kışın karşılaşılan soğuklar değil, bitkinin uyanma döneminde ve ilkbaharda yaşanan donlardır. Çünkü bu dönemde bitki bünyesindeki su miktarı artar ve dona karşı hassasiyet yükselir” dedi.

‘DONA KARŞI ETKİLİ YÖNTEMLERDEN BİRİ YAĞMURLAMADIR’
Açık ve bulutsuz gecelerde don riskinin daha fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Demirsoy, şöyle konuştu:
“Bitkiler dona karşı tamamen savunmasız değildir. Sonbaharla birlikte dinlenme dönemine girerek bünyesindeki suyu azaltır, şeker ve dona dayanımı artıran bazı aminoasitleri yükseltip soğuğa hazırlanır. Bu durum bitkinin dona karşı toleransını oluşturur. Bir diğer savunma yolu ise sakınımdır; yani bitkinin geç çiçeklenerek don riskinden kaçmasıdır. Donun verdiği zarar, bitkinin yakalandığı döneme göre değişir. Tomurcuk döneminde bazı türler eksi 3-5 dereceleri tolere edebilirken, çiçeklenme sonrası ve küçük meyve döneminde eksi 1 hatta sıfıra yakın sıcaklıklarda bile ciddi zararlar görülebilir. Fındıkta çiçeklenmenin uzun bir zamana yayılması erken donlara karşı avantaj sağlarken, şeftali ve can eriği gibi türlerde çiçeklenmenin kısa sürmesi don zararını artırır. Açık ve bulutsuz gecelerde don daha şiddetli olurken, sisli ve bulutlu havalarda etkisi sınırlı kalır. Üreticilerin alacağı önlemler büyük önem taşır. Dona karşı etkili yöntemlerden biri yağmurlamadır. 1 gram suyun donmasıyla yaklaşık 80 kalori ısı açığa çıkar; bu da don süresince ağaçların üzerine ince bir örtü şeklinde su verildiğinde, donma sırasında açığa çıkan ısının ağaç sıcaklığının sıfır derecenin altına düşmesini engelleyerek yaklaşık 4-5 derecelik avantaj sağlaması anlamına gelir. Ancak bu uygulamanın, don olayı sona erene kadar kesintisiz sürdürülmesi gerekir.”

Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:91
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 09 Ocak 2026 14:51 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















