Akın Gürlek’ten beklenen Sözcü Gazetesi
Ankara24.com, Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Sevgili okurlarım, Türkiye’de toplumun çok önemli bazı sorunları var... Ve bu sorunlar düzeltilmediği takdirde ucu bugünkü iktidara, AKP-MHP ikilisine dokunacak.
Bu konuda çeşitli kuruluşlar tarafından anketler yapılıyor ve en büyük sorun karşımıza vatandaşı mahveden, canından bezdiren hayat pahalılığı olarak çıkıyor.
İkincisi işsizlik.
Üçüncüsü ise çor farklı...
Türk Milleti yargıya, başka bir deyişle adalete olan güvenini yitiriyor... Çünkü adına adalet denilen kavram nalıncı keseri gibi sadece iktidara çalışıyor.
Bu memlekette eskiden anayasal bir uygulama vardı. Seçimlere bir süre kaldığında Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları görevlerinden otomatik olarak ayrılır ve yerlerine ‘tarafsız bakanlar’ atanırdı. Onların da ne kadar tarafsız olduğu ayrı bir konuydu ama uygulama böyleydi.
Günümüzde bu gibi kavramları ciddiye alan, adaleti biraz olsun tarafsız yapmayı amaçlayan bir iktidar yok. Tam tersine bu kavramı kendi çıkarları doğrultusunda dibine kadar kullananlar var.
Bu uygulamanın en önemli nedeni muhalefet partilerini ezmek ve zor durumda bırakmak... Ve her yönüyle tarafsız ve bağımsız kalması gereken yargıyı bir sopa gibi kullanıp siyasi çıkar elde etmek.
★★★
Bu kritik süreçte karşımıza Akın Gürlek isimli bir hukukçu çıktı. Genç bir adamdı.
Neler yaptığını burada tartışmanın anlamı yok çünkü herkes biliyor. Her şey gözlerimizin önünde oluyor.
En önemli adım İstanbul’da başlatılan büyük operasyondu. Büyükşehir dahil CHP’nin elindeki bütün belediyelerin üzerine hukuku kullanarak gidip onları halkın gözünde yıpratmaktı.
İddialar hepsi için aynıydı.
Rüşvet, yolsuzluk, savurganlık ve her türlü ahlâksızlık.
Biz Akın Gürlek isimli bu hukukçunun adını ilk kez İstanbul’da Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olduğunda duyduk. Fırtına gibi esiyor, karşısına çıkarılan muhalif kesimlere akıl almaz cezalar yağdırıyordu. Elinden sadece uçanla kaçan kurtuluyordu!
Bu fırtınada biz de bazı Sözcü gazetesi çalışanları olarak payımıza düşeni aldık. Örneğin beni de Fetöcülük (!) iddiasıyla yargıladı ve 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası verdi. Yargıtay bu kararı onamış olsaydı şimdi hapis yatıyor olacaktık.
Neyse ki terör suçlarına bakan Yargıtay 3. Ceza Dairesi Akın Gürlek’in verdiği bu cezayı oybirliği ile hem de esastan bozdu.
★★★
Bunlar olurken Akın Gürlek’in yargıdaki yükselişi hızla devam ediyordu. Önce Adalet Bakanlığında Bakan Yardımcısı oldu ama son görevi çok daha önemliydi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı.
CHP’li belediyelere yapılan operasyonların başında artık o vardı. Süreci o yönetiyordu. Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere tutuklamalar başladı... Ve hızla sürüp gidiyor.
İşler öylesine ivme kazandı ki kurunun yanında hiç çekinmeden yaş da yakılıyordu.
Gürlek’in emrindeki savcılar tarafından hazırlanan iddianamelere göre CHP’li başkanlar ve ekipleri hırsızdı!
Bunlar her türlü yolsuzluğa bulaşmış, rüşvet yemiş, devletin ve milletin paralarını kendilerine ve yakınlarına pompalamıştı!
★★★
Ancak bütün bunlar olurken dikkat çeken bir husus daha vardı.
Hiçbir AKP’li belediye hakkında bir tek soruşturma bile açılmamıştı! Yani ortaya şu tablo çıkarılmak isteniyordu...
CHP’li belediyeler hırsız, ama AKP’li belediyelerin tamamı sütten çıkma ak kaşık!
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş sık sık konuşuyor ve çok ciddi iddialarda bulunuyor:
“Benden önceki Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’ten hesap sorulmadıkça hiçbir şey ortaya çıkmaz. Marifetlerini, milyarlarca liralık yolsuzluklarını belgelerle açıklıyoruz, Adalet Bakanlığına başvuruyoruz ama bu konularda hiçbir işlem yapılmıyor.”
★★★
Akın Gürlek’in yargıdaki yükselişi giderek hız kazandı ve o şimdi Adalet Bakanı... Bundan daha ötesi yok.
Akın Bey de diğer iktidar temsilcileri gibi hep aynı şeyi söylüyor:
“Kimse endişe etmesin, Türk yargısı bağımsız ve tarafsızdır!”
Ama ne yazık ki bu gibi siyasi lâflar Türkiye’de geçerliğini ve inandırıcılığını çoktan yitirdi.
Aynı örnekten devam edeyim, eğer geçerli olsaydı Akın Gürlek elemanlarına bir talimat verir ve şöyle derdi:
“İyice inceleyin bakalım şu Mansur Yavaş’ın söylediklerini... Verdiği belgelere bakın, gerekirse Melih Gökçek hakkında soruşturma başlatalım, hesap versin. Yok eğer iftira atıyorsa, yalan söylüyorsa onun da gereğini yapalım...”
Yargının gerçek anlamda bağımsızlığı ve tarafsızlığı (eğer varsa) demeç vermekle değil, işte bu gibi olaylar sonrasında ortaya çıkar.
★★★
Türk toplumu yargıya ve adalete güvenini boş yere kaybetmedi. Olanlar ve bugüne kadar yaşadıklarımız toplumu buralara getirdi.
Akın Gürlek’in bundan sonra yapması gereken, kendisini siyasi taraf olmaktan biraz uzak tutması, yargıyı siyasi baskılardan arındırması ve memlekette adalete olan güveni yeniden kurmaya çalışmasıdır.
Yıpranmışlığını bu yolla gidermesi mümkündür.
İşte o zaman çıkar ortaya, yargının tarafsız ve bağımsız olduğunu göğsünü gere gere söyler ve biz de kendisini alkışlarız.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:53
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Mayıs 2026 05:05 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















