Ankara24.com
close
up
Altın Koza da Onur Ödülleri töreni yapıldı

Altın Koza da Onur Ödülleri töreni yapıldı

Haberturk sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

33. Adana Altın Koza Film Festivali'nde Onur Ödülleri sahiplerini buldu. Vahide Perçin ve Ferzan Özpetek'in ödüllerinin takdim edildiği gecenin açılış konuşmasını yapan Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Güngör Geçer, Adana ile sinema arasındaki yarım asrı aşan köklü bağa dikkat çekti: “Adana hikâyesi olan bir şehir. Sokaklarında gezdiğimizde de insanlarıyla sohbet ettiğimizde de sinema ruhunu hissedersiniz. Altın Koza da tam olarak bu ruhun sonucunda ortaya çıkmış köklü bir festivaldir. Bu akşam bu salonda bulunma nedenimiz, hayatlarını sinemaya adamış, bizleri beyazperdenin karşısında derin duygulara sürüklemiş iki usta sanatçımıza şükranlarımızı sunmaktır. Kendine has zarif sinema diliyle büyük usta Ferzan Özpetek… Sinemayla kurduğu evrensel köprü için kendisine minnettarız. Vahide Perçin ise sahneye ve kameraya attığı her adımda duruşuyla, samimiyetiyle ve karakterlere verdiği ruhla içimizden biri olmayı başardı. Bugün bu salonu dolduran genç sinemaseverlerin Ferzan Özpetek ve Vahide Perçin gibi ustalardan ilham alarak yarın çok daha güzel filmler çekeceklerine yürekten inanıyorum”.

Vahide Perçin: “Bu ödülü onuruyla yaşayan insanlara adıyorum”

Törende, usta oyuncu Vahide Perçin’in Adana Devlet Tiyatrosu’ndaki ilk yıllarından sinema ve televizyondaki unutulmaz rollerine uzanan kariyer kesitleri sunuldu. Perçin’in “İlk Aşk” (2006) filmindeki performansıyla 14. Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü aldığı hatırlatıldı.

Onur Ödülü’nü Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer ile Festival Yönetim Kurulu Başkanı Menderes Samancılar’ın elinden alan Vahide Perçin, salonda büyük bir coşkuyla karşılandı. Adana sevgisini ve ödülün kendisinde yarattığı derin sorumluluk hissini dile getiren Perçin, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Burada olmaktan çok büyük bir mutluluk duyuyorum. Adana sevgimi beni tanıyanlar bilir. Canım Adana’mızın festivali yıllarca sürsün. Bu o kadar gurur verici bir şey ki burada olmak, bu festivalde böyle bir ödül almak… Bu ödülü bana canım Nebil Özgentürk müjdelediğinde çok korktum gerçekten. Çünkü Onur Ödülü, baktığınız zaman hayatınızdaki katmanları tam layığıyla doldurmanızı gerektiren bir ödül. Dönüp arkama baktım; 'Bunların hepsini yaptım mı ben, hak ediyor muyum bunu?' diye. Sonra dedim ki; bu ülkede öyle onursuzluklar var ki, ben de herhalde bir vatandaş olarak bunu hak etmişimdir. Bu ödülü ben, içeride dışarıda onuruyla yaşayanlara tanıklık etmiş biri olarak, onuruyla yaşayan insanlara adıyorum. Bir işçi olarak onuruyla yaşamış babama adıyorum. Tüm Yeşilçam’ın emekçi sanatçılarına, ekiplerine adıyorum. Ben bu ödülü ustam olan, her zaman çırağı olmaktan gurur duyduğum Rıza Tüzün’ün onurlu yaşamına adıyorum”.

Ferzan Özpetek: “Bu ödülü kadınlara adıyorum”

Gecenin ikinci Onur Ödülü, İstanbul’dan Roma’ya uzanan sanat yaşamı ve “Hamam”, “Harem Suare”, “Cahil Periler”, “Karşı Pencere”, “Serseri Mayınlar” gibi filmleriyle uluslararası başarıya imza atan usta yönetmen Ferzan Özpetek’e verildi.

