Ankara24.com
close
up
40 yıl öncesinin kâbusu geri döndü: İran eski planı devreye soktu! Yeni ‘silah’ oyunu değiştiriyor, bu kez daha tehlikeli…

40 yıl öncesinin kâbusu geri döndü: İran eski planı devreye soktu! Yeni ‘silah’ oyunu değiştiriyor, bu kez daha tehlikeli…

Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.

Küresel enerji ticaretinin kalbi olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı, bugün bir kez daha uluslararası gerilimin merkezinde yer alıyor. Ancak savaşın seyrine dair sıcak gelişmeler de yaşanıyor. 

ABD'nin İran ile savaşı sona erdirmek ve daha ayrıntılı nükleer müzakereler için Tahran yönetimiyle tek sayfalık mutabakat zaptı imzalamaya yakın olduğu öne sürüldü. Axios platformunun ismini vermek istemeyen, konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara ve bazı ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre ABD, mutabakat zaptı imzalanması için İran'dan 48 saat içinde yanıt bekliyor. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Washington'ın 14 maddelik barış teklifini değerlendirdiklerini açıkladı. 

Ancak Hürmüz krizi tüm dünya için büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Bugünü anlamak için ise geçmişe bakmak çoğu zaman bir tercih değil, zorunluluk. Özellikle krizlerin tekrar eden dinamikler üzerinden şekillendiği Orta Doğu’da, bugün Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimi kavrayabilmek için yaklaşık 40 yıl önce yaşanan ‘Tanker Savaşı’nı hatırlamak kritik önem taşıyor. Çünkü aktörler büyük ölçüde aynı ancak yöntemler, teknolojiler ve siyasi dengeler farklı.
Peki, bugünkü tabloya geçmeden önce, o dönemde tam olarak ne yaşanmıştı? Kısaca hatırlayalım…
TANKER SAVAŞI NASIL BAŞLADI?

1980’li yıllarda İran-Irak Savaşı sırasında ortaya çıkan Tanker Savaşı, İran ve Irak’ın birbirlerinin petrol altyapılarını hedef almasıyla başlamıştı. Bu süreçte özellikle İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü güçlendirmek amacıyla deniz mayınları, füzeler ve sürat tekneleri gibi asimetrik savaş unsurlarını devreye soktu.
ABD ise bu dönemde doğrudan çatışmaya girmekten kaçınsa da küresel petrol akışının sekteye uğraması üzerine müdahil olmak zorunda kaldı. Dönemin ABD yönetimi, petrol tankerlerini korumak amacıyla ABD Donanması’nı bölgeye gönderdi. Bu müdahale, Soğuk Savaş dinamikleriyle de yakından bağlantılıydı; özellikle Kuveyt’in Sovyetler Birliği’nden yardım isteme ihtimali Washington’ı harekete geçirdi.


ABD’NİN VARLIĞI CİDDİ RİSKLERİ BERABERİNDE GETİRDİ, KAYIPLAR ARTTI

1987 yılında USS Stark adlı ABD savaş gemisi, Irak’a ait bir savaş uçağı tarafından yanlışlıkla vuruldu. İki Exocet füzesinin isabet ettiği saldırıda 37 Amerikan denizcisi hayatını kaybetti, çok sayıda asker ağır yaralandı. Bunu takip eden süreçte ABD, ‘Earnest Will Operasyonu’ kapsamında Kuveyt tankerlerini yeniden bayraklandırarak doğrudan koruma altına aldı.
Ancak ilk görevlerden birinde, ABD refakatindeki bir tanker İran mayınlarına çarptı. Bu olay, ABD’nin askeri üstünlüğüne yönelik algıyı ciddi şekilde sarstı. 1988 yılına gelindiğinde çatışmalar daha da yoğunlaştı. Haftalık saldırılar nedeniyle bölgede en az 10 Batılı ve 8 bölgesel donanma aktif görev yapmaya başladı. Aynı yıl USS Samuel B. Roberts adlı ABD gemisinin bir İran mayınına çarpması, çatışmayı yeni bir boyuta taşıdı. Yaklaşık 1500 dolarlık bir mayın, gemide 96 milyon dolarlık hasara yol açtı.

‘PEYGAMBER DEVESİ OPERASYONU’ VE GERİLİMİN TIRMANIŞI
Bu saldırıya karşılık olarak ABD, ‘Peygamber Devesi Operasyonu’ adı verilen geniş çaplı bir askerî harekât başlattı. Operasyon kapsamında İran’a ait savaş gemileri batırıldı ve ABD’nin iddiasına göre tanker saldırılarında komuta merkezi olarak kullanılan açık deniz petrol platformları imha edildi. Bu gelişmeler İran’ın geri adım atmasına yol açtı.


Ancak savaşın en trajik olayı henüz yaşanmamıştı. Temmuz 1988’de USS Vincennes adlı ABD savaş gemisi, İran’a ait bir yolcu uçağını yanlışlıkla düşürdü. Iran Air’e ait uçak, kalkıştan kısa süre sonra vuruldu ve 290 sivil hayatını kaybetti. Bu olay, savaşın en ölümcül ve tartışmalı anı olarak kayıtlara geçti. Kısa süre sonra İran ve Irak ateşkes ilan ederek savaşı sona erdirdi.
GÜNÜMÜZ KRİZİ: AYNI SAHNE, FARKLI OYUNCULAR
Bugün yaşanan gerilimde yine aynı coğrafya ve benzer aktörler söz konusu. Ancak uzmanlara göre tehdit ortamı tamamen değişmiş durumda. Emekli ABD diplomatı ve deniz subayı Tom Duffy, durumu şu sözlerle özetliyor: “Aynı aktörler, aynı su alanı; ancak çok farklı bir siyaset ve tehdit ortamı var.”
Duffy’ye göre İran’ın stratejisi onlarca yıldır değişmedi: Bölgesel sular üzerinde kontrol kurarak karşı tarafa maliyet yüklemek.
Konuyu İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa’ya danıştığımda ise “1980’lerin Tanker Savaşı ile bugünkü Hürmüz gerginliği arasında üç ortak hat çekilebilir” dedi ve şöyle devam etti:
“İlki coğrafi darboğazın stratejik kaldıraç olarak kullanılması, ikincisi mayın ve hızlı saldırı tekneleri gibi asimetrik araçlara dayalı taciz mantığı, üçüncüsü küresel enerji akışıyla sigorta piyasası üzerinden uygulanan dolaylı baskı. Temel fark ise konum farkıdır. 1980’lerde Tahran, Saddam’ın petrol altyapısına yönelik saldırılarına karşı reaktif bir hatta hareket ediyordu; bugün Hürmüz baskısı, İran’ın bağımsız caydırıcılık ve müzakere kaldıracına dönüşmüş durumda.”

İHA’LAR OYUN DEĞİŞTİRİYOR
Bugünkü en önemli farklardan biri, İran’ın askeri kapasitesinde yaşanan dönüşüm. Özellikle saldırı amaçlı insansız hava araçları, İran’a önemli bir güç çarpanı sağlıyor. Bu sistemler hem ticari hem de askerî gemilere yönelik tehditleri artırırken, ABD’nin operasyonlarını daha riskli hale getiriyor. Ayrıca İran’ın Rusya ve Çin ile geliştirdiği ilişkiler, jeopolitik dengeleri daha da karmaşıklaştırıyor.
Oral Toğa da bu duruma katılıyor. Toğa, “Araç repertuarı tamamen değişti. Geçmişte hızlı saldırı tekneleri, deniz mayını ve kısa menzilli füzelerle sınırlı kalan kapasite, bugün uzun menzilli seyir füzeleri, balistik anti-gemi füzeleri ve insansız hava ile deniz sistemleri sayesinde çok katmanlı bir mozaik yapıya ulaştı. Tehdit coğrafyası da yalnızca Hürmüz ile sınırlı kalmıyor; Husi vekâleti üzerinden Kızıldeniz ve Babü’l-Mendeb hattına kadar uzanan ikinci bir basınç ekseni oluştu” ifadelerini kullandı.

