Almanya da inanılmaz banka soygunu ve sorular: Kasanın tam yerini nasıl bildiler?
Haberturk sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Noel'in hemen ertesindeki sakin hafta sonu, bir grup hırsız, Gelsenkirchen'in ana caddesindeki banka kasasına sanayi tipi bir matkapla duvar delerek girdi.
İçerideki 3.000'den fazla bireysel kasayı açarak, milyonlarca euro çaldılar.
Olayın üzerinden bir aydan fazla süre geçti ancak, polis henüz bir tutuklama yapmadı.
Açılan kasalarda değerli aile mücevherlerinden, birikimlere kadar birçok banka müşterisinin değerli varlıkları vardı. Yaşadıkları ilk şok sonrası öfke ve kafa karışıklığı içindeler.
Kurumlara olan güvenin sarsıldığına dair güçlü bir his var.
Gizemli soygun bir çok soruyu beraberinde getiriyor.
Bu sorulardan bazıları Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin içişleri bakanı Herbert Reul tarafından da dile getirildi.
Neden kimse neler olup bittiğini fark etmedi? Hırsızlar içeriden birinin desteğini mi aldı?
Neden kimse matkap sesini duymadı ve hırsızlar kasanın tam olarak nerede olduğunu nasıl bildiler?
Bankanın güvenlik sistemleri çok mu zayıftı?
Ülkenin batısındaki Gelsenkirchen kenti polisi, görgü tanıklarına çağrıda bulunmayı sürdürüyor.
Reuters
Polis, hırsızların Sparkasse şubesine, bitişikteki çok katlı otoparktan girdiklerini düşünüyor.
Bankayla otopark arasındaki bir kapının hırsızlık operasyonu için ele geçirildiği düşünülüyor.
Normal şartlarda dışarıdan açılamayan kapının, bir şekilde tam kapanmasını sağlayan hırsızlar polise göre, "otoparktan Sparkasse binasına engelsiz erişim" sağladı.
Polis, bu noktadan sonra birkaç güvenlik sistemini aşarak bankanın bodrum katında bulunan kasasının hemen yanındaki arşiv odasına girdiklerine inanıyor.
Hırsızlar, kasaların saklandığı odaya giden duvarda matkapla 40 cm genişliğinde bir delik açmayı başardı.
Yetkililere göre, soygun 27 Aralık Cumartesi ile 29 Aralık Pazartesi arasında bir zamanda gerçekleşti.
Polise göre, hırsızlar soygun sırasında neredeyse yakayı ele veriyordu.
Çünkü Gelsenkirchen itfaiyesi ve özel bir güvenlik firması, 27 Aralık günü saat 06:00'dan hemen sonra hırsızlar tarafından tetiklendiği düşünülen bir yangın alarmı uyarısı aldı.
Polis ve 20 itfaiyeci saat 06:15'te bankaya geldi, ancak yapılan açıklamaya göre "hasara işaret eden herhangi bir şey bulamadılar" ve ayrıldılar.
Dört saat odada kaldılarİçişleri Bakanı Herbert Reul yangın alarmının kasa dairesinden geldiğini söylüyor.
Ancak itfaiyeciler, kasa dairesi demir kepenkli olduğu için içeri giremediler.
Bakan Reul, "duman, yangın kokusu veya hasar görmediklerini" ve bu nedenle itfaiyenin "yanlış alarm olduğu sonucuna vardığını" anlattı.
Böylesi yanlış alarmların sıra dışı bir durum olmadığını belirtti.
Eyalet parlamentosundaki komiteye verdiği ifadede, polisin o sırada bankayı arama yetkisinin olmadığını, bunun itfaiyenin yetki alanına girdiğini söyledi.
Kasa dairesine ulaşan hırsızlar, 3250 adet kasa kutusunun neredeyse tamamını açarak nakit para, altın ve mücevher çaldılar.
Reul, bankadaki bilgisayar sistemlerinin ilk kasanın 27 Aralık saat 10:45'te, son kasanın ise 14:44'te açıldığını gösterdiğini söyledi.
Bu zaman dilimine göre hırsızlar dört saat içinde tüm kasaları açmış olabilir. Ancak durumun böyle mi olduğu yoksa kasadaki kayıt teknolojisinin veri aktarmayı mı durduğu net değil.