Özpetek’e Onur Ödülü’nü Festival Onursal Başkanı ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar takdim etti. Karalar konuşmasında, Altın Koza’nın yalnızca bir film festivali değil, Adana’nın hikâye anlatma geleneğinin bir parçası olduğunu belirterek; Özpetek sinemasının insanı merkezine alan, yalnızlığı ve yaşamın tüm renklerini kucaklayan evrensel diline teşekkür etti. Karalar ayrıca konuşmasının sonunda Mersin’deki belediye başkanlarına yönelik gözaltılara da değinerek tutuksuz yargılanmanın esas olduğunu vurgulayıp belediye başkanlarına selamlarını iletti.

Ödülünü alırken salondan büyük alkış toplayan Ferzan Özpetek, “O kadar çok söyleyeceğim şey var ki. Söyledikten sonra buradan sonra nereye gideceğim belli olmaz. Onun için susuyorum. Susmak çok güzel oluyor bu şekilde” diyerek espri yaptı. İlk filmi “Hamam”da rol alan usta oyuncu Halil Ergün’ü salonda görmekten duyduğu mutluluğu da paylaşan Özpetek, “Halil’i gördüm biraz önce. Benim ilk filmimde oynayan… Hep sanatçı olarak ona teşekkür borçluyum. Bu ödülü dünyanın en önemli varlıkları olan kadınlara adıyorum” sözleriyle geceye damgasını vurdu.

Festivalde dün, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında yönetmen Nuri Cihan Özdoğan’ın imzasını taşıyan “Ölü Köpekler Isırmaz” filminin gösterimi ve söyleşisi gerçekleşti. Söyleşiye yönetmen ve senarist Nuri Cihan Özdoğan, başrol oyuncusu Kemal Burak Alper, oyuncu Burak Can Doğan, kurgucu Hakan Çelik, sanat yönetmeni Cansel Kılınçcı, görüntü yönetmeni Mustafa Yeşilova, müzik bestecisi Nuri Oğuz Özdoğan ve yapımcı Kaan Özdoğan katıldı.

Adana Karataş’taki lunapark ve yasa dışı plastik atık ithalatı gerçeğinden yola çıktığını belirtip sinematografik mutfaktaki ekip dayanışmasını vurgulayan yönetmen Nuri Cihan Özdoğan, “Fikir 3-4 yıl önce aklıma gelmişti. İsmet ve Dogo üzerinden bir suç hikâyesi anlatmak isterken, arkadaşlığın çürümesi durumu ile yasa dışı atık ithalatı gerçeğini birleştirdik. Klişelerden kaçınmak yerine onları dönüştürmeyi seçtim; John Steinbeck’in 'Fareler ve İnsanlar' eserindeki dostluk ilişkisi temel referanslarımdan biriydi. Dostluğun sistem nedeniyle bozulması zamandan ve mekândan bağımsız evrensel bir meseledir” dedi.

Dogo karakterini canlandıran Burak Can Doğan, “Karakterimi kötü bir insan olarak oynamadım; sistem içinde var olmaya çalışan, doğduğu çevrede gördüğü davranış biçimini uygulayan bir genç” derken; İsmet rolündeki Kemal Burak Alper, “Gençler içinde bulundukları sistemlerin tavırlarını farkında olmadan miras alıyorlar; çile çeken bu çocuklar adına yüreğimizi koyarak oynadık” ifadelerini kullandılar.

Günün bir diğer yarışma filmi olan Miraç Atabey imzalı “Moda Evlilik” gösterimi sonrasında; yönetmen, yapımcı, müzisyen ve görüntü yönetmeni Miraç Atabey, yapımcı, senarist ve yardımcı yönetmen Emre Halisdemir, ortak yapımcı Gökhan Barış, oyuncular Emrah Gülşen, Hasibe Ege Damatoğlu, Esra Ece Kuleci, Mustafa Alptekin ve yapım amiri Yılmaz Atabey’in katılımıyla zihinsel olarak zorlayıcı ve interaktif bir söyleşi gerçekleşti.

Sabit kamera, kesintisiz uzun planlar ve karakterlerin yüzlerine yaklaşmayan mesafeli biçimsel tercihlerini anlatan yönetmen Miraç Atabey, “Seyirciyi sürekli gözlemci olmaya zorlayan bir yapı kurguladık. 28 dakikalık tek plan sahnede oyuncularımıza senaryoyu vermeden, duruma dair direktiflerle anlık performanslar aldık. Bu kadar uzun sekansta amatör oyunculardan duygu sahteliği üretmeden bu performansı almak büyük bir başarı. Şablon kalıplardan uzaklaşarak özgür kaldığımızda ortaya böyle bir iş çıkıyor” dedi.

Mert karakterine hayat veren Emrah Gülşen, “Mert'in en büyük sıkıntısı hayallerine karışılması ve müdahale edilmesi. Özgür bırakılsa problem çıkaracak biri değil” derken; oyuncu ve yardımcı yönetmen Hasibe Ege Damatoğlu, “Toplumda duyulmayan, bastırılan duygularla büyüyoruz. Tartışabilmek, duyguyu ortaya koyabilmek evlilikte iletişimin bir parçası” değerlendirmesinde bulundu. Oyuncu Esra Ece Kuleci ise modern evliliklerdeki açık iletişim çabası ve çatışmaları yansıtmanın önemine değindi. Söyleşide seyirciler, filmin cesur gözlemci dilini ve ilişkilerdeki iletişim sorgulamasını yoğun şekilde tartıştı.

Festivalin dünkü en özel ve duygu dolu oturumlarından biri de Çukurova Altın Koza Akademi bünyesinde düzenlenen “Hiçbiryerde 25. Yıl Özel Söyleşisi” oldu. Zeynep Ünal moderatörlüğünde gerçekleşen panele filmin yönetmeni Tayfun Pirselimoğlu, başrol oyuncusu Zuhal Olcay, sanat yönetmeni Natali Yeres ve yapımcı Zeynep Atakan katıldı.

Sinemamızın mihenk taşlarından biri olan filmin 25 yıllık yolculuğunun masaya yatırıldığı söyleşide, kayıp oğlunu arayan bir annenin tren garları, bürokrasi ve belirsizlikler arasında geçen çileli arayışının sinematografik katmanları ele alındı. Yönetmen Tayfun Pirselimoğlu, filmin çeyrek asır önce hangi toplumsal ve kişisel hafızadan doğduğunu, trenlerin ve mekânların anlatıdaki simgesel ağırlığını aktarırken; başrol oyuncusu Zuhal Olcay, Şükran karakterine hayat verirken kurduğu duygusal bağı, sessizliğin ve bekleyişin oyunculuktaki derin karşılığını paylaştı. Sanat yönetmeni Natali Yeres ve yapımcı Zeynep Atakan ise 90'ların sonu ve 2000'lerin başındaki bağımsız sinema üretimi koşullarını, filmin görsel atmosferini yaratırken karşılaşılan zorlukları ve “Hiçbiryerde”nin geçen 25 yıla rağmen eskimemiş, aksine daha da güçlenmiş zamansız sinema dilini sinemaseverlerle paylaştı.

Yapay zekâ ve sinema konuşuldu

Çukurova Altın Koza Akademi’de dün gerçekleşen yapay zekâ odaklı iki panel sektörün geleceğine ışık tuttu.

“Yapay Zekâ ve Sinemanın Geleceği”: Tuba Büdüş moderatörlüğünde, Türkiye’nin yapay zekâyla film üreten öncü isimleri Vikki Bardot (Gizem Avcıoğlu) ve Alkan Avcıoğlu deneyimlerini aktardı. Almanya Cottbus Film Festivali ana yarışmasına seçilen ilk yapay zeka filmi “Uyuyan Kadın”ın yönetmeni Vikki Bardot, “Yapay zekâ kalıpları ve ezber işleri elimizden alacak, bizi sağ beynimizi çalıştırarak daha yaratıcı ve yeni anlatım dilleri keşfetmeye zorlayacak” dedi. Dünyanın ilk yapay zekâ uzun metraj belgeseli “Gerçek Ötesi”nin yönetmeni Alkan Avcıoğlu ise, “Yapay zekâ otomasyon ve formül işleri kolaylaştıracak. Bu durum gerçek sanatçıları sıra dışı işler yapmaya teşvik edeceği için heyecan verici” değerlendirmesinde bulundu.

“Yapay Zekâ Çağında Fikri Sınai Mülkiyet Hakları”: Prof. Dr. Fülürya Yusufoğlu Bilgin ve Dr. Osman Gazi Güçlütürk, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin telif koruması, prompt hak sahipliği ve ölmüş sanatçıların dijital replikalarının telif süreçlerini hukuki açıdan değerlendirdi. SESAM Başkanı Mehmet Ergin Soyarslan da sektörel ve meslek birlikleri boyutundaki telif sorunlarına dikkat çekti.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:112
embedKaynak:https://www.haberturk.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Ekim 2026 15:58 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bakan Çiftçi açıkladı: 12 kişilik Zeyn ailesi teşekkür mektubuyla ülkesine döndü

30 Eylül 2026 19:06see207

Türk Telekom, EuroCup ta Tenerife ye mağlup oldu

01 Ekim 2026 00:57see181

NATO Genel Sekreteri Rutte’den Putin’e mesaj: NATO’yu asla yenemeyeceğini biliyor

01 Ekim 2026 00:20see180

Resmi Gazete yayımlandı! Akaryakıtta Eşel mobil sistemi sona erdi: İşte 1 Ekim 2026 Resmi Gazete de alınan atama kararları

01 Ekim 2026 00:52see175

Fotoğrafın 200 yıllık yolculuğu Sözcü Gazetesi

01 Ekim 2026 03:04see174

The Cinematic Orchestra İstanbul a geliyor

01 Ekim 2026 00:19see171

Arda Güler, Real Madrid de eylül ayının futbolcusu seçildi

01 Ekim 2026 00:28see170

Mescid i Haram da bombalı saldırı girişimi: Ortalığı kana bulayacaktı!

02 Ekim 2026 00:44see169

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ

02 Ekim 2026 00:24see167

Eşref Rüya hayranlarını heyecanlandıran gelişme: Final yaptı derken sürpriz afiş geldi

30 Eylül 2026 18:27see166

İstanbul uçağında akılalmaz olay: Kabin memuruyla yolcuyu ısırdı Sözcü Gazetesi

01 Ekim 2026 00:19see163

Nevşehir de yarış yaptıkları iddia edilen iki otomobil kavşakta kazaya karıştı: 6 yaralı

02 Ekim 2026 01:25see163

Fransa, İngiltere nin AB ye yeniden katılma olasılığına olumlu bakıyor

30 Eylül 2026 17:44see162

Rahatlamak isterken canınızdan olmayın! Boyun kütletmeye ilişkin çarpıcı araştırma

30 Eylül 2026 17:09see161

Contemporary Istanbul a yabancı misafir akın etti

01 Ekim 2026 00:19see159

Ronaldo suz Portekiz den 4 gollü zafer! İşte gecenin sonuçları

02 Ekim 2026 00:38see158

Tekne alabora oldu: 1 polis hayatını kaybetti, 1 polis kayıp Sözcü Gazetesi

30 Eylül 2026 22:02see155

ABD den Suriye ye dair önemli adım Dış Haberler

02 Ekim 2026 01:44see153

Oyuncu Erbulak tan Bakan Mustafa Çiftçi ye edepsizlik!

01 Ekim 2026 00:00see148

SPK fonların tasfiyesinde yol haritasını netleştirdi: 1 milyon TL ara ödeme

02 Ekim 2026 07:10see144
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları