Ankara24.com
close
up
Menu

KPSS ÖN LİSANS SONUÇ TARİHİ 2026 ÖSYM AİS: KPSS Ön Lisans sonuçları açıklandı mı, ne zaman açıklanacak, erken açıklanır mı?

AB den kritik Petrol hamlesi! Tarih verip duyurdular

TÜBİTAK ve ÇOMÜ işbirliğiyle turizm öğrencilerinin kariyer yetkinlikleri geliştirildi Çanakkale Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Diyarbakır da yükümlüler mekan mefhumuna bakılmaksızın kitap okuyor Diyarbakır Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Hakan Fidan, Marco Rubio ile görüştü: Masada İran, Gazze ve Ukrayna vardı

Trump: Binance’e yönelik saldırıyı inceliyoruz Sözcü Gazetesi

Duvardan atlamak isterken dikenli teller karnına saplandı Sözcü Gazetesi

CANLI Real Madrid Fenerbahçe Tarfin (EuroLeague 9. hafta maçı)

Rus ruleti tuttu! Batrakov Süper Lig tarihine geçti

Firari suç örgütü üyesi, MİT ve polisin ortak operasyonuyla yakalandı

673 milyon insan yetersiz besleniyor, 1 milyardan fazlası obeziteyle yaşıyor Antalya Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Yargıtay, araba alımında kullanılan 7 bileziğin kadına iadesine hükmetti

Yatırımcının haftalık bilançosu açıklandı! Borsa, altın ve euroda son durum

Binance saldırısında akılalmaz detay! Tarihi vurgunun izleri bir çalışanın bilgisayarına çıktı

HAVELSAN, Nijerya da kapsamlı mutabakat muhtırası imzaladı

Kardeş ülkeden Türk şirketlerine davet! Enerji ve sanayide dev adım

Çanakkale de 3. Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı sancak tevcih töreni yapıldı Çanakkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Brezilya nın hazinesi artık Türkiye de: İki ilde üretim üssü kuruldu Sözcü Gazetesi

Mersin yağmura teslim: Sokaklar göl oldu, evleri su bastı, araçlar yolda kaldı Mersin Haber Habertürk Yerel Haberler

Havayollarından Türklere acil çağrı: Yarın itibarıyla bu ülkeye vize şartı geliyor Sözcü Gazetesi

Aile Bakanlığı, beş çocuğu ölen anneye hapis cezası istemiş

Aile Bakanlığı, beş çocuğu ölen anneye hapis cezası istemiş

Halktv sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

“Aile Bakanlığı’nın kusurlu olduğu bir davaya katılma talebini hakkaniyete uygun görmüyorum. Ailenin yaşadığı evi gördükleri halde çocukları daha iyi bir yere almamış, sadece maaş bağlamışlardır. Bu davaya suçtan zarar gören sıfatıyla katılma hakları yoktur. Suçtan ne maddi ne manevi zarar olarak görmüşlerdir. Katılma ehliyetleri yoktur, bu duruma itiraz ediyorum.”

Avukat Cengiz Serttaş, beş çocuğunun yangında can vermesinden sorumlu tutulan hurdacı Sinem Melisa Akcan’ın yargılandığı davada, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatının gözlerine bakarak, işte bu sözleri söyledi.

Serttaş’a göre çocukları koruma altına almayan bakanlık, üstüne bir de şikayetçi olup annenin cezalandırılmasını istedi. Neyse ki mahkeme, bakanlık kadar merhametsiz değildi.

Yardım kesildi

Sinem Melisa Akcan, Hakan’la evlendiğinde henüz 20 yaşındaydı.

İzmir Selçuk’ta şeftali bahçesi içerisindeki barakaya gelin gitti.

Birer yıl arayla beş çocukları dünyaya geldi.

Fadime Nefes beş, Funda Peri dört, Aslan Miraç üç, Masal Işık iki, Aras Bulut ise bir yaşındaydı.

Hakan, hayvancılık yaparak geçimini sağlıyordu.

Sonradan düzeni bozuldu.

Hurdacılığa başladı.

Hırsızlıktan içeri düştü.

Çocukların yükü Sinem Melisa’nın omuzlarına bindi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Tire Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nden sosyal yardım parası aldı. Aylık 8 bin TL olan yardım birkaç ay sonra 4 bin TL’ye düşürüldü. Zamanla o da verilmez oldu.

Çaresiz, hurdacılık işini üstlendi.

Her gece çocukları uyutup yatırıyor, evden çıkıp hurda topluyordu. Eve dönüp çocukları kontrol ediyor, yeniden hurda arabasını gece karanlığına sürüyordu. Bazen üç dört dolaşıyordu. Kazandığı parayla çocuklarına ve Torbalı Açık Cezaevi’nde kalan eşi Hakan’a bakıyordu.

Isıtıcı devrildi

En son 10 Kasım 2024 gecesi hurdaya çıktı.

Topladığı hurdaları evde biriktirdi.

Ertesi gün hava kararırken çocuklarını uyutup yer yatağına yan yana yatırdı. Hava soğuk olduğu için elektrikli ısıtıcıyı açtı.

Kapıyı çekip hurdaları yüklediği el arabası ile 700 metre uzaklıktaki Selçuk Sanayi Sitesi’ne gitti. Topladıklarını hurdacıya boşalttı. 400 TL’yi alıp kalanın hesabına gönderilmesini istedi.

Hızla eve döndü.

Saat 19’du.

Geldiğinde, çocuklarının uyuduğu oda duman içerisindeydi.

Isıtıcı devrilmiş, halıyı, ahşap parkeyi ve oyuncakları tutuşturmuştu.

Hareketsiz yatan çocukların bedenlerinde yanıklar ve is vardı.

Akcan, çocuklarını avluya çıkardı.

Komşusuna “Yetişin, çocuklarım ölüyor” diye bağırdı.

Ne var ki geç kalmışlardı.

‘Üşümesinler diye…’

Akcan’a taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olmaktan Torbalı Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

İlk duruşma 21 Ekim 2025’te görüldü.

Akcan, şöyle dedi:

“Çocuklar hastaydı, üşütsünler istemedim. Evden çıkmasaydım yiyecek getiremeyecektim. En küçüğün tam uyumadığını düşünüyorum. Sobayı o devirmiş olabilir. Çocuklarım çok yaramazdı, birbirleriyle oynarken bir şeyleri devirirlerdi.”

Isıtıcının emniyeti yoktu.

Devrildiğinde otomatik olarak sönmüyordu.

Akcan, parası olmadığı için duvara asılı ısıtıcı alamamıştı.

Zaten eldekini de hurdacıda bulmuştu.

Bakanlık ceza vermedi

Avukatı Cengiz Serttaş, duruşmada Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nı eleştirdi. Bakanlık görevlilerinin barakayı gördükleri halde çocukları koruma altına almayıp yalnızca maaş bağladığını söyledi.

Bakanlık avukatı ise anneyi suçladı.

Eve birçok kez denetime gidildiğini, anneye “Çocuklara bakabiliriz” denildiğini savunarak, şöyle dedi:

“Çocukların bakımını talep ettik, anne bakabileceğini söylediği için almadık. Velilerden birisi dahi olsa çocuk bakımını daha iyi yerine getirebilir kanaati hakimdir. Bakanlığın ihmali yoktur.”

Bakanlıkta idari tahkikat yapıldığını kaydederek, “Herhangi bir ceza verilmedi” diye bilgi verdi.

Serttaş, itiraz etti.

“4-5 ay önce ödenekleri kesmişlerdi” dedi ve ekledi:

“Bakanlık çocukların bakımıyla sorumludur. Kurum olarak bu çocukları koruma altına almak için mahkemeden karar alınmamıştır.”

Çocuk kokusu

Bu arada mahkeme tarafından yapılan araştırmaya göre Akcan, faciadan sonra barakayı kapatarak, annesinin yanına yerleşmişti. Seferihisar Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nden iki uzman Şubat 2025’e kadar Akcan’ı ziyaret etti. Bu tarihten sonra Akcan’ın sağlık merkezine gelmesini istediler.

Akcan, tedaviye gitmedi.

İşe de girmedi.

Geçimini annesinin desteğiyle sağladı.

Evde çocuklarından söz açıldığında kendini odaya kilitliyordu.

Buna rağmen bakanlık avukatı, Akcan’ın cezalandırılmasını istedi.

Akcan’ın son savunması, sorumsuz ve merhametsiz bakanlığın yüzüne vurulmuş bir tokattan farksızdı.

Şöyle dedi:

“Çocuklarımı doyurmak için hurda toplayıp satmak zorundaydım. Yapmasam aç kalırdık. Üzgün değilim, bitiğim. Çocuklarımın kokusunu düşününce aklıma toprak kokusu gelmektedir.”

Neyse ki mahkeme bakanlıktan daha adildi.

Akcan’ın ‘bilinçli taksirle hareket etmediğini’ belirterek, cezalandırma yoluna gitmedi.

Gerekçeli karardan:

“Akcan’ın beş çocuğa bakmak zorunda olduğu, geçimini hurda toplayarak sağladığı, içinde bulunduğu maddi imkansızlıklar dikkate alındığında neticeyi öngörmesinin mümkün olmadığı, kişisel ve ailevi durumu bakımından ceza verilmesinin gereksiz kalacak derece mağdur olduğu…”

Akcan, şimdi Selçuk’ta arkadaşıyla birlikte yaşıyor.

İşsiz…

Geleceği belirsiz…

Eşi ise halen cezaevinde.

Bir zamandır telefonla dahi görüşmüyorlar.

Bakanlıktan arayan soran olmuyor.

Bakan Göktaş’ın derdi İBB kreşleri

Geçenlerde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın “Çocuklar söz konusu olduğunda hiçbir mazeret, hiçbir tereddüt, hiçbir gecikme kabul edilemez. Sıfır tolerans esastır. En küçük risk bile derhal müdahale sebebidir” paylaşımını görünce aklıma Akcan ve beş çocuğunun trajedisi geldi.

Göktaş, Selçuk faciasından söz etmiyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı Eyüpsultan’daki çocuk etkinlik merkezinde (ÇEM) yaşandığı ileri sürülen çocuğa yönelik şiddet iddiasına ilişkin bu açıklamayı yapıyor.

İBB’den yapılan açıklamadan, çocuğun göğsündeki morartının 1 Aralık 2025 günü ÇEM’de öğretmeni tarafından fark edilip anneye bildirildiğini anlıyoruz. Olay gününe ait görüntülerden çocuğun “Dedemde oldu” dediğini, annenin ise “Arkadaşları itmiş” diye konuştuğunu işitiyoruz.

Anne her ne hikmetse 26 gün sonra oğlunun şiddet gördüğünü, hatta cinsel istismar mağduru olduğunu savunuyor.

İddiayı doğrulayan hiçbir görüntü ve ifade olmamasına rağmen iktidar kanalında ÇEM’e ‘Epstein adası’ benzetmesi yapıyor.

Göktaş ise yeni kabinede yer alabilmek için olsa gerek İBB’nin ruhsatsız kreş işlettiğini ileri sürüyor.

Belli ki derdi, 19 Mart’tan önce Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yarım bıraktığı İBB’nin kreşlerine çökme girişimini, kumpas izlenimi veren bir operasyonla tamamlamak. Tamamı Ekrem İmamoğlu döneminde kurulan, hali hazırda 12 bin fukara çocuğun yararlandığı 128 kreşe kilit vurmak.

Göktaş, paylaşımında “Bu vakalar görmezden gelinemez, üzeri örtülemez, normalleştirilemez” diyor.

Görmezden gelen, üzerini örten ve normalleştiren…

Selçuk’ta, yaşadıkları barınağı görmelerine rağmen beş kardeşi koruma altına almayan ve bağladıkları maaşı bile yatırmayan bakanlık görevlileri, çaresiz annenin cezalandırılmasını isteyen kurum avukatı değil midir? Bakanlık, görevini yerine getirmediği gibi, sorumsuzluğunun faturasını çocuklarını kaybetmiş bir anneye kesiyor.

Bu, Selçuk’ta da böyle, Ankara’da da.

Babası cezaevinde olan, annesi konsomatrislik yapan, kendisi de pavyonlarda fuhuşa itilen 14 yaşındaki E. adlı çocuğun 2024’ten beri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) aldığını öğrendim. Sizin anlayacağınız E., bakanlığa bağlı Ankara Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi’nce takip edildiği sırada pavyonlarda çalıştırılıyormuş. Ama bakanlığın ruhu duymamış!