‘BİRKAÇ YÜZ BİN DOLARLIK BİR İHA, MİLYONLARCA DOLARLIK BİR ÖNLEME SİLAHIYLA DÜŞÜRÜLÜYOR’

“İran’ın insansız hava aracı kapasitesi, Hürmüz’deki maliyet-etki denklemini Tahran lehine çeviren temel etken oldu” diyen Toğa, şu önemli bilgilerin altını çizdi:
-- Birim başına düşük maliyetli platformların balistik anti-gemi füzeleri, seyir füzeleri ve hızlı saldırı tekneleriyle eş zamanlı kullanılması, doygunluk saldırısı imkânını ortaya çıkardı. Bu durum, savunucu tarafa pahalı önleyici müdahale zorunluluğu dayatıyor; pratikte birkaç yüz bin dolarlık bir İHA, milyonlarca dolarlık bir önleme silahıyla düşürülüyor. Mozaik savunma doktrini, bu aritmetiği kurumsallaştırdı. Bununla birlikte, Şubat 2026’da başlatılan büyük çaplı hava harekâtı (Operation Epic Fury), İran’ın füze ve İHA üretim ile fırlatma altyapısının önemli bir bölümünü hedef aldı; saha düzeyinde kapasitenin daraldığı görülüyor.

-- Üretimin yerelleşmiş ve dağınık yapısı, tam tasfiyeyi zorlaştırsa da NEDSA bünyesindeki komuta-kontrol omurgası ve sahil bataryalarının aldığı darbe, Hürmüz’de İran’ın yılbaşına kıyasla daha sınırlı bir manevra alanına sahip olduğuna işaret ediyor. Sonuç olarak İHA, dengeleri yapısal düzeyde değiştiren bir araç. Ancak bu etkinin savaş öncesi seviyede yeniden üretilmesi için Tahran’ın elinde sınırlı bir zaman penceresi bulunuyor.
ABD NEDEN ÖLÇÜLÜ MÜDAHALE ÇİZGİSİNDE? YENİ STRATEJİNİN PERDE ARKASI

Donald Trump yönetimi, geçmişteki gibi doğrudan askeri refakat operasyonları yerine daha sınırlı bir strateji izliyor. ABD Donanması’nın Basra Körfezi’ne savaş gemileri göndererek tankerleri koruma planı bulunmuyor. Bunun yerine ABD, gemilere rota bilgisi sağlama, mayın tehlikeleri konusunda istihbarat paylaşma ve uzaktan gözetim gibi yöntemlere odaklanıyor. Bu yaklaşım, doğrudan çatışma riskini azaltmayı amaçlasa da denizcilik sektöründe yeterli olup olmayacağı konusunda ciddi şüpheler var.
ABD’nin mevcut stratejisinin temelinde ise İran ekonomisine baskı kurmak yer alıyor. ABD Merkez Komutanlığı, İran’a doğrudan saldırmak yerine, ülkeye giden ve gelen ticari trafiği kısıtlamaya yönelik operasyonlar yürütüyor. Bu kapsamda Umman Körfezi ve çevresinde yaklaşık bir düzine savaş gemisi ve 100’den fazla uçak görev yapıyor. Amaç, İran’ı ekonomik olarak zorlayarak boğaz üzerindeki ablukasını kaldırmaya zorlamak.
ABD’nin bugünkü ölçülü müdahale çizgisine değinen Oral Toğa, “1988 Peygamber Devesi Operasyonu tipi tek seferde belirleyici sonuç yaratan operasyonlardan farklı bir mantığa dayanıyor. Bu tercih, kısa vadede eskalasyonu yönetilebilir tutar ve doğrudan çatışma riskini düşürür. Özellikle İran-İsrail ekseninde sıcak hattın açık olduğu bir konjonktürde, Washington’ın yatay yayılmayı sınırlama önceliğiyle örtüşür. Ancak caydırıcılık kuramı açısından bakıldığında, tekrarlayan ve düşük maliyetli tepkiler zamanla bir normalleşme etkisi üretir; Tahran, her ölçülü yanıtta sınırın yerini yeniden hesaplar ve eşiği kademeli biçimde yukarı taşır” dedi.
“Schelling’in deyimiyle caydırıcılık, kapasitenin değil, inanılırlığın fonksiyonudur; ABD’nin bölgedeki kapasitesi tartışmasız olsa da, sınırlı tepki örüntüsü uzun vadede inanılırlık aşınması riskini barındırıyor” diyen Toğa, “Üç eksenli bir okuma yapmak gerekirse, taktik düzeyde risk azaltma işlevi gerçek; operasyonel düzeyde caydırıcılığın aşındığı görülebilir; stratejik düzeyde ise İran’ın kendi davranışını, ABD’nin tepki eşiğini test ederek kalibre ettiği söylenebilir” şeklinde konuştu.

Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü bünyesinde görev yapan Michael Eisenstadt, mevcut operasyonun klasik konvoy sisteminden farklı olduğunu belirtiyor. Eisenstadt’a göre ABD’nin yaklaşımı, daha çok ‘askeri gözetim’ ve sınırlı savunma kapasitesi üzerine kurulu. Orta Doğu Enstitüsü’nden Kenneth M. Pollack ise İran’ın geçmişte petrol fiyatlarını artırmak için gerilim yarattığını, ancak bugün daha geniş bir stratejik hedef peşinde olabileceğini ifade ediyor.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:105
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Mayıs 2026 13:50 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Sivasspor un transfer yasağı kalkacak mı? Taşdemir açıkladı

04 Ağustos 2026 02:10see174

Bakan Gürlek, Bakan Işıkhan ile görüştü

04 Ağustos 2026 00:10see171

Beylikdüzü’nde tartıştıkları yayaya küfredip saldıran magandalar yakalandı

03 Ağustos 2026 18:36see171

Altay da kayyım başvurusu gerçekleştirildi!

04 Ağustos 2026 00:22see171

Şara ile Barzani aynı masada! Ortadoğu da yeni diplomasi trafiği

03 Ağustos 2026 16:15see155

Şehit ve gazi ailelerinin haklarına ilişkin teklif, TBMM de

03 Ağustos 2026 19:52see150

İlker Ayrık tan üzen haber! Ev kazası sonrası kaburgaları kırıldı

03 Ağustos 2026 10:44see149

Kadın Azmağı nda doğayla iç içe yolculuk

03 Ağustos 2026 09:33see147

Uzak Şehir dizisine bomba bir transfer daha

03 Ağustos 2026 17:52see147

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Prens Selman ile görüştü

03 Ağustos 2026 20:27see144

Trump: Görüşmeler, iyi bir anlaşma imzalamak için İran ın son şansı

03 Ağustos 2026 21:24see141

Bodrum da kişi başı bin 500 TL, Kilis te 300 lira!

03 Ağustos 2026 21:24see137

Kadınlar Fransa Bisiklet Turu nda sütyen krizi

03 Ağustos 2026 19:54see137

Ünlü oyuncunun sıra dışı ritüeli! Duşta soğuk çay içiyor

03 Ağustos 2026 18:02see135

Son dakika... Can Kolukısa için cenaze töreni

03 Ağustos 2026 17:10see135

O şehirde ilk kez hiç CHP li Belediye Başkanı kalmadı: Hep beraber gittiler Sözcü Gazetesi

03 Ağustos 2026 19:26see135

Yaşam alanlarından uzak durulduğu sürece ayılar tehdit değil

03 Ağustos 2026 19:57see135

Shell ve OMV ile dev Karadeniz ittifakı: Bulgaristan onayladı, TPAO sahaya iniyor

03 Ağustos 2026 11:58see134

İş insanını 1 milyon TL için öldürmüşler

04 Ağustos 2026 07:11see134

Emekli polisin tabancayla vurduğu komşusu, 3 günlük yaşam mücadelesini kaybetti Edirne Haberleri Habertürk Yerel Haberler

03 Ağustos 2026 09:31see134
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları