Arakçi nin zorlu müzakere sınavı: Otorite boşluğundaki İran ve Trump arasında nasıl bağ kuracak? Dış Haberler
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan İran Savaşı'nda İran tarafından birçok figür öne çıktı. Bunlardan biri, İran'ın diplomatik yüzü, Dışişleri Bakanı Arakçi.
2015 yılında İran'ın ABD ile imzaladığı nükleer anlaşmanın müzakerecisi dönemin Dışişleri Bakanı Zarifi'den sonra İran'ın en öne çıkan diplomati olan Arakçi, 1995 yılında Tahran'dan İngiltere'nin Kent adlı şehrine gelerek Kent Üniversitesi'nde siyaset feslesefi eğitimi aldı.
“İngiltere’nin Bahçesi” olarak bilinen bu bölgedeki kütüphaneler ve amfiler, Arakçi'ye farklı bir bakış açısı kazandırdı.
İran Dışişleri Bakanı olarak, göreve geldiğinden beri kameraların karşısına çıkmayan yeni lider Mücteba Hamaney'in mesajlarını iletmek üzere İslamabad, Maskat ve Saint Petersburg arasında gidip geliyor; ABD heyetiyle müzakerelerin doğrudan ve dolaylı sahadaki temsilcisi konumunda.
Arakçi, sürekli olarak iç politikadaki baskılara, şüphelere ve kırmızı çizgilere cevap vermek zorunda.
63 yaşındaki Arakçi, İran’ın temel çelişkisini somutlaştırıyor: O, bir savaşı sona erdirmeye çalışan rejimin en deneyimli müzakerecisi, ancak müzakere yetkisi üzerinde son sözü söyleyen İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) generalleri tarafından elleri bağlı.
“Bir diplomat olarak, iç politikaya karışmamak ve yalnızca ulusal çıkarları ve İslam Cumhuriyeti’nin refahını gözetmek üzere eğitildim” diye yazan Arakçi, 2005-2013 yılları arasında İran Cumhurbaşkanı olan Mahmud Ahmedinejad ile yaşadığı mücadeleleri anlattığı anılarında, Ahmedinejad'ın kendisinden farklı bir düşünce yapısında olduğunu belirtti.
Arakçi, liseyi bitirdikten sonra 1979 yılında Devrim Muhafızları'na katıldı, İran-Irak Savaşı'nda savaştı ve ardından diplomasi alanına geçti. Hâlâ savaş üniformasını saklıyor:
“1989’da Dışişleri Bakanlığı’na girdiğimde, resmi olarak Devrim Muhafızları’ndan ayrıldım ama kalbim orada kaldı."
Bu ikili kimlik İran’ın kendi çelişkisini yansıtıyor ve diğer pragmatistleri kenara iten iki tasfiyeden neden sağ çıkabildiğini açıklayabilir.
Ahmedinejad Arakçi'yi Tokyo'ya sürmüştüİlk tasfiye Ahmedinejad döneminde yaşandı.
Ali Larijani, 2007 yılında Cumhurbaşkanı ile yaşadığı çatışmalar nedeniyle nükleer müzakereci görevinden istifa ettiğinde, Ahmedinejad ekibin tamamen değiştirilmesini talep etti.
Arakçi, eski Dışişleri Bakanı Manouchehr Mottaki’ye atıfta bulunarak, “Ahmedinejad, Mottaki’ye açıkça şöyle dedi: Arakçi’yi kenara al” diye yazdı.
Tokyo Büyükelçiliği'ne sürgün edilen Arakçi, kendini “koçun maçın ortasında sebepsiz yere sahadan çıkardığı bir oyuncu gibi” hissettiğini belirtti.
İkinci tasfiye, 2015 nükleer anlaşmasını kınayan sertlik yanlılarının iktidara geldiği 2021'deki Cumhurbaşkanlığı Seçimleri'nin ardından gerçekleşti. Seçimi uçak kazasında hayatını kaybeden İbrahim Reisi kazanmıştı.
Arakçi, Dış İlişkiler Stratejik Konseyi'ne atandı ki bu teknik olarak bir "tenzil-i rütbe" demek.
