AKP Genel Başkan Yardımcısı Yayman: Aileyi, kadını, çocuğu korumak yasakçılıksa evet biz yasakçıyız
T24 sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, "Başta sosyal medya ve dijital ağlar olmak üzere yasaklamaların bir çare olmadığını hepimiz görmekteyiz. Fakat, burada 'bırakınız yapsınlar' anlayışını da doğru bulmuyoruz. Aile, bizim kırmızı çizgimizdir. Çocuk, bizim kırmızı çizgimizdir. Kadın, bizim kırmızı çizgimizdir. Bireyin korunması, mahremiyetin muhafaza edilmesi bizim kırmızı çizgimizdir. Kendilerini yasama, yürütme, yargının üzerinde gören ve tek tipçi bir kültürel hegemonya inşa etmek isteyen küresel şirketlerin tavrını asla doğru bulmuyoruz. Açık, net söyleyelim, burada eğer aileyi korumak, kadını korumak, çocuğu korumak, bireyi korumak yasakçılıksa evet biz yasakçıyız." dedi.
Yayman, AKP Genel Merkezinde düzenlenen değerlendirme toplantısında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Sanatın bir toplumu ayakta tutan en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Yayman, kültür ve sanatı toplumu birleştiren bir manevi harç olarak gördüklerini, kültür ve sanatta tek tipçiliğe karşı olduklarını belirtti. Yayman, kültür ve sanatı Türkiye Yüzyılı'nın en önemli enstrümanlarından biri olarak gördüklerini dile getirdi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Yayman, ocak ayı içerisinde AKP'nin kültüre ve sanata nasıl baktığını ifade etmek üzere "Kültür Sanat Siyasi Tutum Belgesi" hazırlayacaklarını açıkladı.
Dijitalleşmenin önemine işaret eden Yayman, "Bunun pozitif yönlerini öne çıkarmamız ve burayı bir bilgilendirme, bir serbest kürsü olarak görmemiz gerekiyor. Fakat, dünyada ve Türkiye'deki örneklere baktığımızda, ulus aşırı küresel şirketler kendilerini yasamanın, yürütmenin, yargının üzerinde görüyorlar ve bir anlamda aileye karşı bir savaş açmış durumdalar. Bunu hem dijital platformlarda, hem sosyal medyada, hem de televizyon dizilerinde görmek mümkün." değerlendirmesinde bulundu.
"Aileyi korumak yasakçılıksa evet biz yasakçıyız"Yayman, Türkiye'de insanların günün 7 saatini internette, yaklaşık 3 buçuk saatini ise sosyal medyada geçirdiğini aktararak, sözlerine şöyle devam etti:
"Başta sosyal medya ve dijital ağlar olmak üzere yasaklamaların bir çare olmadığını hepimiz görmekteyiz. Fakat, burada 'bırakınız yapsınlar' anlayışını da doğru bulmuyoruz. Aile, bizim kırmızı çizgimizdir. Çocuk, bizim kırmızı çizgimizdir. Kadın, bizim kırmızı çizgimizdir. Bireyin korunması, mahremiyetin muhafaza edilmesi bizim kırmızı çizgimizdir. Kendilerini yasama, yürütme, yargının üzerinde gören ve tek tipçi bir kültürel hegemonya inşa etmek isteyen küresel şirketlerin tavrını asla doğru bulmuyoruz. Açık, net söyleyelim, burada eğer aileyi korumak, kadını korumak, çocuğu korumak, bireyi korumak yasakçılıksa evet biz yasakçıyız."
"Ailenin, kadının, çocuğun korunması bir milli güvenlik meselesi"Televizyon dizilerindeki sorumsuz davranışları tasvip etmediklerinin altını çizen Yayman, Türkiye'nin dizi sektöründe dünyada Amerika'dan sonra ikinci sırada olduğunu, ancak bu dizilerdeki hikayelerin zaman zaman farklılaşmasının dünyada bile tepkilere yol açtığını söyledi.
Yayman, entrikanın, cinselliğin öne çıktığı, aile değerlerinin yok sayıldığı bir senaryo ve hikaye anlayışını doğru bulmadıklarını ifade ederek, "Dizi yapımcılarına, sinema emekçilerine çağrımız şudur; Türkiye'de muhteşem hikayeler vardır, bu hikayelerin anlatılması başlı başına çok önemlidir. Onun için cinselliği, kumpasları, entrikaları öne çıkaran bir hikayecilik anlayışını doğru bulmadığımızı ve toplumun, ailenin korunmasının önemli olduğunu ifade ediyorum." dedi.
Başta RTÜK olmak üzere ve dijitalleşme meselesinde de telif yasası dahil olmak üzere yeni düzenlemeleri yapacaklarını belirten Yayman, ailenin, kadının, çocuğun korunmasını bir milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini söyledi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Yayman, Türkiye'nin, Yeşilçam emekçilerinin temelini attığı çok ciddi sinema sektörüne sahip olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Türk dizileri eğer bugün dünyada bu kadar takip ediliyorsa, geçmişte Yeşilçam emekçilerinin büyük gayreti, çabası ve fedakarlığıyla oldu. Dolayısıyla, dizi sektörünü önemsiyoruz, değerinin farkındayız. Ama diğer taraftan bırakın Türkiye'nin normlarını, yerli ve milli değerleri, evrensel normlara, evrensel değerlere uygun düşmeyen birtakım hikayeler üzerinden reyting ve etkileşim almak amacıyla diziler çekilmesini de doğru bulmuyoruz."
Kültür ve sanatı toplumun sorun çözme kapasitesi olarak gördükleri, yasaklamaların problemi ortadan kaldırmayacağı değerlendirmesinde bulunan Yayman, "Belki şu olabilir, önümüzdeki günlerde Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız zaten bu toplantıları yapıyor; bizlerin de katıldığı, dizi sektörü başta olmak üzere kültür-sanat erbabı büyüklerimizle bir araya gelip bu konuları konuşabiliriz. Zaten bizim 'Milli Kültür Strateji Belgesi' çalışmamız da bunun bir parçası olacak." diye konuştu.
Yayman, sosyal medya kullanım yaşına ilişkin bir soru üzerine, "Sosyal medya bir kötülük mecrası haline gelmiş durumda. Sürekli bir tartışma, gerilim, kutuplaşmanın yeniden yeniden üretildiğini görüyoruz. Dolayısıyla, ben Türkiye'de sosyal medya kullanma yaşının 15 olması gerektiğini daha önce söylemiştim." ifadelerini kullandı.
"Koruyucu, statükocu anlayışlarla yapay zekâya karşı durmak doğru değil"Yapay zekada sanatçıların seslerinin taklit edildiği hatırlatılarak, bu konuda nasıl adımlar atılması gerektiğine yönelik soru üzerine Yayman, şöyle devam etti:
"Seslerin, görüntülerin taklit edilmesi, ne kadar önemli bir meseleyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Burada birtakım koruyucu, statükocu anlayışlarla yapay zekâya karşı durmak, bu doğru değil. Burada bunu anlamak, bu dijitalleşmeyi doğru tanımlamak, bunun imkanlarını doğru bir biçimde tespit etmek ve buna uygun bir siyasi tutum geliştirmek, bir davranış geliştirmenin önemli olduğunu düşünüyoruz."
Yayman, dijitalleşmenin partiler üstü bir mesele olduğunun altını çizerek, "Bir devlet politikası, millet politikası olarak ele alınmalıdır. Aksi takdirde çocuklarımızın korunmasını ihmal etmiş olacağız." diye konuştu.
İlkokul, ortaokul, lise çağındaki toplam öğrenci sayısının 19 milyon olduğuna işaret eden Yayman, "Bizim 19 milyon gencimize daha nitelikli bir dijitalleşme sunmamız ve belki bu dijital okuryazarlığı müfredata ders olarak koymamız, anne babaların ailenin eğitimini bu konuda önemsememiz lazım geldiğini düşünüyorum." dedi. (AA)
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:96
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Ocak 2026 14:41 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















