9 Mayıs Hepimizin Ortak Zaferi
Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Almanya’nın koşulsuz şartsız teslimine ilişkin anlaşma, 81 yıl önce imzalandı. Farklı değerlendirmelere göre yaklaşık 85 milyon yaşama mal olan insanlık tarihinin en kanlı çatışması bu anlaşmayla sonlandırıldı. Bu çatışmada sadece Sovyetler Birliği 26.5 milyon insanını yitirdi. Rusya’da fiilen tek bir aile yoktur ki o korkunç günlerde yaşanan olaylardan etkilenmemiş olsun.
O savaşı, diğerlerinden farklı kılan neydi peki? Meselenin özü şu ki; Almanya’nın idarecileri, sözüm ona ırkî üstünlüklerine dayandırdıkları silah kuşanmış ideolojilerine göre sadece küresel hâkimiyeti değil, sözüm ona “seçilmiş” halklar için aralarında Slavların, Yahudilerin, Çingenelerin de bulunduğu diğer halkları köleleştirmek ve imha etmek suretiyle sözüm ona “yaşam alanlarını” arındırmayı da kendilerine bir ülkü edinmişlerdi.
*
Siyasi ve savaş suçu işlemiş Nazileri cezalandırmak için görev alan Uluslararası Nürnberg Mahkemesi, soykırım, etnik ve dinî temizlik gibi insanlığa karşı işlenen suçlara sınırları net yasal tanımlar getirmiştir. Sovyet insanlarına yönelik Nazilerin ve onların işbirlikçilerinin eylemleri Rusya’da soykırım olarak kabul edilmektedir. Geçtiğimiz yıl ülkemizde 19 Nisan tarihinin, “Sovyet Halkına Karşı Yapılan Soykırımın Kurbanlarını Anma Günü” olarak idrak edilmesine yönelik resmî bir karar alındı.
Şimdi, geçmişe bakıldığında, “kara bir vebaya” karşı savaştığımız ve ona karşı elde ettiğimiz zaferin pek çok ülke ve halkın ortaklaşa çabaları sayesinde kazanıldığı daha rahat anlaşılıyor.
Kızıl Ordu’ya askeri mühimmat, ham madde, gıda ve teknik malzemeler tedarik etmek suretiyle müttefiklerimizin desteklerini biz daima vefa ile anıyoruz. Tüm bunlarla birlikte, Nazizm’e en büyük ve nihai darbeyi Sovyetler Birliği indirmiştir. Almanya’nın, Sovyetlere karşı açtığı cephedeki asker kayıpları, müttefiklerimizin yer aldığı diğer tüm cephelerdeki kayıplarının en az 10 katından daha fazladır. Sovyetlere karşı açtıkları cephe; tüm Alman tanklarının beşte dördünün, tüm Alman uçaklarının ise üçte ikisinin saldırılarını göğüslemiştir. Savaş yılları boyunca Kızıl Ordu, “mihver” devletlerin toplamda 626 askeri kıtasını imha etmiştir ki bunların 508’ini Alman kıtaları teşkil etmekteydi.
*
SSCB’yi teşkil eden halkların dostluğu ve karşılıklı yardımlaşmaları, düşman için kelimenin tam manasıyla aşılmaz bir kale gibi dimdik ayakta durmuştur. Belostok’ta, Mogilyov’da, Uman’da, Kiev’de, Vyazma’da ve Harkov’da kuşatma altındayken kanlarının son zerresine dek savaşan kahramanlarımız, Moskova’dan, Stalingrad’dan, Sivastopol’den, Odessa’dan, Kursk’tan ve Smolensk’ten taarruza geçmişlerdir. Pekçok halkı yok edilmekten ve köleleştirilmekten, Holokost dehşetinden kurtararak Varşova’ya, Belgrad’a, Viyana’ya ve Prag’a hürriyetlerini geri kazandırmıştır. Köningsberg’i ve Berlin’i göğüs göğüse vuruşarak zapt etmişlerdir.
*
Şu hususu bilhassa vurgulamak isterim ki biz; tüm müttefiklerimizle, şer ittifakına karşı verilen mücadelede o zaman hakkın tarafında yer alanlarla cenk meydanlarındaki kardeşliğimizin aziz hatırasını hâlâ taşıyoruz. Herkesin ortak katkıları sayesinde faşizm mağlup edilmiş, tüm dünyanın insanları böylelikle hür, barış içerisinde, dayatma kurallar ve kaideler olmadan bir yaşam sürme imkânı kazanmışlardır. O savaşın en mühim neticelerinden biri ise Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın teşkil edilmesi olmuştur. Kurucu babaların mutabık oldukları Teşkilat Tüzüğü, o zamanlardan bugünlere egemen devletlerin eşit hukuklu karşılıklı ilişkilerine bir zemin olmaya matuftur.
Bizim vazifemiz, ülkemizin bütün halklarının ve onların müttefiklerinin şanlı zaferlerinin ve Zafer sunağındaki büyük kayıplarımızın aziz hatıralarını hakkıyla yaşatmaktır. Duruşumuz aynıyla bakidir: Nazilerin ve onların işbirlikçilerinin suç teşkil eden menfur amellerinin hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Bu cürümlerin, zaman aşımına tabi tutulması kabul edilemez.
*
Maalesef bugün, tarihin sayfalarını yeni baştan yazmaya, zaferde Sovyetler Birliği’nin katkılarını, hürriyetlerine kavuşturduğumuz ülkelerde açlık tehdidini sonlandırmak ve altyapılarıyla ekonomilerini yeniden ayağa kaldırmak için bizim yaptığımız yardımların gerçekliğini çarpıtmaya, yokmuş gibi göstermeye çabalayanlar var. Fakat daha da kötüsü, bizim dedelerimizin savaştığı o şer odağı, dünyanın kimi ülkelerinde, Avrupa’da, bizim sınırlarımızda yeniden baş göstermeye başladı. Hele hele, Hitler tarafından yüzbinlerce masumun katledildiği yerlerde Nazizm’i rehabilite etmeye yönelik utanç verici hadiselerin sayısı günümüzde çoğalarak artış göstermektedir.
Son olarak, bir kez daha vurgulamak isterim ki pek çok ülkenin, bilhassa da tüm Rusya’nın halkları için Zafer Günü, olabilecek en önemli olaydır ve daima öyle kalacaktır. Gözlerden akan yaşlarla idrak edilen bu gün; hepimizi birleştiren, hepimizi vatanları uğruna toprağa düşmüş kahramanlarımızın ve nice gelecek kuşaklarımızın Büyük Zaferi önünde arındıran bir bayramdır.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:62
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 09 Mayıs 2026 07:59 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















