Ankara24.com
close
up
Menu

Kemikli rampalarında bayram dönüşü yoğunluğu gece de sürdü Tatil dönüşü Karadeniz yolunda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu Karabük Haberleri

Kemikli rampalarında gece mesaisi kamerada: Araç kuyruğunun sonu bitmek bilmedi VİDEO İZLE

Hamas: Barış Konseyi İsrail’in Gazze’de işgali genişletme planına ilişkin net tutum sergilemeli

İspanya da siyasi deprem! Sanchez in yakın çevresi hedefte... Uzman isim krizin perde arkasını açıkladı

Kılıçdaroğlu nun karşılama müziği Cumhurbaşkanı Erdoğan dan kopyalandı

Dört yıllık evlilik ikisine de çok yaramış: Uyumlu çift diye işte buna denir... Aşklarıyla beraber kiloları da arttı

Tek hamlede kusursuz temizlik Philips dikey süpürgede yılın indirimi

İsrail den dünyayı ayağa kaldıracak hamle: Kritik noktada askeri üs kuracaklar

Murat Ergin den Dünya Kupası na özel İngilizce şarkı!

İstiklal Marşı Uygulaması Devam Ediyor

MotoGP nin İtalya daki sprint yarışında Toprak Razgatlıoğlu, 17. oldu

Medya gerçekleri Sözcü Gazetesi

Kaybolan küçükbaş hayvanları jandarma buldu

Schengen vizesine fahiş fiyat eleştirisi Ekonomi Haberleri

e ticaretin kargo şampiyonu Tuzla

Yaz aylarında en çok bu turşular talep görüyor Eskişehir Haberleri

Eski eşi Deniz Uğur Reha Muhtar’ın hastaneye kaldırıldığını duyurdu Sözcü Gazetesi

Avrupa da ölümcül mayıs sıcakları: Yüzyıllık rekorlar altüst oldu

ABD den İran açıklaması: Gerekirse saldırıları yeniden başlatırız

Nice, Ligue 1’de kaldı!

Afrika’da yeni dönem: Yardım değil, ortaklık modeli öne çıkıyor

Afrika’da yeni dönem: Yardım değil, ortaklık modeli öne çıkıyor

Ankara24.com, Trthaber kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Yükselen kıta Afrika’nın son yıllardaki büyük dönüşümü, dış aktörlerin kıtaya “ne yapmak istediği” kadar, Afrika toplumlarının ve yönetimlerinin artık “neyi kabul etmediği” üzerinden okunuyor. Çünkü kıta, uzun süre yardım paketleriyle, güvenlik operasyonlarıyla, kredi anlaşmalarıyla, seçim takvimleriyle ve kriz manşetleriyle anıldı. Oysa bugün sahada, özellikle genç nüfusun ve şehirli orta sınıfların bakışında büyük bir değişim gözleniyor.

Öyle ki, eskiden Fransız nüfuzu altındaki Sahel bölgesinde güvenliğin çöktüğü, bazı ülkelerde ordunun siyasetin merkezine oturduğu, göç baskısının arttığı, borç sarmalının ağırlaştığı bir dönemde Afrika, dış aktörlerle ilişki kurmanın maliyetini ve kazancını daha soğukkanlı hesaplıyor. Bu nedenle bugün “yardım” kelimesi eskisi kadar güçlü bir meşruiyet üretmiyor. Zira yardım, çoğu zaman anlık bir nefes aldırırken, kalıcı çözümü kurumların ayağa kalkmasına, ekonominin üretim kapasitesine ve güvenlik mimarisinin yerelleşmesine bırakıyor.

Tam da bu noktada kıtanın önüne farklı modeller çıkıyor. Fransa, uzun yıllar boyunca kurduğu ilişkileri güvenlik, dil-kültür bağları, diplomatik ağlar ve ekonomik çıkarlar üzerinden taşıdı. Rusya, daha çok doğrudan güvenlik ve rejim korunması merkezli bir hatla sahaya indi. Çin, altyapı ve finansman üzerinden uzun vadeli bir ekonomik ekosistem kurdu. Türkiye ise bu tabloda, tek bir alana sıkışmadan, insani temasla başlayan ama orada kalmayan, eğitimden güvenliğe, ticaretten diplomasiye uzanan bir “kapasite ortaklığı” diliyle farklı bir kulvar açtı.

Bugün Afrika, dış aktörlerden önce kendi önceliklerini yeniden tanımlıyor ve “yardım”dan çok “ortaklık” kelimesinin peşine düşüyor. Çünkü ortaklık, yerel kurumların güçlenmesini, karşılıklı çıkarın şeffaflaşmasını ve ilişkinin tek taraflı bir hiyerarşiden çıkmasını vaat ediyor.

Türkiye’nin farklılaşan yaklaşımı: Yereli güçlendiren ortaklık

Türkiye’nin Afrika’daki yükselen görünürlüğü, hem resmi kurumlarının artan sayısıyla hem de ilişki kurduğu dosyalarda birden fazla başlığı aynı anda taşımasıyla ortaya çıkıyor. Bazı aktörler kıtaya güvenlik merceğinden bakar ve güvenlik çöktüğünde tüm strateji tökezler, bazıları altyapı ve finansman üzerinden ilerler, fakat borç tartışması büyüdüğünde ilişkiler gerilir, bazıları tarihsel bağlarını öne çıkarır, ancak toplumun değişen duygusu bu bağları zayıflatır.

Türkiye’nin farkı, bu alanların birini seçip diğerlerini dışlamamasında, güvenliği konuşurken eğitimi, ticareti konuşurken diplomatik dili, kriz yönetimini konuşurken insani teması aynı çerçevede sürdürebilmesinde belirginleşiyor.

[Türkiye'nin arabuluculuğuyla Somali ile Etiyopya arasında Ankara Bildirisi imzalandı. Türkiye'nin kıtadaki diplomatik gücünü göstermesi açısından önemli bir adımdı. Fotoğraf: AA]

Bu yaklaşımın Afrika’da karşılık bulmasının bir nedeni de, Türkiye’nin birçok ülkede “senin yerine yaparım” iddiasını benimsememiş olmasında saklı. Bu model, “seninle birlikte kurarım” iadealini öne çıkarıyor. Bu, kulağa basit gelebilir ama sahada bunun karşılığı, eğitim programlarında, güvenlik kapasitesi inşasında, kamu kurumlarıyla yürütülen projelerde ve ticari ilişkilerin kurumsal zemine oturtulmasında görülüyor. Türkiye’nin Afrika anlatısı, tam da bu yüzden “yardım” kelimesini bütünüyle reddetmeden, onu daha geniş bir kurucu ilişkiye dönüştürme iddiası taşıyor. 

Somali: “Yardım”dan “devlet kapasitesi”ne uzanan çizgi

Türkiye’nin Afrika’daki en sembolik dosyalarından biri Somali. Çünkü Afrika'nın stratejik öneme sahip ülkesinde yalnızca bir insani yardım hikayesi yazılmadı, aynı zamanda bir devlet kapasitesi inşa edildi. Somali’de güvenlik sorunu, hem silahlı gruplarla çatışma meselesi hem de devletin, güvenlik kurumlarını ayakta tutabilme ve toplumun güven duygusunu yeniden üretebilme meselesiydi.

Türkiye’nin uzun yıllardır yürüttüğü askeri eğitim programları, Somali’nin kurumsal güvenlik mimarisine yapılan doğrudan bir yatırım.

[Türk silahlı kuvvetleri, Somali'nin barış ve istikrarı için TURKSOM Askeri Eğitim Üssü'nde 2017'den beri Somalili askerlere yönelik eğitim faaliyetleri yürütüyor. Fotoğraf: AA]

Somali hattını güçlü kılan şey, bu eğitim ve kapasite yaklaşımının tek başına bırakılmaması. Türkiye’nin Somali’deki varlığı, zaman zaman ekonomik projelerle, zaman zaman altyapı ve sağlık alanındaki temasla, zaman zaman diplomatik destekle birlikte yürüdü. Bu çok katmanlı zemin, Somali’deki ilişkiyi “tek seferlik bir yardım kampanyası” olmaktan çıkarıp, uzun soluklu bir ortaklık anlatısına dönüştürdü. Üstelik bu ortaklık, kolay bir coğrafyada kurulmadı. Güvenlik riskinin yüksek olduğu, kurumların kırılgan olduğu bir ülkede, sürdürülebilirlik iddiası başlı başına önemli bir fark yarattı.

Libya: Kriz yönetimi ve denge dili

Türkiye’nin Afrika’daki konumunu yalnızca kalkınma ve eğitim üzerinden okumak eksik kalır. Çünkü bazı dosyalar, doğası gereği kriz yönetimi ve diplomasi kapasitesi gerektirir. Libya, bunun en açık örneği. Libya’da yaşanan ayrışmalar, rekabet halindeki siyasi merkezler, milis yapıların ağırlığı ve dış aktörlerin müdahaleleri, ülkeyi “Afrika dosyası” olmaktan çıkarıp, Akdeniz’in güvenlik ve enerji dengelerini etkileyen bir başlık haline getirdi.

Türkiye’nin Libya’da öne çıkardığı şey, çoğu zaman “denge kurma” iddiası.

Sahadaki bir tarafı güçlendirirken diğer taraflarla konuşma kanallarını da tümden kapatmayan, krizleri çözüme kavuşturan diplomatik temasları devreye sokan, Libya’yı tamamen çökecek bir iç savaş eşiğinden uzak tutmaya çalışan bir yaklaşım.

[Türkiye, Trablus'un kuşatılmasında karşısında yer aldığı Libya'nın doğusundaki güçlerle yakın ilişkiler geliştiriyor. Bu ülkedeki bölünmüşliğe yapılan en büyük katkılardan biri. Fotoğraf: AA]

Burada “ortaklık” kelimesi, salt ekonomik anlaşmaların ötesinde bir anlam kazanıyor. Libya’da ortaklık, aynı zamanda istikrarı ayakta tutacak bir siyasi zeminin parçası olabilmek.

Libya başlığı, Türkiye’nin Afrika’da bölgesel krizleri yönetebilen, diplomasiyi sahaya değdiren bir aktör olarak görüldüğünü gösteriyor. Afrika’daki yeni dilin bir boyutu da bu: Etkili olmanın yolu çözüm üretme kapasitenizle de doğrudan ilgili.

Cezayir: Ortaklığın ekonomik omurgası ve kurumsal hedefler

Türkiye’nin Afrika’daki “ortaklık” modelini tamamlayan ana sütunlardan biri de Cezayir. Çünkü burada hikâye, insani yardımdan veya güvenlikten ziyade, ticaret, yatırım, üretim ve enerji gibi başlıklarda kurumsal hedefler üzerinden yürüyor. Cezayir, Afrika’nın kuzeyinde hem siyasi ağırlığı hem enerji kapasitesi hem de pazar büyüklüğüyle farklı bir yere sahip. Türkiye-Cezayir ilişkisi de bu nedenle daha “ekonomik omurga” niteliği taşıyor.

Afrika’daki yeni dönemde birçok ülke, dış aktörlerle ilişki kurarken “yatırım ve üretim” kelimelerini daha yüksek sesle dile getiriyor. Yani dış ortakları sadece mal satan ya da proje yapan aktörler olarak görmek istemiyorlar, bilakis kendi ekonomilerinde üretim ve istihdam üreten, teknoloji ve sermaye getiren ortaklar olarak görmek istiyor. Türkiye’nin Cezayir’le ilişkisi, bu talebin karşılığı olabilecek başlıklara sahip olduğu için kritik önemde. Ticaret hacmini büyütme hedefleri, doğrudan yatırımlar, sanayi iş birlikleri ve enerji alanındaki görüşme başlıkları, ortaklığın “kalkınma” kısmını somutlaştırıyor.

Fransa ve Rusya rekabeti: Çöken güvenlik mimarisi ve yeni arayışlar

Bölgenin yani arayışında etkili olan bir faktör ise rekabet. Örneğin Fransa-Rusya rekabeti Afrika’daki dönüşümün en çok görünür olduğu alanlardan biri. Fransa’nın Sahel hattındaki varlığı, uzun yıllar boyunca “terörle mücadele” ve “istikrar” iddiası üzerine oturdu.

Fransa’nın burada kalma motivasyonunu etkisini koruma arzusu ve ekonomik çıkarlar üzerinden okumak yerinde olur.

Fakat sahadaki sonuçlar, Fransa’nın kurduğu mimarinin artık toplum nezdinde karşılık bulmadığını gösterdi. Güvenlik sağlanamadığında, askeri varlığın meşruiyeti de zayıfladı. Meşruiyet zayıfladığında, sokakların dili sertleşti. Dil sertleştikçe, siyasi elitler pozisyon değiştirdi ve askeri anlaşmalar birbiri ardına tartışmaya açıldı. Böylece Fransa’nın Sahel’deki düzeni, zincirleme kopuşlarla çözüldü.

[Orta Afrika Cumhuriyeti'nde bölge halkı duvarlara, ''Fransa'ya hayır'' yazarak Fransız askerlerine öfkelerini dile getiriyor. Fotoğraf: AA]

Bu çözülme, Rusya'ya alan açtı. Rusya’nın sunduğu model, Fransa’nın modelinin aynısı değildi.

Rusya daha çok, güvenliği hızlı biçimde toparlama, rejim güvenliğini sağlama ve kısa vadeli askeri destek üzerinden ilişki kurdu. Paralı milis gücü Wagner sonrası dönemde Moskova’nın bu alanı daha kurumsal yapılara bağlama arayışı, rekabetin yeni bir evreye geçtiğini gösterdi. Bu model, bazı yönetimler için cazip, çünkü hızlı sonuç vaadi taşıyor. Ama aynı zamanda uzun vadede bağımlılık, şeffaflık ve toplumsal meşruiyet gibi soruları da beraberinde getiriyor.

Fransa-Rusya rekabeti, Afrika’daki “yardım değil ortaklık” tartışmasını daha da keskinleştiriyor. Kıta, güvenlik ihtiyacını inkâr etmiyor ama güvenlik ihtiyacı üzerinden kurulan ilişkilerin de yeni bir bağımlılık döngüsü yaratmasını istemiyor. Bu nedenle Afrika’da “yeni dönem” denildiğinde, sadece aktörlerin değişmesi değil, ilişkinin doğasının değişmesi konuşuluyor.

Çin’in uzun oyunu: Altyapı, finansman, maden ve pazarlık gücü

Çin’in Afrika’daki rolü ise, konuya yeni bir sayfa açıyor. Çin, sahaya çoğu zaman ideolojik bir söylemle girmiyor, genellikle altyapı ve finansmanla varlık kazanıyor. Yollar, limanlar, enerji hatları, telekom altyapısı, sanayi bölgeleri ve kritik maden zincirleri… Çin’in Afrika’daki varlığının, kısa vadeli bir hamle olarak okunmaması gerekiyor. Pekin'in uzun vadeli bir ekosistem kurma girişimi net olarak görülüyor.

[Çin'e en çok borcu olan 20 ülkenin 11'i Afrika kıtasından. Fotoğraf: Reuters]

Fakat bu model de tartışmasız değil. Kredi ilişkilerinin ülke ekonomilerini nasıl etkilediği, projelerin yerel istihdama ne kadar dönüştüğü, borç baskısının siyasi karar alma süreçlerini nasıl etkilediği gibi sorular büyüyor. Çin’in “uzun oyun”u, Afrika ülkelerine bir pazarlık gücü de veriyor. Zira Çin’in varlığı, Batı’nın ve diğer aktörlerin kıtaya bakışını değiştiriyor. Yani Çin, Afrika için hem bir fırsat, hem de dikkatle yönetilmesi gereken bir bağımlılık riski olarak okunuyor.

Türkiye’nin Afrika’daki farkı da burada yeniden görünür hale geliyor: Türkiye’nin kurduğu ilişki, Çin’le aynı “kredi-altyapı” ekseninde birebir yarışmak yerine, eğitim, kurum kapasitesi, ticaret ve diplomasi bileşimiyle farklı bir ortaklık dili üretiyor. Bu, Afrika’nın tek bir modele mahkûm olmadığını gösteren bir çeşitlilik alanı.

Tek gerçek: Afrika değişiyor

Afrika’nın bugün geldiği yer, “yardım bitti” gibi kolay bir cümleyle anlatılamaz.  Yükselen kıta hâlâ krizler yaşıyor ve bazı alanlarda insani yardım hayati önem taşıyor. Fakat Afrika’nın esas değişimi, yardımın tek başına “meşruiyet üreten” bir ilişki biçimi olmaktan çıkmasında yatıyor. Kıta artık, dış aktörlerle ilişkide daha fazla şeffaflık, daha fazla karşılıklılık, daha fazla kurum inşası ve daha fazla ekonomik üretim istiyor.

Türkiye’nin ana blok olarak öne çıkmasının nedeni de tam burada saklı. Türkiye birçok ülkede, ilişkiyi tek bir başlığa sıkıştırmadan, sahaya temas eden ve kurum kapasitesine dokunan ortaklıklar kurabildiği ölçüde öne çıkıyor. Somali’de devlet kapasitesine temas eden eğitim hattı, Libya’da denge ve diplomasi dili, Cezayir’de ekonomik omurga ve yatırım perspektifi, Türkiye’nin “yardım değil ortaklık” fikrini sadece slogan olmaktan çıkarıp, somut bir ilişki biçimine dönüştürmesine yardımcı oluyor.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:86
embedKaynak:https://www.trthaber.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Ocak 2026 18:10 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kemikli rampalarında bayram dönüşü yoğunluğu gece de sürdü Tatil dönüşü Karadeniz yolunda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu Karabük Haberleri

30 Mayıs 2026 00:37see153

Kemikli rampalarında gece mesaisi kamerada: Araç kuyruğunun sonu bitmek bilmedi VİDEO İZLE

30 Mayıs 2026 00:52see149

Hamas: Barış Konseyi İsrail’in Gazze’de işgali genişletme planına ilişkin net tutum sergilemeli

30 Mayıs 2026 00:20see149

İspanya da siyasi deprem! Sanchez in yakın çevresi hedefte... Uzman isim krizin perde arkasını açıkladı

29 Mayıs 2026 16:11see147

Kılıçdaroğlu nun karşılama müziği Cumhurbaşkanı Erdoğan dan kopyalandı

29 Mayıs 2026 14:32see144

Dört yıllık evlilik ikisine de çok yaramış: Uyumlu çift diye işte buna denir... Aşklarıyla beraber kiloları da arttı

29 Mayıs 2026 17:44see142

Tek hamlede kusursuz temizlik Philips dikey süpürgede yılın indirimi

29 Mayıs 2026 14:36see139

İsrail den dünyayı ayağa kaldıracak hamle: Kritik noktada askeri üs kuracaklar

29 Mayıs 2026 17:18see139

Murat Ergin den Dünya Kupası na özel İngilizce şarkı!

30 Mayıs 2026 16:30see137

İstiklal Marşı Uygulaması Devam Ediyor

29 Mayıs 2026 21:58see137

MotoGP nin İtalya daki sprint yarışında Toprak Razgatlıoğlu, 17. oldu

30 Mayıs 2026 17:04see136

Medya gerçekleri Sözcü Gazetesi

30 Mayıs 2026 05:02see136

Kaybolan küçükbaş hayvanları jandarma buldu

30 Mayıs 2026 17:12see136

Schengen vizesine fahiş fiyat eleştirisi Ekonomi Haberleri

30 Mayıs 2026 04:05see135

e ticaretin kargo şampiyonu Tuzla

29 Mayıs 2026 13:04see135

Yaz aylarında en çok bu turşular talep görüyor Eskişehir Haberleri

30 Mayıs 2026 17:52see134

Eski eşi Deniz Uğur Reha Muhtar’ın hastaneye kaldırıldığını duyurdu Sözcü Gazetesi

30 Mayıs 2026 00:07see133

Avrupa da ölümcül mayıs sıcakları: Yüzyıllık rekorlar altüst oldu

30 Mayıs 2026 16:47see128

ABD den İran açıklaması: Gerekirse saldırıları yeniden başlatırız

30 Mayıs 2026 11:29see127

Nice, Ligue 1’de kaldı!

30 Mayıs 2026 00:18see127
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları