7 saniye süreceği iddia edilmişti! 12 Ağustos 2026’da Dünya’da yer çekimi gerçekten duracak mı? Bilim son noktayı koydu
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Bir anda yerden kesildiğinizi düşünün… Sadece 7 saniyeliğine.
İddialara göre 12 Ağustos 2026’da bu senaryo gerçeğe dönüşecek. Hatta bazı paylaşımlar, bu olayın NASA’ya atfedilen gizli bir projeyle bağlantılı olduğunu öne sürüyor. Kulağa bilim kurgu gibi gelse de bu iddia birçok kişi tarafından ciddiye alındı.
Ancak bilim dünyasının bu söylentiye yanıtı net: Mümkün değil. Peki bu iddia nereden çıktı, neden mümkün değil ve yer çekimi aslında nasıl çalışıyor?
‘’7 SANİYELİK FELAKET’’ İDDİASI NEREDEN ÇIKTI?
İddianın kaynağı sosyal medya. TikTok ve Instagram’da viral olan bir videoda, 12 Ağustos 2026’da Dünya’nın 7 saniyeliğine yer çekimini kaybedeceği, NASA’nın bunu bildiği ancak kamuoyundan sakladığı öne sürüldü.
Söz konusu paylaşımda NASA’ya ait olduğu iddia edilen, ‘’Project Anchor’’ adlı gizli bir belgeden bahsediliyor. Kasım 2024’te sızdırıldığı öne sürülen bu belgede, 89 milyar dolarlık bir bütçeden ve yer çekiminin kaybolması sonucu 40 ila 60 milyon kişinin hayatını kaybedebileceğinden söz ediliyor.
Ancak bilimsel kaynaklara göre bu senaryonun hiçbir gerçekliği yok. Fizik uzmanları, bu tür iddiaların tamamen yanlış bilgiye dayandığını açıkça belirtiyor. Onlara göre iddianın bu kadar yayılmasının nedeni, bilimsel terimlerin yanlış yorumlanması ve komplo teorilerine olan ilgi.
YER ÇEKİMİ ‘’KAPANABİLEN’’ BİR ŞEY DEĞİL
Konunun en kritik noktası şu: Yer çekimi bir düğme değil. Açılıp kapanamaz.
Fizikte yer çekimi, kütlesi olan her şeyin birbirini çekmesiyle ortaya çıkan temel bir kuvvet olarak tanımlanıyor.
Yani Dünya’nın yer çekimini kaybetmesi için gezegenin kütlesinin ortadan kalkması gerekir. Bu ise pratikte imkansız. Nitekim bilim insanları da aynı noktaya dikkat çekiyor:
Dünya’nın çekim gücü, çekirdekten atmosfere kadar tüm kütlesine bağlı. Bu kütlenin aniden yok olması fizik yasalarına aykırı. Böyle bir süreç, ‘’7 saniye’’ gibi kısa bir sürede gerçekleşemez. Kısacası, Dünya var olduğu sürece yer çekimi de var olmaya devam eder.
YER ÇEKİMİ NASIL ÇALIŞIYOR?
Bilimsel olarak yer çekimini anlamak için temel prensip oldukça basit:
Kütlesi olan her şey birbirini çeker. Kütle arttıkça çekim gücü de artar. Mesafe arttıkça bu etki zayıflar.
Bu nedenle Dünya gibi büyük bir gezegen, üzerindeki her şeyi kendine doğru çeker. İnsanların yere basabilmesi, atmosferin uzaya kaçmaması ve okyanusların yerinde kalması bu kuvvet sayesinde mümkün olur.
Ayrıca yer çekimi sadece Dünya’da değil, evrenin her yerinde iş başındadır: gezegenlerin Güneş etrafında dönmesi, Ay’ın Dünya’nın yörüngesinde kalması hep bu kuvvetin sonucudur.
‘’KARA DELİK ÇARPIŞMASI’’ İDDİASI DA YANLIŞ
Söylentilerde sıkça geçen bir diğer argüman ise ‘’kara deliklerin oluşturduğu kütleçekim dalgaları’’.
Ancak uzmanlara göre bu da yanlış bir yorum. Kara delik çarpışmaları gerçekten kütleçekim dalgaları üretir fakat etkileri son derece zayıftır. Bu dalgalar Dünya’ya ulaştığında hissedilemeyecek kadar küçük titreşimler yaratır.
Yani bu tür kozmik olayların Dünya’nın yer çekimini etkilemesi mümkün değildir.
PEKİ GERÇEKTEN YER ÇEKİMİ YOK OLSAYDI NE OLURDU?
Bilimsel kaynaklara göre yer çekiminin aniden ortadan kalkması, son derece yıkıcı sonuçlar doğurur. Uzmanlar, bu tür iddiaların gerçek dışı olduğunu göstermek için şu teorik senaryoya dikkat çekiyor:
Atmosfer, Dünya’yı tutan kütleçekim kuvveti ortadan kalktığı anda uzaya doğru hızla dağılmaya başlardı.
Okyanuslardaki su kütleleri yüzeyden koparak serbest şekilde hareket ederdi.
İnsanlar, araçlar ve tüm yapılar yerle bağlantısını kaybedip kontrolsüz biçimde savrulurdu.
Bu tablo, basit bir ‘’havalanma’’ anından çok daha fazlasına işaret eder. Böyle bir durum gezegen ölçeğinde kaotik ve geri döndürülmesi son derece zor bir süreç başlatır. Bu nedenle yalnızca ‘’7 saniye’’ gibi kısa bir sürenin bile fiziksel açıdan ciddi ve kalıcı sonuçlar doğurması kaçınılmazdır.
NEDEN BU TÜR İDDİALAR YAYILIYOR?
Uzmanlara göre bu tür iddiaların yayılmasının üç temel nedeni var:
Bilimsel kavramların yanlış anlaşılması, sosyal medyada hızla yayılan sansasyonel içerikler, komplo teorilerine duyulan ilgi.
Özellikle uzay ve fizik gibi karmaşık konular, yanlış bilginin en hızlı yayıldığı alanların başında geliyor.
GERÇEKTE 12 AĞUSTOS 2026’DA NE OLACAK?
12 Ağustos 2026 tarihinde astronomik bir olay yaşanacak ancak bunun yerçekimiyle hiçbir ilgisi yok. O tarihte tam Güneş tutulması yaşanması bekleniyor. Tutulmanın Kuzey Kutbu Okyanusu, Grönland, İzlanda, Atlas Okyanusu, Portekiz ve kuzey İspanya’dan görülebileceği tahmin ediliyor.
Uzmanlar, tam Güneş tutulmasının Dünya’nın yer çekimi üzerinde olağandışı bir etkisi olmayacağını vurguluyor. Güneş ve Ay’ın çekim kuvvetleri uzun yıllardır hesaplanabiliyor ve herhangi anormal durum öngörülmüyor. Dolayısıyla 12 Ağustos 2026 tarihinde yer çekiminin kaybolacağına dair iddiaların bilimsel dayanağı bulunmuyor.
Haber kaynak: BBC Bitesize, IFLScience, The Economic Times
Görsel kaynak: iStock
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:75
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Nisan 2026 12:43 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















