ABD nin Güney Amerika ya müdahale tarihi
Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
ABD'nin Venezuela lideri Maduro ile eşini kaçırması, Washington'un Latin Amerika ülkelerine ilk müdahalesi değil. Kendi çıkarları ile uyumlu görmediği iktidarları devirme konusunda ABD'nin dosyası oldukça kabarık.
Venezuela'ya yönelik ABD saldırısı ve otoriter Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşinin yakalanarak ülke dışına kaçırılması, Washington'un Latin Amerika ülkelerine yönelik askerî müdahaleler zincirine yeni bir halka ekledi.
20'nci yüzyılın başından bu yana ABD, "arka bahçesi" olarak gördüğü Latin Amerika ülkelerinin iç işlerine, genellikle kendi çıkarlarını koruma ya da komünist akımları engelleme gerekçesi ile defalarca müdahale etti. Bu müdahaleler bölgenin siyasi ortamına kalıcı biçimde damga vururken, zaman zaman büyük gerilimlere de sebep oldu.
Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası "Soğuk Savaş" olarak adlandırılan dönemde bu müdahaleler gittikçe yoğunlaştı. Amerikan Merkezî İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından desteklenen darbelerle, demokratik bir şekilde iktidara gelmiş, sol eğilimli ya da ABD'ye eleştirel bakan yönetimler düşürüldü. Buna en çarpıcı örneklerden biri, Şili Devlet Başkanı Salvador Allende'nin, 1973 yılında ABD desteğini arkasına alan General Augusto Pinochet'nin darbesi ile iktidarını kaybetmesi oldu.
Şilili darbeci general Augusto Pinochet (1973)Washington bu olaydan üç yıl sonra, 1976'da da Arjantin'deki askerî darbeye destek vererek, ülkenin meşru yönetiminin iktidardan uzaklaştırılmasına neden oldu.
Amerika Birleşik Devletleri, 1970'ler ve 1980'lerde Condor Planı olarak adlandırılan operasyonlarla; Şili, Arjantin, Uruguay, Paraguay, Bolivya ve Brezilya gibi ülkelerde, buradaki askerî rejimlerle koordineli bir biçimde işkenceler, kovuşturmalar ve siyasi suikastlara imza attı. Özellikle sol görüşlüler, sendikacılar ve entelektüeller bu dönemin en büyük mağdur ve kurbanları oldu.
ABD Başkanı Bill Clinton'un iktidarı döneminde, 2000 yılında yayınlanan belgeler, CIA'nın bu olaylardaki varlığını açık bir şekilde ortaya koymuştu.
Bundan tam 36 yıl önce, 3 Ocak 1990'da da, Panama Devlet Başkanı Manuel Antonio Noriega, 1989'da ülkesine saldıran ABD güçlerine teslim olmuştu. 1992'de ABD tarafından yargılanan Noriega, uyuşturucu ticaretinden suçlu bulunmuş ve 2017'de ölene dek cezaevinde kalmıştı.
Çeşitli gerekçe ve bahanelerle Latin Amerika ülkelerinde iktidarların devrilmesinde önemli rol oynayan Washington, birçok ülkede otoriter, ancak ABD yanlısı yönetimlere ise askerî ve ekonomik yardımlarda bulundu. Özellikle Guatemala ve El Salvador gibi Orta Amerika ülkeleri bu destekten uzun yıllar faydalandı. Amerikan yönetimleri bu tür desteklerin de yine, komünizm ve uyuşturucu ticareti ile mücadele amacıyla yapıldığını öne sürdü.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:93
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 03 Ocak 2026 18:41 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















