Almanya daki katliamın nedeni velayet çıktı
Sonhaberler sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletine bağlı Stade kentinde bulunan bir anne-çocuk ve gençlik yardım merkezinde yaşanan silahlı saldırı, ülkede hem güvenlik hem de Jugendamt uygulamaları üzerinden yeni bir tartışma başlattı. Reuters, The Guardian ve NDR’nin aktardığı bilgilere göre saldırıda 4’ü kadın, 2’si erkek olmak üzere 6 kurum çalışanı hayatını kaybetti. Saldırının, 45 yaşındaki Türk kökenli bir babanın 3 aylık çocuğuyla ilgili velayet anlaşmazlığı sırasında gerçekleştiği bildirildi.
Alman makamları olayın aile içi ve velayet kaynaklı bir trajedi olarak değerlendirildiğini, saldırının siyasi ya da ideolojik bir motivasyonla bağlantılı olduğuna dair resmi bir açıklama yapılmadığını duyurdu. NDR’nin haberine göre öldürülenlerin 3’ü Hannover Bölgesi Jugendamt çalışanı, 3’ü ise gençlik yardım kuruluşu personeliydi. Saldırı sırasında anne ve 3 aylık bebeğin olay yerinde bulunduğu, ilk açıklamalarda ikisinin de hayatta olduğu belirtildi.
OLAYIN MERKEZİNDE 3 AYLIK BEBEK VE VELAYET ANLAŞMAZLIĞI VARAlman basınında yer alan bilgilere göre saldırı, önceden planlanmış bir görüşme sırasında meydana geldi. İddiaya göre baba, çocuğunun velayeti ve bulunduğu kurumla ilgili süreç nedeniyle uzun süredir anlaşmazlık yaşıyordu. Görüşme sırasında silahını çıkaran şüpheli, kurum çalışanlarına ateş açtı.
Reuters, saldırganın olaydan sonra kaçmaya çalıştığını, polis tarafından durdurulan araçta yakalandığını aktardı. The Guardian ise saldırı sonrası şüpheliyle birlikte bir kadın kişinin de gözaltına alındığını, soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü bildirdi.
JUGENDAMT TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDEOlayın ardından sosyal medyada ve bazı Türkçe yayınlarda, saldırının yalnızca bireysel bir velayet anlaşmazlığı değil, Jugendamt’ın göçmen ailelere yönelik uygulamalarının sonucu olduğu yönünde sert iddialar gündeme geldi. Paylaşımlarda, Türk ve göçmen ailelerin çocuklarının “uyduruk gerekçelerle” ellerinden alındığı, çocukların akrabalara ya da Türk ailelere verilmek yerine Alman ailelere yönlendirildiği, böylece dil, kültür ve din bağlarının zayıflatıldığı öne sürüldü.
Almanya’daki Gençlik Dairesi olarak bilinen Jugendamt’ın görevi resmi olarak çocukların korunması, ailelere destek verilmesi ve ihmal ya da istismar şüphesi bulunan durumlarda çocuğun güvenliğinin sağlanması olarak tanımlanıyor. Almanya’daki göçmenlere yönelik bilgilendirme platformlarında da Jugendamt’ın çocuk ve gençleri koruma, ebeveynlere danışmanlık yapma ve gerektiğinde bakım süreçlerini organize etme yetkisine sahip olduğu belirtiliyor.
Jugendamt hakkındaki tartışmalar yeni değil. Türk ailelerin çocuklarının koruma altına alınması, koruyucu aile sistemine yerleştirilmesi ve kültürel bağların korunup korunmadığı konusunda yıllardır eleştiriler dile getiriliyor. SETA’nın 2019 tarihli raporunda da Almanya’da Gençlik Daireleri tarafından koruma altına alınan Türk ve Müslüman kökenli çocukların durumuna ilişkin şikayetlerin ve kamuoyunda oluşan kaygıların incelendiği görülüyor.
Buna karşılık, “1970’lerden itibaren 100 bine yakın Türk çocuğunun sistematik biçimde asimile edildiği” iddiası için resmi makamlarca doğrulanmış, güncel ve bağımsız kaynaklarla kesinleşmiş bir veri bulunmuyor. Türk ailelerin yaşadığı mağduriyet iddiaları, koruyucu aile süreçlerinde kültürel uyum tartışmaları ve şeffaflık eleştirileri ise farklı rapor ve haberlerde yer almaya devam ediyor.
SERT İDDİALAR RESMİ SORUŞTURMANIN ÖNÜNE GEÇTİSosyal medyada yayılan bazı yorumlarda Jugendamt, öğretmen, polis ve savcılık mekanizmasının göçmen ailelere karşı birlikte hareket ettiği ve çocukların ailelerinden kolay gerekçelerle koparıldığı öne sürüldü. Bu iddialar özellikle Türk ailelerin geçmişte yaşadığını söylediği vakalar üzerinden yeniden tartışmaya açıldı.
Ancak Stade’deki saldırıya ilişkin resmi açıklamalarda, olayın “Jugendamt’ın göçmen çocukları asimile etme politikalarının sonucu” olduğuna dair bir tespit yer almadı. Alman makamları şu aşamada saldırıyı velayet anlaşmazlığı zemininde değerlendirirken, soruşturmanın cinayet, silah temini, olası yardım ve kaçış planı başlıkları üzerinden sürdüğü bildiriliyor.
TARTIŞMANIN KRİTİK NOKTASI: ÇOCUK KORUMA MI, KÜLTÜREL KOPUŞ MU?Stade’de 6 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırı hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamayacak ağır bir suç olarak kayıtlara geçti. Buna rağmen olay, Almanya’daki göçmen ailelerin Jugendamt’a yönelik güvensizliğini yeniden görünür hale getirdi.
Tartışmanın merkezinde iki ayrı gerçeklik bulunuyor. Bir yanda çocukları ihmal, istismar ve şiddetten korumakla görevli resmi bir kurum var. Diğer yanda ise çocukları koruma süreçlerinin göçmen ailelerde kültürel kopuşa, dil kaybına, dini aidiyetin zayıflamasına ve aile bağlarının parçalanmasına yol açtığını savunan ciddi bir toplumsal tepki bulunuyor.
Stade saldırısı sonrası asıl soru artık yalnızca failin kim olduğu değil; Almanya’da çocuk koruma sisteminin göçmen ailelere güven verecek kadar şeffaf, denetlenebilir ve kültürel duyarlılığa sahip olup olmadığıdır.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:76
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Temmuz 2026 16:15 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















