ABD İsrail ve İran savaşında kamuoyu kararını verdi: Türkiye nin önceliği kendi güvenliği
Haber7 sayfasından elde edilen bilgilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
ABD-İsrail ve İran savaşında kamuoyu kararını verdi: Türkiye'nin önceliği kendi güvenliği
GİRİŞ 05.05.2026 11:45 GÜNCELLEME 05.05.2026 11:45
İlk Yorum Yapan Sen Ol
Haber7-ÖZEL
28 Şubat tarihinde ABD-İsrail birlikte gerçekleştirdiği hava saldırılarında İranlı üst düzey yetkilileri ve dini lideri Ali Hamaney’i öldürmesiyle kriz doruğa ulaştı. Karşılıklı misillemelerin ardından Körfez ülkeleri ve Lübnan’ı içine alan bir bölgesel güvenlik krizi patlak verdi. Savaşın ilerleyen günlerinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması ve enerji tesislerini hedef alması, askeri cepheden küresel ekonomiyi ve enerji piyasalarını hedef alan cepheye geçti.
GENAR Türkiye Raporu’nun Nisan 2026 araştırmasında “Türkiye Kamuoyunda ABD/İsrail-İran Savaşı: Kazananlar ve Kaybedenler” başlığında kamuoyunun nasıl algıladığını çok boyutlu bir şekilde gözler önüne serdi. Ankette katılımcılara; savaşın sorumluluğu, üstünlüğü elinde tutan taraf, savaştan en çok fayda sağlayan ve en çok zarar gören ülkeler gibi birbiriyle ilişkili sorular yöneltilmiştir.
BATI İTTİFAKLARI BİTTİ: KAMUOYU KENDİ KURDUĞU BİRLİĞİ İSTİYOR
Grafik, Türkiye’de dış politika tercihlerinde yönün netleştiğini gösteriyor: Toplum artık “Batı mı Doğu mu?” ikileminden ziyade kendi eksenini kurma fikrine yöneliyor. Nisan 2026’da yüzde 41,4 ile “bağımsız merkez güç olma” seçeneği açık ara öne çıkarken, bu oranın bir ay öncesine göre artması dikkat çekiyor. Türk dünyası yüzde 15,3 ve İslam dünyası yüzde 14,4 gibi alternatif ittifak seçenekleri varlığını korusa da, hiçbirinin tek başına belirleyici bir ağırlık oluşturamaması, toplumun daha çok bağımsız ve çok yönlü bir dış politika arayışında olduğunu ortaya koyuyor.
Öte yandan Batı’ya yönelik ilginin ciddi şekilde zayıfladığı görülüyor. AB ile ittifak yüzde 7,5’e, ABD ile ittifak ise yalnızca yüzde 2’ye gerileyerek oldukça düşük seviyelerde kalıyor. Bu tablo, Batı merkezli dış politika anlayışının toplumsal karşılığının giderek eridiğine işaret ederken, yüzde 13,4’lük “fikrim yok” oranı ise dış politikada yön arayışının tamamen bitmediğini gösteriyor. Ancak genel resim açık: Türkiye’de kamuoyu, ittifaklara eklemlenen değil, kendi ağırlığını koyan bir dış politika vizyonuna daha sıcak bakıyor.
SAVAŞIN SORUMLUSU İSRAİL VE ABDTürkiye’nin diplomatik çabaları desteklemesi, savaşın sona erdirilmesi, ateşkesin uzatılması, görüşmelerin sürdürülmesi, arabulucu görevini üstlenen Pakistan ile yakından temas halinde bulunması ve “yapıcı” olmaya çağırması gibi girişimleri izlediği barış politikalarını gözler önüne sermektedir.
İran savaşının çıkmasının başlıca sorumlularına ilişkin değerlendirmelerde kamuoyu görüşünü oldukça net bir şekilde ortaya koydu.
Grafik, kamuoyunun ABD-İsrail-İran hattındaki olası bir savaşın sorumluluğunu büyük ölçüde Batı eksenine yüklediğini ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 41,9’u İsrail’i, yüzde 36,4’ü ise ABD’yi başlıca sorumlu olarak görürken, İran’ı sorumlu tutanların oranı yalnızca yüzde 1,8’de kalıyor. “Hiçbiri” diyenlerin yüzde 1,3 gibi oldukça düşük bir seviyede olması da, toplumun bu konuda net bir fail algısına sahip olduğunu gösteriyor.
Öte yandan yüzde 18,6’lık “fikrim yok” oranı, hatırı sayılır bir kesimin konuya mesafeli ya da kararsız olduğunu ortaya koysa da genel tablo değişmiyor: Türkiye’de kamuoyu, bölgedeki gerilimlerin sorumluluğunu ağırlıklı olarak İsrail ve ABD’ye atfediyor. Bu durum, dış politika algısında Batı’ya yönelik güvensizliğin ve eleştirel yaklaşımın güçlü bir şekilde devam ettiğine işaret ediyor.
SAVAŞTAN EN ÇOK ZARAR GÖRENTaraflar arasından savaştan en çok zarar görenin kim olduğuna dair değerlendirmeler incelendiğinde İran’ın yüzde 31’lik bir oranla ilk sırada açık ara yer aldığı görülmektedir.
ABD-İsrail-İran savaşında en büyük zararı kimin göreceğine dair algının ağırlıklı olarak İran üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 31,7’si İran’ın en çok zarar göreceğini düşünürken, Türkiye yüzde 14,2 ile ikinci sırada yer alıyor. İsrail yüzde 12,9 ve Arap ülkeleri yüzde 10,5 de önemli ölçüde risk altında görülürken, ABD’nin yalnızca yüzde 5,4 ile daha sınırlı zarar göreceği yönünde bir kanaat öne çıkıyor. Avrupa ülkelerinin yüzde 2,9 gibi düşük bir oranda kalması ise savaşın etkisinin daha çok bölgesel olacağı algısını yansıtıyor.
Öte yandan yüzde 16,5’lik “fikrim yok” oranı, belirsizliğin hala önemli bir yer tuttuğunu ortaya koysa da genel tablo net: Kamuoyuna göre böyle bir çatışmanın en ağır bedelini bölge ülkeleri, özellikle de İran ödeyecek. Türkiye’nin ikinci sırada görülmesi ise, coğrafi ve jeopolitik yakınlık nedeniyle toplumda olası risklerin ciddiye alındığını gösteriyor.
SAVAŞTA EN ÇOK FAYDA GÖRENABD-İsrail-İran savaşında en büyük faydayı kimin göreceğine dair algının ağırlıklı olarak İsrail üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor.
Katılımcıların yüzde 19,6’sı İsrail’in en çok faydayı sağladığını düşünürken, ABD ise yüzde 19,1 ile ikinci sırada yer alıyor. İran yüzde 8,1, Türkiye 4,0, Avrupa ülkeleri 2,8 ve Arap ülkeleri yüzde 1,9 ile savaştan neredeyse hiç fayda sağlayamadığı dikkat çekti. Öte yandan yüzde 34,2’lik fikrim yok ve yüzde 10,3’lük diğer oranları, toplam yüzde 44,5 ile belirsizliğin hala önemli bir yer tuttuğunu ortaya koydu.
TÜRKİYE’NİN ÖNCELİĞİ: KENDİ GÜVENLİĞİ“Türkiye’nin mevcut savaşta önceliği ne olmalı?” sorusuna verilen yanıtlar güvenlik odaklı bir tabloyu ortaya koydu. Katılımcıların dörtte birinden fazlası, Türkiye’nin önceliğinin kendi kara, deniz ve hava sahasının güvenliği olması gerektiğini belirtti.
Grafik incelendiğinde, katılımcılar yüzde 28,7’lik bir oranla Türkiye’nin kendi kara, deniz ve hava sahasının güvenliğini öncelediğini ifade etti. İkinci sırada yüzde 19,5 ile bölgesel güç dengesi ve rekabetteki konumunu korumak, yüzde 16,1’lik oranla komşularıyla iş birliği/dayanışma içerisinde olması, yüzde 9,8 ile NATO ülkeleriyle işbirliği ve dayanışma, yüzde 6,6’lık oranla enerji ve gıdaya erişim, yüzde 5,2 ile dini, mezhepsel ve kültürel bağlar geldi. Yüzde 14,’lik bir oranla fikrim yok ifadesi beyan edildi.
KAYNAK: HABER7
Mücahit Çetin Haber7.com - Editör
Editör Hakkında 1993 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun olduktan sonra Üsküdar Üniversitesi Yeni Medya ve Gazetecilik bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Medya kuruluşlarında gündem ve özel haber editörü olarak görev aldı. Halen Haber7’de özel haber editörü olarak çalışıyor.
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
GÖNDER
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:46
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Mayıs 2026 11:49 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