Göktaş, bıraksın İBB kreşlerini de…

Niğde Sevgi Evleri’nde 28 bakıcı tarafından işkence edilen 15 engelli çocuğun, Ankara’da pavyona düşen E.’nin, İzmir Selçuk’taki beş kardeşin hesabını versin.

Zengin: CHP’liler ‘Emekli maaşını 23 bin TL yapın, hemen geçirelim’ dediler

Dün Halk TV’de yayınlanan ‘Para Siyaset’ programımızda 500 bin TL maaşı yetersiz bulan AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan’ı eleştirirken, söz döndü dolaştı, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’e geldi.

Emekli maaşlarının 20 bin TL’ye yükseltilmesine ilişkin kanun teklifi TBMM’de görüşülürken Zengin’in sarf ettiği “Biz emeklileri en fazla düşünen partiyiz. En çok oy aldığımız kitle garibanlar, haklarını bize helal etsinler” cümlesini hatırlattım.

Zengin, yayından sonra aradı.

Hem ‘gariban’ ifadesine açıklık getirdi hem de emekli maaşıyla ilgili sorularımı yanıtladı.

‘Gariban’ derken ne demek istediniz?

CHP başından beri seçmenimizi küçümsüyor. İşte, makarnacılar, cahiller gibi. Özgür Özel'den önce onların ilgi alanına girmiyordu garip gurebalar... Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi seçim kazanma ihtimallerini güçlendirdi. Baktılar ki kitleleri yeterli gelmiyor, makas değişikliği yaptılar. Şimdi hedefte emekliler var.

“Onlar bizlere oy veren insanlar, daha çoğunu vermeyi sizden ziyade biz isteriz” diyorum. Akşam olay çığrından çıkınca garip gureba diyeceğime gariban demişim.

CHP, diyor ki “Maaşı 23 bin TL yapın, hemen geçirelim.” Hatta arka tarafta bana 500 defa dediler bunu. Söyler misiniz 20 bin TL ile 23 bin TL arasındaki fark nedir? Niye 50 bin TL demiyorlar mesela? Çünkü onlar da biliyor ki böyle olursa emeklilik sistemi çökecek.

17 milyon emeklimiz, 33 milyon çalışan var. Normalde 1’e 4 olması lazım. Bizde 1’e 2’nin altına düşmüş.

Benim söylediğim şey şu: Bu insanlar asıl bizim seçmenimiz. Onların hayat standardını yukarıya çekmek bizim asli vazifemiz. Bunu yaparken, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik şartları, emekli sayısının fazlalığını öngörerek yapıyoruz. Ekonomimizin biraz toparlanması lazım. 2026'nın ikinci döneminde bir iyileştirme, 2026'dan sonra daha iyisini muhakkak yapacağız, yapmamız lazım.

Anadolu’da insanlarda böyle büyük bir şikayet yok. Oradaki tabloyla İstanbul aynı değil. ‘Aile Refah Sistemi’ni geliştirmeye çalışıyoruz. Doğalgaz ve elektriğe destek veriyoruz. Yardımları sistematik hale getirerek alt gelir grubundaki insanlarımıza maaş tamamlama üzerine planlama yapmaya çalışıyoruz.

Türk-İş’e göre açlık sınırı 30.143 TL. Emekli maaşı 10 bin TL altında. Bu ücret garibanları cezalandırmak değil mi?

Biz popülist yaklaşsak, 2035'i düşünmesek, elim gitsin demez miyiz? Biz sorumlu insanlarız, gelecekten de sorumluyuz. Muhalefet bir taraftan “Niye vermiyorsunuz”, diğer taraftan “Belki maaşları ödeyemeyeceksiniz” diyor. Böyle çelişki olmaz. 1000 TL artış deniyor, aslında 16 bin küsürden 20 bine tamamlandı. Yerine göre 2500 ila 3000 bin TL. Yıllık maliyeti 70 milyar TL.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun topladığı para maaş için yeterli gelmiyor. Maaşların yüzde 25'ini devlet tamamlıyor.

Şöyle bir eleştiri geliyor: AK Parti kemeri sıkacak, seçime girildiğinde muslukları açacak.

Tabii ki haksız. Bunu yapacak olsaydık, yerel seçim öncesinde, hatırlayınız, böyle bir ses vardı. “Emekliye verelim, seçimi alalım.” O zaman yaptık mı böyle bir şey? Yapmadık.

Ama genel seçimden önce EYT halledildi.

EYT’yi yapmış olmanın getirdiği ağır bir yük var, biliyorsunuz. Bir buçuk yıl içerisinde emekli sayımız 1 milyon 950 bin artacak. 33 milyon çalışanımız var, 35’e çıkacak. Emekli sayısı 20 milyon olacak. Çalışanlar emeklileri finanse ediyor. O havuzu büyütmeden diğer tarafı büyüttüğünüzde tablo zorlaşıyor. EYT'liler de mutlu değiller, hepsi çalışmak istiyor. Emekliliği yedek akçe gibi düşünüyorlar. Seçim takvimine girildiğinde Türkiye’nin ekonomisini alt üst edecek bir şey yapmayacağız.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:127
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Ocak 2026 08:01 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

KPSS ÖN LİSANS SONUÇ TARİHİ 2026 ÖSYM AİS: KPSS Ön Lisans sonuçları açıklandı mı, ne zaman açıklanacak, erken açıklanır mı?

30 Ekim 2026 00:27see184

AB den kritik Petrol hamlesi! Tarih verip duyurdular

30 Ekim 2026 01:25see184

TÜBİTAK ve ÇOMÜ işbirliğiyle turizm öğrencilerinin kariyer yetkinlikleri geliştirildi Çanakkale Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

30 Ekim 2026 15:05see182

Diyarbakır da yükümlüler mekan mefhumuna bakılmaksızın kitap okuyor Diyarbakır Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ekim 2026 09:26see172

Hakan Fidan, Marco Rubio ile görüştü: Masada İran, Gazze ve Ukrayna vardı

31 Ekim 2026 00:19see168

Trump: Binance’e yönelik saldırıyı inceliyoruz Sözcü Gazetesi

31 Ekim 2026 00:21see161

Duvardan atlamak isterken dikenli teller karnına saplandı Sözcü Gazetesi

30 Ekim 2026 00:59see160

CANLI Real Madrid Fenerbahçe Tarfin (EuroLeague 9. hafta maçı)

29 Ekim 2026 22:46see160

Rus ruleti tuttu! Batrakov Süper Lig tarihine geçti

31 Ekim 2026 09:22see158

Firari suç örgütü üyesi, MİT ve polisin ortak operasyonuyla yakalandı

31 Ekim 2026 10:01see158

673 milyon insan yetersiz besleniyor, 1 milyardan fazlası obeziteyle yaşıyor Antalya Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ekim 2026 10:31see158

Yargıtay, araba alımında kullanılan 7 bileziğin kadına iadesine hükmetti

31 Ekim 2026 10:31see157

Yatırımcının haftalık bilançosu açıklandı! Borsa, altın ve euroda son durum

31 Ekim 2026 10:30see157

Binance saldırısında akılalmaz detay! Tarihi vurgunun izleri bir çalışanın bilgisayarına çıktı

30 Ekim 2026 08:09see156

HAVELSAN, Nijerya da kapsamlı mutabakat muhtırası imzaladı

31 Ekim 2026 00:41see155

Kardeş ülkeden Türk şirketlerine davet! Enerji ve sanayide dev adım

31 Ekim 2026 02:42see155

Çanakkale de 3. Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı sancak tevcih töreni yapıldı Çanakkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

31 Ekim 2026 10:28see155

Brezilya nın hazinesi artık Türkiye de: İki ilde üretim üssü kuruldu Sözcü Gazetesi

31 Ekim 2026 09:44see154

Mersin yağmura teslim: Sokaklar göl oldu, evleri su bastı, araçlar yolda kaldı Mersin Haber Habertürk Yerel Haberler

30 Ekim 2026 00:24see154

Havayollarından Türklere acil çağrı: Yarın itibarıyla bu ülkeye vize şartı geliyor Sözcü Gazetesi

31 Ekim 2026 09:24see154
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları