Ankara24.com
close
up
Menu

İKSV Genç Sanatçı Fonu na 310 Sterlin destek

Seda Sayan dan kadınlara hayat tavsiyesi: Kendi paranızı kazanın

SpaceX in canlı yayınında gizemli cisim: Önce kameraya takıldı, sonra kayboldu

4 0 sonrası konuştu: Kolay değil!

AÖF kayıt yenileme tarihleri: AÖF kayıt yenileme ve ders seçimi nasıl yapılır, kayıt yenileme son gün ne zaman?

Ankara kapalı yollar listesi: 13 Ekim Ankara’da hangi yollar, saat kaça kadar kapalı?

Doğu Kudüs te ruhsat engeli iki Filistinli aileyi evlerini elleriyle yıkmaya zorladı

Trump ın en büyük bağışçısı bir kez daha Elon Musk oldu: Para musluklarını açtı

Ormanda kaybolun kişi, termal kamera ile yeri saptanarak kurtarıldı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi nden Nuri Sesigüzel e anlamlı vefa

Fenerbahçe arkasına bakmadan gönderdi! Performansıyla Premier Lig i salladı Sözcü Gazetesi

ABD Başkanı Trump: Husiler yanlış işler yapıyorlar hem de çok yanlış

Parti yeni olsa da zihniyet aynı dedirten hareket! CHP’nin bankadaki parasını götürdüler

Somalili Sagal Abdi Wali den tarihi başarı! İngiltere de Kur an ı Kerim ile yemin etti

Süper Lig in iki devinden deplasman yasağı açıklaması Sözcü Gazetesi

Dubai’de idam cezasıyla karşı karşıya kalan fenomenin ailesi endişeli: Duruşma ertelendi, telefon görüşmeleri kısıtlandı

Cemil Tugay’dan Kılıçdaroğlu’na ‘anket’ yanıtı: 22 kez görüştük, bir kez bile şikayette bulunmadı

Hürmüz Boğazı’nda 4 ticari gemiye saldırı

Bakan Bak, Kırıkkale de Yeni Spor Kompleksi nin açılışını gerçekleştirdi

Kahramanmaraş ta iki kardeşin silahlı saldırısında 2 yaralı

Afrika’da yeni dönem: Yardım değil, ortaklık modeli öne çıkıyor

Afrika’da yeni dönem: Yardım değil, ortaklık modeli öne çıkıyor

Ankara24.com, Trthaber kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Yükselen kıta Afrika’nın son yıllardaki büyük dönüşümü, dış aktörlerin kıtaya “ne yapmak istediği” kadar, Afrika toplumlarının ve yönetimlerinin artık “neyi kabul etmediği” üzerinden okunuyor. Çünkü kıta, uzun süre yardım paketleriyle, güvenlik operasyonlarıyla, kredi anlaşmalarıyla, seçim takvimleriyle ve kriz manşetleriyle anıldı. Oysa bugün sahada, özellikle genç nüfusun ve şehirli orta sınıfların bakışında büyük bir değişim gözleniyor.

Öyle ki, eskiden Fransız nüfuzu altındaki Sahel bölgesinde güvenliğin çöktüğü, bazı ülkelerde ordunun siyasetin merkezine oturduğu, göç baskısının arttığı, borç sarmalının ağırlaştığı bir dönemde Afrika, dış aktörlerle ilişki kurmanın maliyetini ve kazancını daha soğukkanlı hesaplıyor. Bu nedenle bugün “yardım” kelimesi eskisi kadar güçlü bir meşruiyet üretmiyor. Zira yardım, çoğu zaman anlık bir nefes aldırırken, kalıcı çözümü kurumların ayağa kalkmasına, ekonominin üretim kapasitesine ve güvenlik mimarisinin yerelleşmesine bırakıyor.

Tam da bu noktada kıtanın önüne farklı modeller çıkıyor. Fransa, uzun yıllar boyunca kurduğu ilişkileri güvenlik, dil-kültür bağları, diplomatik ağlar ve ekonomik çıkarlar üzerinden taşıdı. Rusya, daha çok doğrudan güvenlik ve rejim korunması merkezli bir hatla sahaya indi. Çin, altyapı ve finansman üzerinden uzun vadeli bir ekonomik ekosistem kurdu. Türkiye ise bu tabloda, tek bir alana sıkışmadan, insani temasla başlayan ama orada kalmayan, eğitimden güvenliğe, ticaretten diplomasiye uzanan bir “kapasite ortaklığı” diliyle farklı bir kulvar açtı.

Bugün Afrika, dış aktörlerden önce kendi önceliklerini yeniden tanımlıyor ve “yardım”dan çok “ortaklık” kelimesinin peşine düşüyor. Çünkü ortaklık, yerel kurumların güçlenmesini, karşılıklı çıkarın şeffaflaşmasını ve ilişkinin tek taraflı bir hiyerarşiden çıkmasını vaat ediyor.

Türkiye’nin farklılaşan yaklaşımı: Yereli güçlendiren ortaklık

Türkiye’nin Afrika’daki yükselen görünürlüğü, hem resmi kurumlarının artan sayısıyla hem de ilişki kurduğu dosyalarda birden fazla başlığı aynı anda taşımasıyla ortaya çıkıyor. Bazı aktörler kıtaya güvenlik merceğinden bakar ve güvenlik çöktüğünde tüm strateji tökezler, bazıları altyapı ve finansman üzerinden ilerler, fakat borç tartışması büyüdüğünde ilişkiler gerilir, bazıları tarihsel bağlarını öne çıkarır, ancak toplumun değişen duygusu bu bağları zayıflatır.

Türkiye’nin farkı, bu alanların birini seçip diğerlerini dışlamamasında, güvenliği konuşurken eğitimi, ticareti konuşurken diplomatik dili, kriz yönetimini konuşurken insani teması aynı çerçevede sürdürebilmesinde belirginleşiyor.

[Türkiye'nin arabuluculuğuyla Somali ile Etiyopya arasında Ankara Bildirisi imzalandı. Türkiye'nin kıtadaki diplomatik gücünü göstermesi açısından önemli bir adımdı. Fotoğraf: AA]

Bu yaklaşımın Afrika’da karşılık bulmasının bir nedeni de, Türkiye’nin birçok ülkede “senin yerine yaparım” iddiasını benimsememiş olmasında saklı. Bu model, “seninle birlikte kurarım” iadealini öne çıkarıyor. Bu, kulağa basit gelebilir ama sahada bunun karşılığı, eğitim programlarında, güvenlik kapasitesi inşasında, kamu kurumlarıyla yürütülen projelerde ve ticari ilişkilerin kurumsal zemine oturtulmasında görülüyor. Türkiye’nin Afrika anlatısı, tam da bu yüzden “yardım” kelimesini bütünüyle reddetmeden, onu daha geniş bir kurucu ilişkiye dönüştürme iddiası taşıyor. 

Somali: “Yardım”dan “devlet kapasitesi”ne uzanan çizgi

Türkiye’nin Afrika’daki en sembolik dosyalarından biri Somali. Çünkü Afrika'nın stratejik öneme sahip ülkesinde yalnızca bir insani yardım hikayesi yazılmadı, aynı zamanda bir devlet kapasitesi inşa edildi. Somali’de güvenlik sorunu, hem silahlı gruplarla çatışma meselesi hem de devletin, güvenlik kurumlarını ayakta tutabilme ve toplumun güven duygusunu yeniden üretebilme meselesiydi.

Türkiye’nin uzun yıllardır yürüttüğü askeri eğitim programları, Somali’nin kurumsal güvenlik mimarisine yapılan doğrudan bir yatırım.

[Türk silahlı kuvvetleri, Somali'nin barış ve istikrarı için TURKSOM Askeri Eğitim Üssü'nde 2017'den beri Somalili askerlere yönelik eğitim faaliyetleri yürütüyor. Fotoğraf: AA]

Somali hattını güçlü kılan şey, bu eğitim ve kapasite yaklaşımının tek başına bırakılmaması. Türkiye’nin Somali’deki varlığı, zaman zaman ekonomik projelerle, zaman zaman altyapı ve sağlık alanındaki temasla, zaman zaman diplomatik destekle birlikte yürüdü. Bu çok katmanlı zemin, Somali’deki ilişkiyi “tek seferlik bir yardım kampanyası” olmaktan çıkarıp, uzun soluklu bir ortaklık anlatısına dönüştürdü. Üstelik bu ortaklık, kolay bir coğrafyada kurulmadı. Güvenlik riskinin yüksek olduğu, kurumların kırılgan olduğu bir ülkede, sürdürülebilirlik iddiası başlı başına önemli bir fark yarattı.

Libya: Kriz yönetimi ve denge dili

Türkiye’nin Afrika’daki konumunu yalnızca kalkınma ve eğitim üzerinden okumak eksik kalır. Çünkü bazı dosyalar, doğası gereği kriz yönetimi ve diplomasi kapasitesi gerektirir. Libya, bunun en açık örneği. Libya’da yaşanan ayrışmalar, rekabet halindeki siyasi merkezler, milis yapıların ağırlığı ve dış aktörlerin müdahaleleri, ülkeyi “Afrika dosyası” olmaktan çıkarıp, Akdeniz’in güvenlik ve enerji dengelerini etkileyen bir başlık haline getirdi.

Türkiye’nin Libya’da öne çıkardığı şey, çoğu zaman “denge kurma” iddiası.

Sahadaki bir tarafı güçlendirirken diğer taraflarla konuşma kanallarını da tümden kapatmayan, krizleri çözüme kavuşturan diplomatik temasları devreye sokan, Libya’yı tamamen çökecek bir iç savaş eşiğinden uzak tutmaya çalışan bir yaklaşım.

[Türkiye, Trablus'un kuşatılmasında karşısında yer aldığı Libya'nın doğusundaki güçlerle yakın ilişkiler geliştiriyor. Bu ülkedeki bölünmüşliğe yapılan en büyük katkılardan biri. Fotoğraf: AA]

Burada “ortaklık” kelimesi, salt ekonomik anlaşmaların ötesinde bir anlam kazanıyor. Libya’da ortaklık, aynı zamanda istikrarı ayakta tutacak bir siyasi zeminin parçası olabilmek.

Libya başlığı, Türkiye’nin Afrika’da bölgesel krizleri yönetebilen, diplomasiyi sahaya değdiren bir aktör olarak görüldüğünü gösteriyor. Afrika’daki yeni dilin bir boyutu da bu: Etkili olmanın yolu çözüm üretme kapasitenizle de doğrudan ilgili.

Cezayir: Ortaklığın ekonomik omurgası ve kurumsal hedefler

Türkiye’nin Afrika’daki “ortaklık” modelini tamamlayan ana sütunlardan biri de Cezayir. Çünkü burada hikâye, insani yardımdan veya güvenlikten ziyade, ticaret, yatırım, üretim ve enerji gibi başlıklarda kurumsal hedefler üzerinden yürüyor. Cezayir, Afrika’nın kuzeyinde hem siyasi ağırlığı hem enerji kapasitesi hem de pazar büyüklüğüyle farklı bir yere sahip. Türkiye-Cezayir ilişkisi de bu nedenle daha “ekonomik omurga” niteliği taşıyor.

Afrika’daki yeni dönemde birçok ülke, dış aktörlerle ilişki kurarken “yatırım ve üretim” kelimelerini daha yüksek sesle dile getiriyor. Yani dış ortakları sadece mal satan ya da proje yapan aktörler olarak görmek istemiyorlar, bilakis kendi ekonomilerinde üretim ve istihdam üreten, teknoloji ve sermaye getiren ortaklar olarak görmek istiyor. Türkiye’nin Cezayir’le ilişkisi, bu talebin karşılığı olabilecek başlıklara sahip olduğu için kritik önemde. Ticaret hacmini büyütme hedefleri, doğrudan yatırımlar, sanayi iş birlikleri ve enerji alanındaki görüşme başlıkları, ortaklığın “kalkınma” kısmını somutlaştırıyor.

Fransa ve Rusya rekabeti: Çöken güvenlik mimarisi ve yeni arayışlar

Bölgenin yani arayışında etkili olan bir faktör ise rekabet. Örneğin Fransa-Rusya rekabeti Afrika’daki dönüşümün en çok görünür olduğu alanlardan biri. Fransa’nın Sahel hattındaki varlığı, uzun yıllar boyunca “terörle mücadele” ve “istikrar” iddiası üzerine oturdu.

Fransa’nın burada kalma motivasyonunu etkisini koruma arzusu ve ekonomik çıkarlar üzerinden okumak yerinde olur.

Fakat sahadaki sonuçlar, Fransa’nın kurduğu mimarinin artık toplum nezdinde karşılık bulmadığını gösterdi. Güvenlik sağlanamadığında, askeri varlığın meşruiyeti de zayıfladı. Meşruiyet zayıfladığında, sokakların dili sertleşti. Dil sertleştikçe, siyasi elitler pozisyon değiştirdi ve askeri anlaşmalar birbiri ardına tartışmaya açıldı. Böylece Fransa’nın Sahel’deki düzeni, zincirleme kopuşlarla çözüldü.

[Orta Afrika Cumhuriyeti'nde bölge halkı duvarlara, ''Fransa'ya hayır'' yazarak Fransız askerlerine öfkelerini dile getiriyor. Fotoğraf: AA]

Bu çözülme, Rusya'ya alan açtı. Rusya’nın sunduğu model, Fransa’nın modelinin aynısı değildi.

Rusya daha çok, güvenliği hızlı biçimde toparlama, rejim güvenliğini sağlama ve kısa vadeli askeri destek üzerinden ilişki kurdu. Paralı milis gücü Wagner sonrası dönemde Moskova’nın bu alanı daha kurumsal yapılara bağlama arayışı, rekabetin yeni bir evreye geçtiğini gösterdi. Bu model, bazı yönetimler için cazip, çünkü hızlı sonuç vaadi taşıyor. Ama aynı zamanda uzun vadede bağımlılık, şeffaflık ve toplumsal meşruiyet gibi soruları da beraberinde getiriyor.

Fransa-Rusya rekabeti, Afrika’daki “yardım değil ortaklık” tartışmasını daha da keskinleştiriyor. Kıta, güvenlik ihtiyacını inkâr etmiyor ama güvenlik ihtiyacı üzerinden kurulan ilişkilerin de yeni bir bağımlılık döngüsü yaratmasını istemiyor. Bu nedenle Afrika’da “yeni dönem” denildiğinde, sadece aktörlerin değişmesi değil, ilişkinin doğasının değişmesi konuşuluyor.

Çin’in uzun oyunu: Altyapı, finansman, maden ve pazarlık gücü

Çin’in Afrika’daki rolü ise, konuya yeni bir sayfa açıyor. Çin, sahaya çoğu zaman ideolojik bir söylemle girmiyor, genellikle altyapı ve finansmanla varlık kazanıyor. Yollar, limanlar, enerji hatları, telekom altyapısı, sanayi bölgeleri ve kritik maden zincirleri… Çin’in Afrika’daki varlığının, kısa vadeli bir hamle olarak okunmaması gerekiyor. Pekin'in uzun vadeli bir ekosistem kurma girişimi net olarak görülüyor.

[Çin'e en çok borcu olan 20 ülkenin 11'i Afrika kıtasından. Fotoğraf: Reuters]

Fakat bu model de tartışmasız değil. Kredi ilişkilerinin ülke ekonomilerini nasıl etkilediği, projelerin yerel istihdama ne kadar dönüştüğü, borç baskısının siyasi karar alma süreçlerini nasıl etkilediği gibi sorular büyüyor. Çin’in “uzun oyun”u, Afrika ülkelerine bir pazarlık gücü de veriyor. Zira Çin’in varlığı, Batı’nın ve diğer aktörlerin kıtaya bakışını değiştiriyor. Yani Çin, Afrika için hem bir fırsat, hem de dikkatle yönetilmesi gereken bir bağımlılık riski olarak okunuyor.

Türkiye’nin Afrika’daki farkı da burada yeniden görünür hale geliyor: Türkiye’nin kurduğu ilişki, Çin’le aynı “kredi-altyapı” ekseninde birebir yarışmak yerine, eğitim, kurum kapasitesi, ticaret ve diplomasi bileşimiyle farklı bir ortaklık dili üretiyor. Bu, Afrika’nın tek bir modele mahkûm olmadığını gösteren bir çeşitlilik alanı.

Tek gerçek: Afrika değişiyor

Afrika’nın bugün geldiği yer, “yardım bitti” gibi kolay bir cümleyle anlatılamaz.  Yükselen kıta hâlâ krizler yaşıyor ve bazı alanlarda insani yardım hayati önem taşıyor. Fakat Afrika’nın esas değişimi, yardımın tek başına “meşruiyet üreten” bir ilişki biçimi olmaktan çıkmasında yatıyor. Kıta artık, dış aktörlerle ilişkide daha fazla şeffaflık, daha fazla karşılıklılık, daha fazla kurum inşası ve daha fazla ekonomik üretim istiyor.

Türkiye’nin ana blok olarak öne çıkmasının nedeni de tam burada saklı. Türkiye birçok ülkede, ilişkiyi tek bir başlığa sıkıştırmadan, sahaya temas eden ve kurum kapasitesine dokunan ortaklıklar kurabildiği ölçüde öne çıkıyor. Somali’de devlet kapasitesine temas eden eğitim hattı, Libya’da denge ve diplomasi dili, Cezayir’de ekonomik omurga ve yatırım perspektifi, Türkiye’nin “yardım değil ortaklık” fikrini sadece slogan olmaktan çıkarıp, somut bir ilişki biçimine dönüştürmesine yardımcı oluyor.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:110
embedKaynak:https://www.trthaber.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Ocak 2026 18:10 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

İKSV Genç Sanatçı Fonu na 310 Sterlin destek

13 Ekim 2026 01:08see199

Seda Sayan dan kadınlara hayat tavsiyesi: Kendi paranızı kazanın

13 Ekim 2026 00:12see196

SpaceX in canlı yayınında gizemli cisim: Önce kameraya takıldı, sonra kayboldu

13 Ekim 2026 01:34see196

4 0 sonrası konuştu: Kolay değil!

13 Ekim 2026 00:08see195

AÖF kayıt yenileme tarihleri: AÖF kayıt yenileme ve ders seçimi nasıl yapılır, kayıt yenileme son gün ne zaman?

13 Ekim 2026 00:09see191

Ankara kapalı yollar listesi: 13 Ekim Ankara’da hangi yollar, saat kaça kadar kapalı?

13 Ekim 2026 01:45see190

Doğu Kudüs te ruhsat engeli iki Filistinli aileyi evlerini elleriyle yıkmaya zorladı

13 Ekim 2026 00:56see189

Trump ın en büyük bağışçısı bir kez daha Elon Musk oldu: Para musluklarını açtı

13 Ekim 2026 01:18see188

Ormanda kaybolun kişi, termal kamera ile yeri saptanarak kurtarıldı

13 Ekim 2026 00:03see187

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi nden Nuri Sesigüzel e anlamlı vefa

13 Ekim 2026 00:41see184

Fenerbahçe arkasına bakmadan gönderdi! Performansıyla Premier Lig i salladı Sözcü Gazetesi

13 Ekim 2026 00:10see177

ABD Başkanı Trump: Husiler yanlış işler yapıyorlar hem de çok yanlış

13 Ekim 2026 00:25see175

Parti yeni olsa da zihniyet aynı dedirten hareket! CHP’nin bankadaki parasını götürdüler

13 Ekim 2026 03:01see173

Somalili Sagal Abdi Wali den tarihi başarı! İngiltere de Kur an ı Kerim ile yemin etti

13 Ekim 2026 01:17see172

Süper Lig in iki devinden deplasman yasağı açıklaması Sözcü Gazetesi

13 Ekim 2026 00:31see169

Dubai’de idam cezasıyla karşı karşıya kalan fenomenin ailesi endişeli: Duruşma ertelendi, telefon görüşmeleri kısıtlandı

13 Ekim 2026 01:07see169

Cemil Tugay’dan Kılıçdaroğlu’na ‘anket’ yanıtı: 22 kez görüştük, bir kez bile şikayette bulunmadı

13 Ekim 2026 00:07see167

Hürmüz Boğazı’nda 4 ticari gemiye saldırı

13 Ekim 2026 03:38see166

Bakan Bak, Kırıkkale de Yeni Spor Kompleksi nin açılışını gerçekleştirdi

13 Ekim 2026 00:31see164

Kahramanmaraş ta iki kardeşin silahlı saldırısında 2 yaralı

13 Ekim 2026 01:13see161
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları