ABD ve İran’dan dünya barış bekliyor
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
ABD ve İsrail’in 86 gün önce İran’a yönelik saldırısıyla başlayan ve dünya ekonomisini altüst eden savaşta sona yaklaşıldığına ilişkin umutlar önceki gün ABD Başkanı Donald Trump’ın “İran’la anlaşmanın çok yakın olduğunu” açıklamasının ardından yeniden canlandı. Ancak Trump dün de “acele etmeyeceğiz” derken, 60 günlük mutabakat zaptının ayrıntılarına ilişkin belirsizlik sürüyor. Washington, Tahran’ın “asla nükleer silaha sahip olamayacağı” yönündeki tutumunu sürdürüyor. 8 Nisan’da taraflar arasında ilan edilen ateşkesten bu yana müzakere masasında nükleer programı ve Hürmüz Boğazı konusunda taviz yok mesajı veren İran’dan gelen tepkiler de anlaşmanın hâlâ kırılgan bir zeminde ilerlediğine işaret ediyor.
TRUMP: ACELEMİZ YOK
Trump dün yaptığı açıklamada, “Temsilcilerimize bir anlaşma yapmak için acele etmemelerini, zamanın bizden yana olduğunu söyledim” dedi ve mutabakata varılana kadar Hürmüz’deki ABD ablukasının süreceğini vurguladı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan anlaşma için ülkenin ruhani lideri Mücteba Hamaney’in onayının gerektiğini söyledi. Henüz ayrıntılarına dair resmi bilgi paylaşılmayan mutabakatla ilgili, ABD basınına ise çok sayıda iddia yansıdı. ABD merkezli Axios’a göre taraflar, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran’ın petrol satışlarına izin verilmesi ve Tahran’ın nükleer programının sınırlandırılmasına yönelik müzakerelerin sürdürülmesini içeren ve karşılıklı mutabakatla uzatılabilecek 60 günlük bir anlaşma taslağı üzerinde çalışıyor.
KARŞILIKLI TAVİZLER
Habere göre yetkililer, taslak anlaşma kapsamında Boğaz’ın 60 gün boyunca gemi geçişine açık tutulacağını, İran’ın boğaza yerleştirdiği mayınları temizleyeceğini ve gemilerin serbest geçişine izin vereceğini öne sürdü. ABD’nin ise buna karşılık İran limanlarına yönelik ablukayı kaldıracağı ve Tahran’ın petrol satışlarını sürdürebilmesi için bazı yaptırım muafiyetleri sağlayacağı öne sürüldü. Taslakta İsrail ile Hizbullah arasında Lübnan’da süren çatışmaların da “sona ereceğinin belirtildiği” kaydedildi. The New York Times ise anlaşmanın temel unsurlarından birinin İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarından vazgeçmesi olduğunu öne sürdü.
PÜRÜZLER GÖRÜŞÜLÜYOR
Ancak iki tarafın da aylardır süren kriz boyunca karşılıklı olarak birbirini yalanlayan pozisyon aldığı başlıklarda çelişkiler devam ediyor. Axios’a konuşan yetkililer, İran’ın “zenginleştirme faaliyetlerini askıya alma ve nükleer materyallerden vazgeçme konusunda” sözlü taahhüt verdiğini savunuyor. İran’ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı ise “mevcut aşamada nükleer alanda herhangi bir taahhüt verilmediğini” belirtiyor. ABD basınında Hürmüz’deki durumun 30 gün içinde savaş öncesine döneceği öne sürülürken, Tasnim durumun eski haline dönmesi değil, “geçiş yapan gemi sayısının savaş öncesindeki seviyeye dönmesi” olduğunu savunuyor.
SAVAŞ HÂLÂ KAPIDA
Öte yandan uzmanlara göre daha mutabakat zaptına ilişkin ilk ayrıntıların ortaya çıkmasıyla birlikte yaşanan görüş ayrılıkları, anlaşmanın son derece kırılgan bir zeminde şekillendiğine işaret ediyor. Tasnim, ABD’nin İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konusu başta olmak üzere bazı maddelerde “engel çıkarması” sebebiyle Tahran ile Washington arasında imzalanması muhtemel mutabakat zaptının geçersiz olma ihtimalinin bulunduğunu öne sürerken, uzmanlar da, Washington ve Tahran’ın aylardır olduğu gibi yine “nükleer program, yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı” konusunda farklı pozisyonlar alması nedeniyle savaşın yeniden başlaması ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını belirtiyor. Bu arada Axios haber sitesi, ABD Başkanı Trump’ın, İran ile bir anlaşma sağlanırsa, telekonferansa katılan ülke liderlerini İbrahim Anlaşmaları’na katılmaları yönünde teşvik ettiğini öne sürdü.
İRAN ANLAŞMAYI ‘ZAFER’ GÖRÜYOR
TAHRAN yönetimi, Washington ile imzalanması beklenen olası mutabakat zaptını bir “geri adım” değil “zafer” olarak değerlendiriyor. Tahran’dan gelen ilk mesajlar da anlaşmanın kamuoyuna “kazanım olarak anlatılacağına” işaret ediyor. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, Trump’ın önceki gün yaptığı “anlaşmanın yakın olduğu” açıklamasına verdiği dolaylı yanıtta “imparatorun yenildiğini” ima etti. Bekayi, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda “Romalıların zihninde Roma, tartışmasız dünyanın merkeziydi. Ancak İranlılar bu yanılsamayı paramparça etti; Marcus Julius Philippus Perslere karşı doğuya doğru yürüdüğünde, bu sefer Roma zaferiyle sonuçlanmadı, Sasaniler’in şartlarına göre kurulan bir barışla sona erdi: İmparator anlaşmaya varmak zorunda kaldı” ifadelerini kullandı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da dün yaptığı açıklamada, “Tahran ve müzakere ekibinin ülkenin onuru ve gururundan ödün vermeyeceğini” belirtti.
TRUMP İSRAİL’E GÜVENCE VERMİŞ
ABD Başkanı Donald Trump’ı İran’a saldırmaya “ikna ettiği” öne sürülen ancak savaşın uzaması sonrası daha geri planda kalan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün X hesabından yaptığı paylaşımda, “İran ile yapılacak her türlü nihai anlaşmanın nükleer tehdidi ortadan kaldırması gerektiği konusunda” Trump ile mutabık olduklarını ileri sürerek, Trump’ın, “İsrail’in Lübnan dahil tüm cephelerdeki tehditlere karşı kendini savunma hakkını” vurguladığını savundu. New York Times’a konuşan yetkililere göre de Trump, Netanyahu’ya anlaşmanın Tahran’ın nükleer programını tamamen ortadan kaldıracağına ilişkin güvence verdi.
Öte yandan İsrail Kanal 13 televizyonu, Netanyahu’nun, kabine toplantılarında muhtemel ABD-İran anlaşmasıyla ilgili endişesini dile getirdiği ve İsrail’in ‘şu anda Trump’ın kararlarını etkileyecek manevra alanına sahip olmadığını itiraf ettiği’ ifade edildi.
ŞAHİN KANATTAN ANLAŞMAYA TEPKİ VAR
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la nihai barış yolundaki mutabakat zaptının “büyük ölçüde tamamlandığını” açıklaması, Cumhuriyetçi Parti içinde sert bir çatlağı ortaya çıkardı. Senato’daki şahin isimler Lindsey Graham, Roger Wicker ve Ted Cruz, anlaşmanın Tahran’ı güçlendireceğini savundu. Cumhuriyetçi şahinlerin en büyük itirazı, İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesine ve nükleer programına ilişkin net ve bağlayıcı güvencelerin bulunmaması.
‘İRAN’I GÜÇLENDİRİR’
Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Roger Wicker, anlaşmayı en sert eleştiren isimlerden biri oldu. İran’ın iyi niyetine dayanan bir anlaşmanın “felaket olacağını” savunan Wicker, sosyal medya paylaşımında, “Başladığımız işi bitirmeliyiz” ifadesiyle askeri operasyonlara dönülmesi çağrısı yaptı. Tel Aviv destekçisi Senatör Graham ise anlaşmanın Ortadoğu’daki güç dengelerini İran lehine çevireceği uyarısında bulundu. Graham, Hürmüz Boğazı’nın İran tehdidine karşı korunamayacağı düşüncesiyle bir anlaşmaya gidilmesinin Tahran’ı “baskın güç” gibi göstereceğini, bunun da zamanla “İsrail için kâbus” yaratacağını söyledi. Trump’a yakın isimlerden Ted Cruz da mevcut İran rejiminin milyarlarca dolar kazanması, uranyum zenginleştirmeyi sürdürmesi ve nükleer silah geliştirme yoluna girmesinin “felaket bir hata” olacağını savundu.
‘BU DÜŞÜNCE SAÇMALIK’
Trump yönetimi ise eleştirileri geri çevirdi. Rubio, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de yaptığı açıklamada Trump’ın İran konusunda “herkesten daha sert” olduğunu söyledi ve “Başkanın İran’ı nükleer hedefleri açısından daha güçlü hale getirecek bir anlaşmayı kabul edeceği düşüncesi saçmalık” dedi. Beyaz Saray ise Cumhuriyetçi şahinlerin eleştirilerine karşı çıkarak Trump’ın, “diplomatik çözümü tercih ettiğini ve kötü bir anlaşmaya zorlanmayacağını” savundu.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:38
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Mayıs 2026 07:07 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















