Ankara24.com
close
up
Menu

Fenerbahçe Tarfin, Olimpiakos deplasmanında kazandı!

Trump: (İran a) Belki küçük bir Destansı Öfke Operasyonu daha yaparız

Kayseri de masaj salonu kisvesindeki fuhuş operasyonunda 10 şüpheli tutuklandı

Tom Barrack hafta sonunu işaret etmişti... Trump tan İran a saldırı açıklaması

T.C. GAZİOSMANPAŞA 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN

13. Yargı Paketi infaz düzenlemesi son durum 13. Yargı Paketi ne zaman çıkacak, maddeleri neler, içeriğinde af var mı?

24 29 Ekim tarihlerinde trafiğe kapalı olacak yollar! 24 Ekim ve 29 Ekim de hangi yollar kapalı olacak? İşte alternatif güzergahlar

Beşiktaş Avrupa’da son 9 yılın en iyi başlangıcını yaptı

Bakan Kurum: COP, BM Zirvesi ile eş diyebileceğimiz bir organizasyon

Şarkıcı Hakkı Bulut tan korkutan haber: Sahnede rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı

İsrail in Türkiye tuzağı deşifre oldu: Umarım dinliyorlardır çünkü çok geç kalıyorlar..

Moskova ile Kiev arasında yeni takas: 270 er savaş esiri serbest bırakıldı

İstanbul için saat verildi! Radarda hızla ilerliyor, sel uyarısı yapıldı

Türkiye de bir ilk! Muş taki hasta İstanbul da ameliyat edildi

ABD de Netanyahu çatlağı: Tanıdığı bir şeytan

23 yaşında feci son! Genç sürücü olay yerinde can verdi

Çankırı da otomobil uçuruma yuvarlandı: 4 ölü, 1 yaralı

Ayvalık ta batan özel teknedeki kayıp kişinin kimliği belirlendi Batan teknede kaybolan KBB Uzmanı Doktor Şahin Bingüllü aranıyor Balıkesir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

MSB: Kahraman silah arkadaşımız İsth. Alb. Sayit Gökgöz, şehit olmuştur

Altınordu da yatırımcılarla görüşmeler sürüyor!

Alevi örgütleri neden toplumdan koptular?

Alevi örgütleri neden toplumdan koptular?

Halktv sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Gazeteci dostum Musa Ağacık, 7 Mart’ta Maçka Demokrasi Parkı’ndan Suriye Başkonsolosluğu’na uzanan o kısa lakin anlam yükü ağır yürüyüşü kaleme aldığında, aslında sadece bir protestoyu haberleştirmiyordu. O, modern zaman Alevi örgütlülüğünün ve Türkiye’deki sol-demokratik muhalefetin içine düştüğü "şekilcilik" ve "hafıza kaybı" krizinin röntgenini çekiyordu. Suriye’de katil Colani ve HTŞ çetelerinin gerçekleştirdiği Alevi soykırımına karşı yükseltilen sesin cılızlığı, sadece bir sayısal azlıktan ziyade, bir zihniyet parçalanmasının dışavurumuydu.

Bir toplumu ulus, bir inancı Yol, bir kurumu ise "çekim merkezi" kılan yegane unsur, biriktirdiği hafızadır. Alevilik, yüzyıllar boyunca "SIR" içinde saklanarak, sözlü gelenekle (yazılı kaynakları yakılıp, yok edildiği için) bugüne taşınmış bir deryadır. Ancak modernleşme ve kente göçle birlikte bu sözlü gelenek, "kurumsal kimlik" potasında erimeye yüz tuttu. Bugün "Alevi Kurumuyum" diye ortaya çıkan dernek ve vakıfların en büyük günahı asıl olarak dünü bugüne, bugünü yarına bağlayacak bir bellekten, bir arşiv bilincinden yoksun olmalarıdır.

Arşivi olmayan bir kurumun hafızası, o günkü yöneticinin ömrü kadardır. Hafızası olmayan bir toplumun ise geleceği, başkalarının kalemine terk edilmiş demektir.

HAFIZA YİTİKLİĞİNİN ANATOMİSİ: NEDEN UNUTTUK?

Alevi kuruluşlarındaki hafıza kaybı rastlantısal olmaktan ziyade bir savrulmadır. Köydeki Ocak sistemi örgütlenmesinden şehirdeki dernek sistemine geçişte, "Dede-Talip" ilişkisinin yerini "Başkan-Üye" ilişkisi aldı.

Sözlü tarihin kaydı yapılamadı dersek haksızlık yaparız, yapılsa da bu birkaç duyarlı kişinin bireysel ilgisinden kaynaklanıyordu. Köylerdeki son "Bilge Çınarlar", "Dağların Filozofları" olan zakirler, aşıklar, sadıklar ve "Marifet ehli İnsan-ı Kamil" olan Pir, Mürşid, Rehberler birer birer göçüp giderken, onların taşıdığı binlerce yıllık bilgi hazinesi kayıt altına alınamadı. Bugün birçok Cemevi yöneticisi, kendi bölgesindeki katliamların, haksızlıkların, provokasyonların tanıklarını bile dinlemeden, taşıdıkları hafızayı kayıt altına almadan onlar toprağa sırlandı.

Alevi demokratik kitle örgütleri, Cemevi yöneticileri gündelik siyasetin "arka bahçesi" olma yarışına girerek, evrensel Alevi ilkelerini, değerlerini ve tarihsel sürekliliğini unuttular. Musa Ağacık’ın eleştirdiği "flama sevdası", işte tam da bu içeriksizleşmenin, yani hafıza yerine şekilciliği koymanın bir sonucu...

Toplumsal kopuşun bedeli ağır yükümlülükler içeriyor.

Bir kurumun arşivi yoksa o kurumun kurumsal aklı da yoktur. Arşivsizlik, Alevi toplumunda üç büyük kopuşa neden oldu.

Genç kuşak, "Neden Aleviyim?" sorusuna kuruluşlardan tatmin edici, belgelere dayalı bir cevap alamıyor. Tarihsel dokümanlar, eski yayınlar, mahkeme kayıtları veya saha araştırmaları sunamayan kuruluşlar, gençleri dijital dünyanın dezenformasyonuna terk ediyor. Arşivi olmayan bir Cemevi ya da dernek-vakıf, genç için sadece bir "taziye evi"dir.

Suriye’de yaşanan soykırım veya Türkiye’deki hak ihlalleri karşısında belge sunamayan, rapor hazırlayamayan kuruluşlar, uluslararası arenada ciddiye alınmıyor. Musa Ağacık’ın Maçka Demokrasi Parkı’nda gördüğü o 2000 polis, aslında karşılarında örgütlü bir akıl yerine dağınık bir öfke gördüğü için o kadar rahat hareket ediyor. Arşiv, savunmanın en güçlü silahıdır.

Hafıza boşluk kabul etmiyor. Kendi tarihini arşivlemeyen toplumun tarihini, ona düşman olanlar, onu yok etmek isteyenler yazar. Bugün Aleviliğin "iğdiş" operasyonları arşiv ve belge yoksunluğu zemininde yükseliyor. Sol-Sosyalist geçinen Sünni misyonerler tarafından kaleme alınan "Alisiz Alevilik", "İslam dışı Alevilik" gibi deli saçması tezler, ‘Aleviliğin içini boşaltma’ operasyonudur.

***

Alevi kuruluşları "tabela derneği" olmaktan çıkıp, hafızayı yeniden inşa eden "hafıza merkezleri"ne dönüşmek zorundadır.

"Dijital Bellek" acilen oluşturulması gereken bir görevdir. Her federasyon ve büyük vakıf, dernekler bünyesinde bir "Dijital Arşiv Birimi" kurmalıdır. Bugüne kadar yayınlanmış tüm bültenler, çalıştayların sonuç bildirgeleri, yapılmış tüm eylemlerin fotoğraf ve videoları, mahkeme tutanakları dijital ortama aktarılmalı ve kamuoyuna açılmalıdır. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun ‘Madımak’ için gerçekleştirdiği dijital hafıza önemli bir başlangıç diye düşünüyorum.

Sözlü tarihi derleyecek laboratuvar görevi gören bir çalışma başlatılmalıdır. Cemevleri bünyesinde "Hafıza Odaları" kurumalıdır. Bölgedeki yaşlılarla yapılan görüşmeler, yerel ritüellerin kayıtları toplanmalı ve gençler bu projelerde "araştırmacı" olarak görevlendirilmelidir.

Anadolu Aleviliği’ne hizmet süreklilik arz eden, ciddi ve samimiyet isteyen bir görevdir. Cemevleri ve demokratik kitle örgütlerinin yöneticileri bu bilinçle göreve talip olmalı. Aksi halde bugün içinde bulunulan zaaflardan kurtulmak olanaksızlaşır.

Alevi örgütlülüğü bugünkü hantallıktan kurtulmak için değişerek yenilenmeli. Bunun için her ay "Durum Raporları" hazırlamalı, her yıl "Alevi Hak İhlalleri ve Toplumsal Refleks Raporu" yayınlamalıdır. Kaç çalıştay yapıldı? Kaç sempozyum, panel yapıldı? (Yapılan çalıştayların, sempozyumların, panellerin kayıtları itina ile kayıt altına alındıysa bir elde toplanmalı ve sonrakiler de kaydedilmeli) Kaç eylem yapıldı? Kaç kişi katıldı? Neden katılım azdı? Bu soruların cevabı arşivlenip hafızaya kaydedilmediği sürece aynı hataların her yıl tekrarlanması kaçınılmaz olur.

Cemevlerinde ve Alevi dernek-vakıflarda "Kütüphane ve Dokümantasyon Merkezleri" kurulmalıdır. İstanbul’daki yüz civarında Cemevi’nin kaçında nitelikli bir kütüphane var? Her Cemevi, sadece yemek dağıtan değil, bilgi dağıtan bir merkeze dönüşmeli ve bünyesinde Alevilikle ilgili dünyada yazılmış olan yazıların, bilimsel makalelerin, yapıtların tümünü barındırmalı.

Öngörülen lakin başarılamayan ‘kitlesel’ toplantılarda "Flama" yarışı değil, "Fikir" örgütlenmesi önemsenmeli. Kurum yöneticileri miting adı ile yapılan eylemlerde "belgelemek için oradaydık" demek için flama çokluğu sığlığından kurtulmalı. Eğitim seminerlerinde kurumsal arşivcilik ve stratejik iletişim dersleri verilmeli. Bir eyleme gidilirken kurum flaması yerine, o olayın tarihsel arka planını anlatan broşürler dağıtılmalıdır.

Alevi hareketi yarını kurtarmak için dünü yazmak zorundadır.

Sevgili Gazeteci Musa Ağacık’ın Maçka Demokrasi Parkı’ndaki ibretlik gözlemleri, bir uyanışın aracı olmalı. Aleviler, Suriye’deki soykırıma veya yanı başındaki adaletsizliğe sadece vicdanen değil, bilgiyle ve hafızayla daha kitlesel karşı durmalıydı.

Eğer Alevi örgütleri bugün kendi arşivlerini oluşturmaz, hafızalarını tazelemez ve İstanbul’daki yüz civarında Cemevi’ni birer "bilgi kalesi"ne dönüştüremezse, gelecekte ne o flamaları taşıyacak bir el, ne de o etli pilavı yiyecek bir can kalacaktır.

İçi boş, ezberlenmiş söylemlerle yapılan lafazanlıkla Batıni Anadolu Alevilik Yolu’nda menzil alınmaz!

Unutulmasın ki, kayda geçmeyen her acı tekrarlanmaya mahkumdur!

Alevi hareketindeki hafıza yitikliğini iyileştirecek olan ne yazık ki bugünün hantal yönetim kadroları değil, parmaklarının ucunda dünyayı taşıyan Z kuşağı olarak bilinen gençlerdir. Gençleri etli pilav dağıtmak yerine, toplumsal hafıza mimarı olmaya davet eden bir modelleme kurumların kaderini değiştirebilir.

Gençlerin enerjisini dijital bir kalkan ve hafıza deposuna dönüştürecek "Dijital Gönüllülük ve Bellek Ağı" modeli bir an önce hayata geçirilmeli. Bu model, Alevi örgütlenmesini dört duvardan oluşan birer tabela derneği olmaktan çıkarıp, bulut tabanlı "Yaşayan Müze" haline getirebilir. Bu ağın oluşmasının ilk aşaması "Hafıza Avcılığı" yani bilimin ışığında saha çalışması girişimini başlatmaktır.

Gençler, sadece eylemlere katılan figüranlar olarak görülmemeli, tarihin kaydedicileri olarak konuşlandırılmalıdır. Sözlü tarihin kaydı için hücre yapılanmasına gidilerek genç kuşağın ilgisi çekilmeli. Her Cemevi’nin bünyesinde 3-5 gençten oluşan kümeler şeklinde çalışma ekipleri oluşturulmalı. Bu gençler, ellerindeki akıllı telefonlarla bölgedeki Dedeler’in, Pirler’in, Analar’ın, ninelerin, büyük babaların kısacası toplumun hafıza küpü olan herkesin anlatılarını video-röportaj olarak kaydedilmelidir.

Gençler neyi kaydedecekleri konusunda akademik dünyadan Alevi bilim insanları tarafından bilgilendirilmelidir. Eskiden sürdürülen gelenek-görenekler, menkıbeler, yöresel erkanlar ve gülbanklar, yaşanmış hak ihlalleri, göç hikayeleri gibi konuların ve "tarihsel meraksızlığın" panzehiri olan yerel bilgilerin kayıt altına alınması, arşiv çalışmasının temelini oluşturur.

"Dijital Arşiv" oluşturularak veri doğrulama yöntemiyle kaydedilen bilgiler, merkezi bir dijital kütüphaneye dönüştürülmeli. Kurulacak olan Dijital Kütüphane Birimi’nin bir görevi de tüm Cemevileri’nin ortak erişebileceği yüksek güvenlikli, bulut tabanlı platform oluşturmaktır. Toplanan tüm belgeler arşiv mantığıyla sayısallaştırılarak bilgiye erişim kolaylaştırılmalıdır. Kuruluşların elindeki eski bültenler, siyah-beyaz fotoğraflar ve dernek kayıtları gençler tarafından taranarak PDF haline getirilmeli. Böylece "arşivimiz yok" bahanesi tarihe karışacaktır.

"Dijital Nöbet ve Aktivizm" yoluyla aktivasyona yol açan yöntemler geliştirilmeli ve eylemlerdeki katılımın azlığı, eylem çağrısının gençliğin diline çevrilememesinden kaynaklanan eksiklikler ve hatalar tespit edilmelidir.

"İçerik Atölyeleri" kurularak gençlerin ilgi alanı genişletilmeli. Genç gönüllüler Suriye’deki soykırımı, Ortaca, Sivas, Çorum, Gazi, Gezi ve Maraş katliamları gibi konularda 30 saniyelik "Hafıza Videoları" hazırlayarak sosyal medyaya uygun içerikler üretmelidir.

Günümüzde "Dijital Protesto Yönetimi" en etkili yollardan biridir. Eylemden 48 saat önce sosyal medya kampanyası başlatılmalı. Eylem anında ise "belgelemek için flama taşımak" yerine, canlı yayın yapan, tweet atan ve dünya kamuoyuna farklı dillerde servis yapan gençlik ekipleri oluşturulup sahada olmaları sağlanmalıdır.

Alevi kuruluşlarında "Kriz Masası" ve "Raporlama Sekretaryası"nın oluşturulması bir zorunluluk olduğu kanaatindeyim.

Musa Ağacık’ın "2000 polis vardı" ve "eyleme katılan 600 kişiydi" gözlemi, bir veridir. Bu gibi verilerin rapora dönüşmesi gerekir. Her eylemde mutlaka "Gözlemci Gençler"den oluşan bir ekip görevlendirilmelidir. "Gözlemci" olarak görevlendirilen gençlerin kayıt altına alacağı konular: Kaç kişi katıldı? Kaç kadın, kaç genç vardı? Polis müdahalesi oldu mu? Hangi sloganlar atıldı? Konuşmalar eylemin ruhuna uygun muydu? Katılan insanların yapılan konuşmalar hakkında değerlendirmeleri nasıldı? vb…

"Yıllık Hafıza Raporu" mutlaka hazırlanması gereken ve geleceğe ışık tutacak bir belgedir. Elde edilen veriler her yılın sonunda bir "Alevi Hakları ve Toplumsal Mücadele Raporu" olarak yayımlanarak tüm demokratik kitle örgütlerine, sivil toplum kuruluşlarına, siyasi partilere ve Alevi Cemevi, dernek, vakıf ile federasyonlara iletilmelidir.

***

Gençler, "eylemde konuşma yapmak için orada olan" yöneticilerin aksine, "değiştirmek ve hatırlatmak için orada olan" bir güç haline getirilmeli. Arşiv, tozlu raflarda değil, gençlerin telefonlarında ve zihinlerinde yaşamalıdır.

Eğer bu dijital ağ kurulmazsa, sevgili Musa Ağacık’ın bahsettiği o "etli pilav" bir gün sadece bir "veda yemeği"ne dönüşebilir.

Gazeteci Ağacık’ın eleştirdiği o "600 kişilik fotoğraf" aslında bir yönetim ve vizyon zafiyetidir. Alevi demokratik kitle örgütleri "dernekçilik" yapmayı bırakıp, "toplumsal hafıza merkezi" olmaya karar verdikleri gün, değişim ve dönüşümün başlangıcına öncülük yapmış olurlar.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:123
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 12 Mart 2026 05:06 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Fenerbahçe Tarfin, Olimpiakos deplasmanında kazandı!

24 Ekim 2026 00:06see191

Trump: (İran a) Belki küçük bir Destansı Öfke Operasyonu daha yaparız

24 Ekim 2026 00:43see189

Kayseri de masaj salonu kisvesindeki fuhuş operasyonunda 10 şüpheli tutuklandı

24 Ekim 2026 00:40see188

Tom Barrack hafta sonunu işaret etmişti... Trump tan İran a saldırı açıklaması

24 Ekim 2026 00:27see181

T.C. GAZİOSMANPAŞA 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN

24 Ekim 2026 00:06see177

13. Yargı Paketi infaz düzenlemesi son durum 13. Yargı Paketi ne zaman çıkacak, maddeleri neler, içeriğinde af var mı?

24 Ekim 2026 00:56see171

24 29 Ekim tarihlerinde trafiğe kapalı olacak yollar! 24 Ekim ve 29 Ekim de hangi yollar kapalı olacak? İşte alternatif güzergahlar

24 Ekim 2026 01:49see169

Beşiktaş Avrupa’da son 9 yılın en iyi başlangıcını yaptı

23 Ekim 2026 17:14see166

Bakan Kurum: COP, BM Zirvesi ile eş diyebileceğimiz bir organizasyon

23 Ekim 2026 20:39see165

Şarkıcı Hakkı Bulut tan korkutan haber: Sahnede rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı

24 Ekim 2026 00:06see156

İsrail in Türkiye tuzağı deşifre oldu: Umarım dinliyorlardır çünkü çok geç kalıyorlar..

24 Ekim 2026 18:06see156

Moskova ile Kiev arasında yeni takas: 270 er savaş esiri serbest bırakıldı

24 Ekim 2026 00:40see151

İstanbul için saat verildi! Radarda hızla ilerliyor, sel uyarısı yapıldı

23 Ekim 2026 17:26see150

Türkiye de bir ilk! Muş taki hasta İstanbul da ameliyat edildi

24 Ekim 2026 00:11see150

ABD de Netanyahu çatlağı: Tanıdığı bir şeytan

24 Ekim 2026 20:32see149

23 yaşında feci son! Genç sürücü olay yerinde can verdi

25 Ekim 2026 01:16see149

Çankırı da otomobil uçuruma yuvarlandı: 4 ölü, 1 yaralı

24 Ekim 2026 00:26see149

Ayvalık ta batan özel teknedeki kayıp kişinin kimliği belirlendi Batan teknede kaybolan KBB Uzmanı Doktor Şahin Bingüllü aranıyor Balıkesir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

25 Ekim 2026 01:43see147

MSB: Kahraman silah arkadaşımız İsth. Alb. Sayit Gökgöz, şehit olmuştur

25 Ekim 2026 00:06see140

Altınordu da yatırımcılarla görüşmeler sürüyor!

23 Ekim 2026 21:27see138
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları