ABD İran Son Dakika: Son Durum Ne? Trump’tan Yeni Savaş Açıklaması, Hürmüz’de Kriz ve Ateşkes Görüşmeleri Son Haberler
Sonhaberler sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
ABD-İran son dakika haberleri, Orta Doğu'daki savaşın geleceğine ilişkin belirsizlik sürerken dünya gündeminin ilk sıralarında yer alıyor. ABD Başkanı Donald Trump 22 Ekim'de İran'la savaşa girme kararından pişman olmadığını açıklarken, Tahran yönetimi diplomatik çözüm için şartlarının karşılanmasını istiyor. İki ülke arasındaki dolaylı görüşmeler devam etmesine rağmen Hürmüz Boğazı çevresindeki tanker saldırıları, yeni ekonomik yaptırımlar ve karşılıklı askerî tehditler kalıcı bir barış anlaşmasına ulaşılmasını zorlaştırıyor.
ABD ve İran arasında savaş bitti mi, yeni bir saldırı olacak mı, ateşkes görüşmelerinde son durum ne? 22 Ekim 2026 itibarıyla erişilebilen açıklamalar, nihai bir barış anlaşmasının henüz sağlanmadığını gösteriyor. Pakistan ve Katar arabuluculuğunda diplomatik temaslar sürerken Washington, İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemeyi temel önceliği olarak açıklıyor. Tahran ise deniz ablukasının kaldırılmasını, ekonomik baskının hafifletilmesini ve güvenlik taleplerinin karşılanmasını istiyor.
ABD-İRAN SON DAKİKA: 22 EKİM 2026 İTİBARIYLA SON DURUM NE?
Dolaylı müzakereler devam ediyor.
İran Dışişleri Bakanı, görüşmelerin Pakistan ve Katar gibi arabulucular üzerinden sürdüğünü açıkladı.
Hürmüz Boğazı'ndaki kriz çözülemedi.
Ticari gemilere yönelik saldırı raporları ve deniz trafiğindeki kısıtlamalar devam ediyor.
ABD ekonomik baskıyı artırıyor.
21 Ekim'de İran'ın deniz taşımacılığı bağlantılarına yeni yaptırımlar getirildi.
Kalıcı barış anlaşması henüz yok.
Tarafların görüş ayrılıkları sürüyor. Yeni kapsamlı saldırı ihtimali de tamamen ortadan kalkmış değil.
TRUMP'TAN 22 EKİM'DE YENİ İRAN AÇIKLAMASI: SAVAŞ KARARINDAN PİŞMAN DEĞİLABD Başkanı Donald Trump, 22 Ekim tarihli açıklamasında İran'a karşı askerî harekât başlatma kararını savundu.
Beyaz Saray'dan ayrılarak South Carolina eyaletindeki seçim etkinliğine gitmeye hazırlanan Trump, gazetecilerin İran'la savaşa girme kararından pişman olup olmadığı yönündeki sorusunu yanıtladı.
Trump, "Hayır. Bence yaptığımız en iyi işlerden biri bu. İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engelledik." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı, önceki yönetimlerin bu konuda yeterli adım atmadığını savunarak askerî müdahale gerçekleşmeseydi İran'ın nükleer silah geliştirmiş olacağını ileri sürdü.
Bununla birlikte, Trump'ın İran'ın nükleer silah edinmesinin önlendiğine yönelik değerlendirmesi, bağımsız denetimlerle tamamen doğrulanmış bir sonuç olarak kabul edilemez. İran'ın nükleer kapasitesi ve tesislerin denetlenmesi konusundaki uluslararası anlaşmazlık sürüyor.
TRUMP SAVAŞIN ÇOK YAKINDA BİTECEĞİNİ SÖYLEDİDonald Trump, 21 Ekim'de yaptığı başka bir açıklamada İran'la savaşın çok yakında sona ereceğini savundu.
ABD'de 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde yükselen akaryakıt fiyatlarıyla ilgili bir soruyu yanıtlayan Trump, "İran ile savaş biter bitmez, ki çok yakında bitecek, petrol fiyatları kaya gibi dibe çakılacak." dedi.
Ancak ABD Başkanı, askerî operasyonların tamamen sona ermesi için İran'ın gelecekte de nükleer silah elde edemeyeceğine ilişkin güvence gerektiğini belirtti.
Trump'ın bu açıklamaları, bir yandan diplomatik çözüm ihtimaline işaret ederken diğer yandan Washington'un İran'a yönelik baskı politikasını sürdürdüğünü gösteriyor. Savaşın ne zaman sona ereceğine ilişkin taraflarca kabul edilmiş kesin bir takvim bulunmuyor.
İRAN İLE ABD ARASINDA ATEŞKES GÖRÜŞMELERİ SÜRÜYOR MU?İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, 21 Ekim'de yaptığı açıklamada ABD ile doğrudan olmayan diplomatik temasların kesilmediğini bildirdi.
Erakçi, İran'ın eylül ayında sunduğu yedi günlük planın müzakerelerde ele alınmaya devam ettiğini söyledi.
İranlı Bakan'a göre Washington, planın bazı koşullarına olumlu yaklaşırken metne yeni maddeler eklenmesini talep etti. Ancak bu değerlendirme İran tarafının açıklamasına dayanıyor; üzerinde uzlaşılmış nihai bir metin kamuoyuna açıklanmış değil.
Diplomatik temaslarda özellikle Pakistan ve Katar öne çıkıyor.
İran'ın planı; ABD'nin deniz ablukasını kaldırması, petrol yaptırımlarını gevşetmesi, dondurulmuş İran varlıkları konusunun ele alınması ve Hürmüz Boğazı üzerinden ticari geçişlerin yeniden başlaması gibi başlıkları kapsıyor.
İRAN'IN YEDİ GÜNLÜK PLANINDA NELER VAR?İran'ın sunduğu diplomatik girişim, karşılıklı ve aşamalı adımlar üzerinden ilerlemeyi amaçlıyor.
Gündem
İran'ın yaklaşımı
Deniz ablukası
ABD'nin İran limanları ve gemilerine yönelik ablukasının kaldırılması
Yaptırımlar
Özellikle İran petrolüne yönelik ekonomik kısıtlamaların hafifletilmesi
Hürmüz Boğazı
Koşulların karşılanması halinde altıncı gün yeniden açılması
Diplomasi
Yedinci gün kapsamlı anlaşma görüşmelerine başlanması
Güvenlik
Yeniden saldırı riskinin azaltılmasına yönelik güvenceler
Dondurulmuş varlıklar
İran'ın dışarıdaki finansal kaynaklarına erişiminin ele alınması
Bu çerçeve, İranlı yetkililerin açıkladığı yedi günlük takvimin kamuoyuna yansıyan temel unsurlarını oluşturuyor. Planın yedi ayrı şartının tamamı, aynı ayrıntı düzeyinde ve üzerinde uzlaşılmış resmî bir metin olarak açıklanmış değil.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD'nin şartları yerine getirmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın altıncı gün yeniden açılabileceğini, yedinci gün daha kapsamlı görüşmelerin başlayabileceğini belirtmişti.
İRAN CUMHURBAŞKANI PEZEŞKİYAN'DAN ABD'YE SERT MESAJİran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 21 Ekim'de Tahran'da yaptığı açıklamada ABD'nin ekonomik ve askerî baskısı devam ederken sağlıklı müzakere yürütülemeyeceğini savundu.
Pezeşkiyan, "Tüm yolları kapatıp, tehdit edip aynı zamanda müzakerelerden bahsedemezsiniz." dedi.
İran Cumhurbaşkanı, savaş istemediklerini ancak ülkesinin haklarından vazgeçmeyeceğini belirtti.
Ayrıca geçmişte varılan mutabakatların uygulanmamasını eleştirerek yeni bir anlaşmanın ancak karşılıklı taahhütlere bağlı kalınmasıyla mümkün olacağını ifade etti.
Bu açıklama, İran yönetiminin görüşme kapısını tamamen kapatmadığını ancak ekonomik baskı altında taviz vermeye hazır olmadığını ortaya koyuyor.
İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI: ANLAŞMA İÇİN ÇOK AZ NEDEN VARAbbas Erakçi, 21 Ekim'de Financial Times için kaleme aldığı yazıda diplomasiye ilişkin beklentileri değerlendirdi.
Erakçi, ABD'nin saldırı tehditlerini sürdürdüğünü ve anlaşmaya varma konusunda yeterli irade göstermediğini savunarak "Mevcut durumda ilerleme için çok az neden var." ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanı, ülkesinin barışçıl bir çözüme hazır olduğunu ancak yeni bir askerî saldırı karşısında kendisini savunacağını da belirtti.
Bu yaklaşım, görüşmelerin sürdüğü yönündeki açıklamalara rağmen iki taraf arasındaki güven sorununun devam ettiğini gösteriyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA SON DURUM: PETROL TANKERLERİNE SALDIRILARABD-İran geriliminin en kritik noktalarından biri Hürmüz Boğazı olmaya devam ediyor.
İran'ın geçişleri kısıtlama politikası ve ABD'nin deniz ablukası, uluslararası deniz taşımacılığını doğrudan etkiliyor.
İngiltere'nin deniz güvenliği izleme kurumu UKMTO, 20 ve 21 Ekim tarihlerinde iki ayrı tanker olayını rapor etti.
21 Ekim – Umman açıkları: Bukha'nın yaklaşık 11 deniz mili batısında bir tankere kaynağı belirlenemeyen mühimmat isabet etti. Gemide yangın çıktı ancak daha sonra söndürüldü. Mürettebatın güvende olduğu bildirildi.
20 Ekim – Irak açıkları: El-Fav'ın yaklaşık 30 deniz mili güneydoğusunda bir tanker, bilinmeyen bir mühimmatla vuruldu. Kurum, mürettebatın güvende olduğunu ve ilk raporda hasar ya da çevresel etki bildirilmediğini açıkladı.
Her iki olayda da mühimmatın kaynağı ve saldırıların kesin sorumluları, yayımlanan ilk güvenlik uyarılarında belirlenmedi.
İRAN'DAN SÜPER TANKER AÇIKLAMASI: DENİZ MAYINI İDDİASIİran Devrim Muhafızları Ordusu, 20 Ekim'de Hürmüz Boğazı'nın güney koridorunda seyretmeye çalışan bir petrol tankerinin mayına çarparak alev aldığını ileri sürdü.
İranlı yetkililer, tankerin Tahran tarafından belirlenen seyir kurallarını ihlal ettiğini ve yasak olarak tanımlanan güzergâhtan geçmeye çalıştığını savundu.
Bu açıklama, İran'ın bölgedeki gemi geçişlerini kendi belirlediği koşullara bağlama politikasının devam ettiğine işaret ediyor.
Ancak geminin hareketlerine ve olayın bütün ayrıntılarına ilişkin İran'ın iddiaları, bağımsız olarak tamamen doğrulanmış değil.
İRAN'DAN YENİ TEHDİT: DENİZALTINDAKİ İNTERNET KABLOLARI HEDEF OLABİLİR21 Ekim'deki dikkat çekici gelişmelerden biri de İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun internet altyapısına yönelik açıklaması oldu.
Devrim Muhafızları Komutanı'nın Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı Tuğgeneral Yedullah Cevani, ABD ve müttefiklerinin İran altyapısını hedef alması durumunda Hürmüz Boğazı altından geçen internet kablolarına saldırabileceklerini söyledi.
Cevani, "İran, Hürmüz Boğazı'nın altından geçen internet kablolarını kolayca yok edebilir." ifadelerini kullandı.
Bölgede uluslararası veri iletişimi açısından önem taşıyan denizaltı kablo sistemleri bulunuyor.
Böyle bir saldırının gerçekleşmesi halinde, özellikle Basra Körfezi ülkelerinin internet bağlantıları ve veri taşımacılığı olumsuz etkilenebilir.
Ancak söz konusu açıklama bir tehdittir. 22 Ekim itibarıyla incelenen kaynaklarda bu kabloların hedef alındığını doğrulayan bir gelişme bulunmuyor.
ABD'DEN İRAN'A YENİ YAPTIRIMLAR: GÖLGE FİLO HEDEFTEDiplomatik görüşmeler sürerken ABD Hazine Bakanlığı, 21 Ekim'de İran'ın uluslararası taşımacılık bağlantılarına yönelik yeni yaptırımlar açıkladı.
Ekonomik Dışlama Operasyonu kapsamında Panama ve Yunanistan bağlantılı Karnakis and Karnakis hukuk bürosu, çeşitli gemicilik şirketleri ve ticari gemiler yaptırım listesine alındı.
ABD yönetimi, bu yapıların İran'ın yaptırımlardan kaçınmasına ve petrol ile diğer ürünlerin dış pazarlara taşınmasına yardımcı olduğunu öne sürdü.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran'ın yaptırımları aşmasına yardım eden kuruluşlara yönelik baskının sürdürüleceğini açıkladı.
ABD'nin resmî yaptırım kayıtları, yeni listelemelerin yanı sıra belirli işlemlerin kontrollü biçimde sonlandırılması ve mürettebat güvenliğinin sağlanmasına yönelik geçici izinler de içeriyor.
Bu gelişme, Washington'un diplomatik temaslara rağmen ekonomik baskıyı azaltma yönünde genel bir karar almadığını gösteriyor.
ABD DIŞİŞLERİ BAKANI RUBIO: İRAN'LA BARIŞ ANLAŞMASI ÇOK ZORABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 21 Ekim'de İran'la barış anlaşmasına ulaşmanın son derece zor olduğunu belirtti.
Rubio, İran'ın nükleer silah elde etmesini önlemenin Washington yönetiminin temel hedefi olduğunu yineledi.
ABD Dışişleri Bakanı, arabulucu ülkelerin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü doğrularken İran'ın ticari deniz taşımacılığına yönelik eylemlerinin sona ermesi gerektiği görüşünü dile getirdi.
Dolayısıyla ABD tarafı da müzakere ihtimalini tamamen dışlamıyor ancak anlaşmanın kapsamı ve uygulanma şartlarında önemli görüş ayrılıkları bulunuyor.
İSRAİL'İN YENİ İRAN SALDIRISI PLANI GÜNDEMDEİsrail, ABD ile İran arasındaki gerilimin en önemli askerî boyutlarından birini oluşturuyor.
21 Ekim'de Financial Times kaynaklı bir haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ekim ayı başında İran'a yeni saldırılar düzenlenmesini istediği ancak Donald Trump'ın bu girişime karşı çıktığı iddia edildi.
Haberde, İsrail ordusunun 10 Ekim hafta sonu için İran'daki bazı askerî, nükleer ve altyapı hedeflerine yönelik hazırlık yaptığı ileri sürüldü.
İddialara göre Trump, 3 Kasım'daki ABD Kongre ara seçimlerinden önce geniş çaplı çatışmaların yeniden başlamasını istemedi.
Bu bilgiler isimsiz kaynaklara dayanan basın haberleridir; söz konusu saldırı planının bütün ayrıntıları bağımsız biçimde doğrulanmış değildir.
Öte yandan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in 20 Ekim'de kamuoyuna önceden duyurulmamış bir İsrail ziyareti gerçekleştirerek Netanyahu ile görüştüğü de bildirildi. Görüşme, yeniden askerî harekât ihtimalinin tartışıldığı bir dönemde yapıldı.
PAKİSTAN DEVREDE: ABD İLE İRAN ARASINDA YENİ ARABULUCULUK TEMASLARIPakistan, ABD-İran krizinin sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerini sürdürüyor.
Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir, 20 Ekim'de Tahran'da İranlı üst düzey yetkililerle görüşmeler gerçekleştirdi.
Temasların gündeminde ABD ile İran arasındaki anlaşmazlıkların yanı sıra Yemen merkezli bölgesel gerilim de bulunuyordu.
Pakistanlı kaynaklara göre Münir, İran yönetiminden Suudi Arabistan'ı hedef alan Husi saldırılarının durdurulması için nüfuzunu kullanmasını istedi.
Bu temaslar, krizin artık yalnızca iki ülke arasındaki sorunlardan ibaret olmadığını, Körfez ülkelerinin güvenliğini de kapsayan daha geniş bir diplomasi başlığına dönüştüğünü gösteriyor.
SUUDİ ARABİSTAN'DA PETROL TESİSİNE SALDIRI: CAN KAYIPLARI VARSuudi Arabistan'da 21 Ekim'de petrol altyapısını hedef alan bir saldırı da bildirildi.
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Aramco şirketine ait Şeybe Petrol Sahası'nı hedef alan saldırıda iki kişinin hayatını kaybettiğini, iki kişinin yaralandığını açıkladı.
Yetkililere göre saldırıda insansız hava aracı kullanıldı. Saldırının tesisin faaliyetlerini aksatmadığı bildirildi.
Hayatını kaybedenlerin Filipinler ve Nepal vatandaşı olduğu açıklandı.
Bölgedeki bu gelişme, petrol tesislerine yönelik saldırıların yalnızca enerji üretimi açısından değil, çalışanların güvenliği bakımından da ciddi sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.
TÜRKİYE'Yİ İLGİLENDİREN GELİŞME: MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASIOrta Doğu'daki askerî ve diplomatik hareketlilik Türkiye açısından da önem taşıyor.
21 Ekim'de yayımlanan Reuters kaynaklı habere göre Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan'a askerî personel gönderilmesine ilişkin bir tezkere hazırlamayı planlıyor.
Haberde, isminin açıklanmasını istemeyen bir AK Partili milletvekilinin değerlendirmelerine yer verildi.
İlk aşamada hava savunma sistemleri, elektronik harp ve teknik destek alanlarında görev yapacak uzman personelin gönderilmesi öngörülüyor.
Aynı kaynağa göre Türk personelin saldırı operasyonlarında görevlendirilmesi planlanmıyor.
Ancak bu konuda anlaşmanın parlamentoda onaylanması ve gerekli yasal süreçlerin tamamlanması gerekiyor. Dolayısıyla söz konusu açıklama, askerî personelin hâlihazırda görevlendirildiği anlamına gelmiyor.
ABD-İRAN GERİLİMİ PETROL FİYATLARINI NASIL ETKİLİYOR?Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik sorunları ve Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine yönelik saldırılar, uluslararası petrol piyasasındaki risk algısını güçlendiriyor.
21 Ekim 2026 tarihli Reuters piyasa verisi
Brent petrol
109,64 $%0,78
WTI petrol
98,58 $%0,78
21 Ekim saat 00.22 GMT itibarıyla vadeli işlem fiyatlarıdır; 22 Ekim güncel fiyatı değildir. Kaynak: Reuters.Petrol fiyatlarının yüksek kalmasında Hürmüz Boğazı'ndaki ulaşım kısıtlamaları, tanker saldırıları, bölgesel enerji altyapısına yönelik tehditler ve sevkiyat riskleri etkili oluyor.
Olası etkiler: Deniz taşımacılığında güvenlik risklerinin sürmesi, nakliye ve sigorta maliyetlerini artırabilir. Bu maliyetler petrol ve doğal gaz tedarikine yansıyabilir.
Buna karşılık kapsamlı bir ateşkes, güvenli tanker geçişlerinin yeniden başlaması ve arzın normalleşmesi, petrol fiyatları üzerindeki jeopolitik risk primini azaltabilir.
Ancak fiyatların ne ölçüde düşeceği yalnızca savaşa değil; küresel talep, üretici ülkelerin arz kararları ve stok durumuna da bağlı olacaktır.
ABD-İRAN SAVAŞI NASIL BAŞLADI? 2026 KRİZİNİN KRONOLOJİSİ
Tarih
Önemli gelişme
28 Şubat 2026
ABD ve İsrail, İran'daki hedeflere geniş çaplı saldırılar başlattı.
Haziran 2026
Arabuluculuk sonucunda geçici mutabakat sağlandı ancak kalıcı barış kurulamadı.
Temmuz 2026
Saldırılar yeniden yoğunlaştı; İran, 12 Temmuz'da Hürmüz'ü tekrar kapattığını duyurdu.
16-24 Eylül
İran'ın yeni diplomatik önerisi ve ABD ile dolaylı müzakereler gündeme geldi.