Ruhani döneminde yeniden yükseliş2013 yılında Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın yerine geçen Hasan Ruhani yönetiminde Arakçi’nin ekibi göreve geldiğinde, tüm bunlar değişti.
İran, sonunda Ahmedinejad'ın çevresinde ve Reisi hükümetinde eksik olan şeye ihtiyaç duydu: yüksek riskli müzakerelere ilişkin kurumsal hafıza ve yıllarca süren çabalarla kurulan Batılı muhataplarla kişisel ilişkiler.
Arakçi’nin mesleki kariyerinin en parlak anı Viyana’da yaşandı. Bu olayda baş müzakereci olarak değil, Dışişleri Bakanı Mohammad Cevad Zarif’in vazgeçilmez yardımcısı olarak yer aldı.
Zarif, nükleer müzakerelere stratejik bir vizyon ve siyasi destek sağlarken, Arakçi maraton gibi süren oturumlar boyunca teknik ayrıntılarla ilgilendi.
Bugün ise Tahran bir yetki krizi içinde. Kimin aracılar ya da ABD ile görüşeceği, masada ne olacağı ya da görüşülüp görüşülmeyeceği konusunda Tahran'da anlaşmazlık yaşanıyor.
Donald Trump, her iki heyetin de İslamabad’a gelmemesi üzerine geçen hafta ateşkesi uzattı; İran’ı “ciddi şekilde bölünmüş” olarak nitelendirerek, “ortak bir öneri” hazırlamak için zamana ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Sertlik yanlıları, nükleer meselelerin hiç gündeme getirilmemesi gerektiğini savunuyor. Ilımlılar ise İran’ın yıkımını önlemek için bir anlaşma yapılmasını istiyor. Milletvekilleri ise kendilerinin bu konulardan haberdar edilmediğini belirtiyor.
2015 anlaşması 'vatan hainliğine' dönüştü2015 anlaşmasının siyasi ve diplomatik mimarları, sertlik yanlıları tarafından artık vatan haini olarak nitelendiriliyor.
Müzakere ekibinin bir üyesi olan Mohammad Marandi, Arakçi'nin gazetecilere İran'ın tutumunu Pakistan'a ilettiğini söylediği aynı gün, Arakçi'nin "Trump rejimiyle hiçbir müzakere yapmayacağını" söyledi.
Müzakere ekibinde yer alan milletvekili Mahmoud Nabavian, nükleer meselesini gündeme almanın “stratejik bir hata” olduğunu, bunun ABD’nin uranyum ihracatı veya 20 yıllık zenginleştirme askıya alma taleplerini cesaretlendireceğini belirtti.
Bu durum, Arakçi’nin salı günü Saint Petersburg’a yaptığı gezinin nedenini açıklıyor.
Bu gezinin Mücteba Hamaney'in mektubunu Rus lider Vladimir Putin’e iletmek, Rusya’yı müzakere pozisyonları konusunda bilgilendirmek ve Putin’in Trump ile olan ilişkisini kullanmak da dahil olmak üzere birçok amacı var.
Tahran’daki iktidar çevreleri müzakere şartları konusunda anlaşmaya varamadığı için bağlayıcı taahhütlerde bulunamasa da, yine de elini güçlendirecek adımlar atabilir.
Dış politikanın iç politika için araçsallaşması İran'ı yıpratıyorTahran’daki her fraksiyon, diğerinin dış politikayı ulusal çıkarlar yerine fraksiyonel çıkarlar için bir silah olarak kullandığını varsayıyor.
Arakçi, sertlik yanlıları bunu teslimiyet olarak kınamadan potansiyel tavizleri kabul edemez ve Devrim Muhafızları dış politika veto hakkını elinde tutarken bağlayıcı bir söz veremez.
Arakçi şimdi, gücün ordunun elinde olduğu ve kendi otoritesini baltalayan bölünmüş bir ülkede, öngörülemez bir muhatap olan Trump'la anlaşarak barışı sağlamak zorunda.
Arakçi’nin doktora tezi, siyasi uzlaşma teorilerini inceliyordu. Savaşın gerçekliğiyle yüz yüze gelen bu teoriler, şimdi en zorlu sınava giriyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:37
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Nisan 2026 12:30 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