Görgü tanıkları, 28 Aralık gecesi boyunca otoparkın merdiven boşluğunda büyük çantalar taşıyan birkaç adam gördüklerini anlattı.
Yetkililer henüz soygunun ne kadar miktara karşılık geldiğini açıklamadı. Alman medyası hırsızların yaklaşık 100 milyon euro çalmış olabileceğini tahmin ediyor.
Polis daha sonra otoparkın güvenlik kameralarından alınan fotoğraf ve video görüntülerini yayınladı.
Görüntülerde yüzleri kapalı erkekler ve siyah bir Audi RS 6 ve beyaz bir Mercedes Citan ile görülüyordu. Her iki araçta da sahte plakalar vardı.
Hırsızlık, 29 Aralık Pazartesi günü saat 03:58'de başka bir yangın alarmı çalana kadar fark edilmedi.
İtfaiyeciler bankaya geri döndüklerinde kaos manzarasıyla karşılaştılar.
Gelsenkirchen police
Eyalet İçişleri Bakanı Herbert Reul, 500 binden fazla eşyanın yere saçılmış halde olduğunu ve bunların hırsızların geride bıraktığı kasaların içindekiler olduğunu aktardı.
Ortalığın "bir çöp yığını" gibi göründüğünü söyledi.
Polis, hırsızların eşyalara su ve kimyasal madde attıklarını, bu nedenle birçok varlığın hasar gördüğünü açıkladı.
O zamandan beri, uzmanlar geride kalanları titizlikle inceleyerek ipuçları arıyorlar ve hangi eşyanın kime ait olduğunu belirlemeye çalışıyorlar.
Soygunun ortaya çıkmasının ardından yaklaşık 200 müşteri Sparkasse şubesine geldi ve içeri girmek istedi.
Polis, birkaç devriye aracıyla girişi güvenlik altına almak zorunda kaldı.
63 yaşındaki Joachim Alfred Wagner isimli bir müşteri, on binlerce euro değerinde altının yanı sıra babasına, büyük anne ve büyük babasına ait mücevherlerin çalındığını anlattı.
Wagner evine hırsız girmesi sonrası değerli eşyalarının orada güvende olacağını düşünerek banka kasası kiralamıştı.
Olayı anlatırken "Öfkeden ağladım" dedi.
Banka, güvenlik kasalarının genellikle 10.300 euroya kadar sigortalı olduğunu açıkladı.
Wagner "gevşek güvenlik" suçlamasıyla bankaya dava açtı. Bir başka davalı da, dairesinin satışından elde ettiği 400 bin euro nakit parayı kasasına yatırdığını savunuyor.
Sparkasse bankası yetkilileriyse hırsızlık suçunun kendileri de mağduru olduğunu, şubenin "en son teknolojiye uygun olarak güvence altına alındığını" savunuyor.
Bazı müşterilerin kasalarda yer alanlar için resmi makbuzları vardı. Ancak bir kısmının kasada bulunan değerli eşyalarını kanıtlayacak evrakları yoktu.
Herbert Reul, "Herkes kasaya istediğini koyabildiği için Sparkasse bile [kasaların] içinde ne olduğunu bilmiyor" dedi.
"Mağdurlara yardım etmeliyiz" diyen bakan, "Birçoğu için bu, sadece mal kaybından daha fazlası demek. Bu, güvende olma duygularına ve sisteme olan güvenlerine de etki edebilir" dedi.
Polis müdürü Tim Frommeyer, "Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin tarihindeki en büyük suç soruşturmalarından biriyle" karşı karşıya olduklarını söylüyor.
Frommeyer, "Bölümüm ve tüm çalışanları bu davanın büyüklüğünün farkında. Maddi hasar, belirsizlik ve hayal kırıklığı çok derin!" ifadelerini kullandı.
Hırsızlığın ortaya çıkmasından sonra Almanya'nın aşırı sağcı partisi Almanya için Alternatif (AfD), bankanın önünde bir miting düzenledi.
Almanya'da prestijli Der Spiegel dergisi, soygunun siyasi bir mesele haline geldiğini aktarıyor.
"Güvenlik vaatlerinin boş olduğu, kurumların başarısız olduğu, nihayetinde kimsenin hesap vermediği hissinin" oluştuğunu ve hırsızlığın daha büyük bir şeyin sembolü olmaya başladığını yazıyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:66
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Şubat 2026 15:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















