300 yıldır kullandıkları bu sistemle bataklıkta elleriyle yetiştiriyorlar Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Kanada’nın Nova Scotia bölgesinde, doğanın en vahşi güçlerinden birine meydan okuyan ve insan zekasının sınırlarını zorlayan bir yeryüzü mirası yükseliyor: Grand-Pré Manzarası. Dünyanın en yüksek gelgit aralığına sahip Fundy Körfezi’nin yanı başında yer alan bu bölge, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde bulunuyor. Grand-Pré’yi bu denli sıra dışı kılansa, 17. yüzyılda bölgeye yerleşen Akadyalıların (Acadians) denizi kelimenin tam anlamıyla geri püskürterek kurdukları devasa tarım imparatorluğu. Üstelik bu topluluk, 1682 yılından beri tam 340 yılı aşkın süredir aynı mühendislik sistemini kullanarak polder tarımı yapmaya devam ediyor.
BATAKLIKTAN BEREKETLİ TOPRAKLARAFransız kökenli bir topluluk olan Akadyalılar, yerli Mi'kmaq halkının da desteğiyle yerleştikleri bu bölgeye, Fransızca "büyük çayır" anlamına gelen Grand-Pré adını verdiler. Ancak karşılarındaki coğrafya hiç de dost canlısı değildi; tarım yapmak istedikleri alanlar, her gün devasa deniz gelgitleri altında kalan tuzlu bataklıklardı.
Akadyalılar, bu amansız doğa olayını avantaja çevirmek için "aboiteaux" adı verilen dahi bir ahşap set ve su bendi sistemi geliştirdiler. Yüzyıllar önce bölgeyi ziyaret eden seyyah Sieur de Dièreville’in notlarında da hayranlıkla bahsedilen bu hidrolik drenaj mekanizması iki temel prensibe dayanıyordu.
Denizin içeri hücum ettiği bataklık hatlarına yan yana 5-6 sıra büyük ağaç gövdesi dikildi. Bu gövdelerin arası sıkıştırılmış kil ile doldurularak su sızdırmaz setler inşa edildi.
Setlerin tam ortasına tek yönlü çalışan ahşap su bentleri yerleştirildi. Bu kapaklar, deniz yükselip setlere yüklendiğinde kapanarak tuzlu suyun içeri girmesini engelliyor; deniz çekildiğinde ise içeride biriken tatlı bataklık suyunun kendi basıncıyla kapağı itip dışarı akmasını sağlıyordu.
Bu sistem sayesinde tuzdan arınan alüvyal topraklar, yüzyıllardır kesintisiz şekilde işlenen ve yüksek verim sunan polder arazilerine (denizden kurutularak elde edilen topraklar) dönüştü.
MÜHENDİLİK BAŞARISININ ARDINDAKİ BÜYÜK TRAJEDİGrand-Pré, sadece bir mühendislik başarısının değil, aynı zamanda dünya tarihinin en hüzünlü kitlesel sürgünlerinden birinin de sembolü konumunda.
1713 yılında Utrecht Antlaşması ile bölgenin kontrolü İngilizlerin eline geçti ve adı Nova Scotia olarak değiştirildi. 1755 yılına gelindiğinde İngiliz yönetimi, Akadyalılardan İngiliz Krallığı’na koşulsuz bağlılık yemini etmelerini talep etti. Savaşlarda tarafsız kalmak isteyen Akadyalılar bu talebi reddedince, tarihe "Büyük Kargaşa" (Grand Dérangement) olarak geçecek olan trajik sürgün kararı alındı.
2.000'den fazla Akadyalı, kendi elleriyle kurdukları evlerinden ve topraklarından zorla çıkarılarak gemilere bindirildi. Açlık, hastalık ve kötü koşullar nedeniyle binlerce Akadyalı yollarda hayatını kaybetti. İlginç olan ise, Akadyalıların ardından bölgeye yerleşen Yeni İngiltere göçmenlerinin bu dahi set sistemini tahrip etmek yerine, onu koruyup işletmeye devam etmesi oldu.
GELCEĞE AKTARILAN MİRASTA MODERN TEHDİTLERYüzyıllar boyunca orijinalliğini ve topluluk temelli yönetim modelini koruyan Grand-Pré, Kanada Kütüphanesi ve Arşivleri'ndeki tarihi kayıtlarla da koruma altında tutuluyor. Bölgenin insanlık tarihi için önemi ise şu kilometre taşlarıyla tescillendi:
1955 yılında Ulusal Tarihi Alan ilan edildi. Ardından 1957'de Kanada Hükümeti parkı satın alarak devlet korumasına aldı. Son olarak 2021 yılında ise üstün evrensel değeri kabul edilerek UNESCO Dünya Mirası Alanı ilan edildi.
Güncel UNESCO raporları, mülkün bugüne kadar başarıyla korunduğunu belirtse de iki büyük tehlikeye dikkat çekiyor: Gelgit akıntıları sebebiyle kıyı şeridinde yaşanan istikrarsızlık ve bölgede yapılması planlanan deniz üstü rüzgar enerjisi santrali projeleri. Bu modern girişimler, tarihi manzaranın bütünlüğünü uzun vadede kırılgan hale getirebilir.
Bugün Grand-Pré, hem doğaya karşı kazanılmış 300 yıllık bir tarım dehasını yaşatıyor hem de dünyanın dört bir yanına dağılmış Akadyalı diasporasının en önemli anma ve sembolik referans noktası olarak ayakta duruyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:50
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Temmuz 2026 10:33 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