12 Ekim
İran, ABD'nin yedi şartından bazılarına olumlu yanıt verdiğini ancak bunun yetersiz olduğunu açıkladı.
20-21 Ekim
Tanker olayları, yeni yaptırımlar, Pakistan'ın temasları ve internet kablolarına yönelik tehdit öne çıktı.
22 Ekim
Trump, İran'la savaşa girme kararını yeniden savundu. Kalıcı anlaşmaya ilişkin açıklama yapılmadı.
Kronoloji, uluslararası haber ajansları, ABD Kongre Araştırma Servisi ve tarafların kamuoyuna yansıyan açıklamaları temel alınarak hazırlandı.
ABD-İRAN SAVAŞI YENİDEN ŞİDDETLENİR Mİ?22 Ekim itibarıyla gerilimin yeniden yükselmesi ihtimalini gündemde tutan birkaç unsur bulunuyor.
Bunların başında Hürmüz Boğazı'ndaki tanker saldırıları, İran'ın altyapıya yönelik misilleme tehditleri, ABD'nin ekonomik yaptırımları ve İsrail'in yeni saldırı hazırlıklarına ilişkin haberler geliyor.
Buna karşılık diplomatik kanalların açık kalması ve Pakistan ile Katar gibi arabulucuların görüşmeleri sürdürmesi, tarafların askerî seçeneklerin yanında müzakere yolunu da değerlendirdiğini ortaya koyuyor.
20 Ekim tarihli Reuters haberinde, ismi açıklanmayan İranlı yetkililer, Tahran'ın yeni ABD ve İsrail saldırılarına karşı hazırlık yaptığını ileri sürdü. Ancak bu açıklamalar yeni bir saldırı kararının alındığını doğrulamıyor.
ABD-İRAN KRİZİNDE BUNDAN SONRA NE OLACAK?Önümüzdeki dönemde gelişmelerin seyrini belirleyebilecek temel konular şunlar:
Ateşkes şartları: ABD ve İran'ın yedi günlük planda ortak bir metin üzerinde anlaşmaya varıp varamayacağı.
Hürmüz Boğazı: Ticari gemiler için güvenli ve düzenli geçişlerin yeniden başlayıp başlamayacağı.
Nükleer denetim: İran'ın nükleer faaliyetleri konusunda doğrulanabilir bir denetim ve güvence mekanizmasının kurulup kurulamayacağı.
Askerî gerilim: ABD, İran ve İsrail arasındaki yeni saldırı risklerinin azaltılıp azaltılamayacağı.
Bölgesel güvenlik: Yemen'deki çatışmaların ve Körfez ülkelerine yönelen tehditlerin sınırlandırılıp sınırlandırılamayacağı.
Bu başlıklarda sağlanacak ilerleme, hem diplomatik görüşmelerin hem de enerji piyasalarının yönü açısından önemli olacak.
ABD-İRAN SON DAKİKA: SAVAŞ BİTTİ Mİ, ANLAŞMA SAĞLANDI MI?22 Ekim 2026 itibarıyla ABD ile İran arasında kalıcı bir barış anlaşması sağlandığına dair doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.
Donald Trump, savaşın yakında sona erebileceğini savunurken İran yönetimi, ABD'nin taleplerini ve baskı politikasını değiştirmesi gerektiğini belirtiyor.
Hürmüz Boğazı üzerindeki anlaşmazlık devam ediyor. Tanker olayları, ekonomik yaptırımlar ve karşılıklı tehditler, krizin askerî ve ekonomik boyutunun sürdüğünü gösteriyor.
Buna rağmen iki ülke arasında dolaylı diplomatik temasların devam etmesi, müzakere sürecinin henüz sona ermediğini ortaya koyuyor.
Son durum: ABD-İran hattında diplomasi devam ediyor, ancak savaşın tamamen sona erdiği söylenemiyor. Öncelikli gündem; ateşkes koşulları, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve İran'ın nükleer programına ilişkin anlaşmazlıkların çözülmesi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:112
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 22 Ekim 2026 21:32 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















