300 kişilik köyün altından binlerce zar çıktı Sözcü Gazetesi
Ankara24.com, Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Fransa'nın Vosges bölgesindeki Grand'da gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda, aynı yapının içinde binden fazla kemik zar bulundu. Milattan sonraki ilk yüzyıllara tarihlenen zarlar, Fransa'da şimdiye kadar keşfedilen en büyük antik zar koleksiyonu olarak değerlendiriliyor. Arkeologların asıl merak ettiği soru şu: Bu kadar çok zar neden aynı yerde toplandı?
6-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen kazılarda, kemikten oyulmuş binlerce küçük küp gün yüzüne çıkarıldı. Kazıya, Ulusal Arkeoloji Müzesi'nde Roma Galya koleksiyonlarından sorumlu baş küratör Thierry Dechezleprêtre öncülük etti. Çalışmalara çeşitli üniversitelerden öğrenciler de katıldı.
Kazıların ilk izleri 2024 yazında ortaya çıkmıştı. Antik bir bazilikanın yakınında gerçekleştirilen çalışmalarda, MS 2. yüzyıla tarihlenen 197 zar bulunmuştu. Bunun üzerine bölgenin geçmişine ilişkin araştırmalar genişletildi.
Dechezleprêtre, kazıların amacını şöyle açıkladı:
"Şehir merkezinin kentsel ortamını daha iyi anlamak istedik. Mevcut köy antik kentin üzerine inşa edildiği için şehir merkezi, çevresindeki bölgelere kıyasla daha az biliniyor."
Arkeologların dikkatini çeken noktalardan biri, yaklaşık 3 metreye 4 metre ölçülerindeki küçük bir yapı oldu. Yapının içinde çok sayıda özgün eserin bulunması, araştırmacıların buraya daha yakından bakmasını sağladı.
Bugün kullandığımız zarlara şaşırtıcı derecede benziyorlar
Kazılarda alışılmış arkeolojik buluntular olan madeni para ve seramiklerin yanı sıra çok sayıda dikiş iğnesi ve binden fazla zar ortaya çıkarıldı.
Kemikten yapılan zarların şekli, günümüzde kullanılan zarları andırıyor. Üzerlerindeki sayı sistemi de tanıdık: Karşılıklı yüzlerdeki sayıların toplamı yedi ediyor. Yani birin karşısında altı, ikinin karşısında beş, üçün karşısında ise dört bulunuyor.
Dechezleprêtre, bunun zar oyunlarının ne kadar eskiye dayandığını gösterdiğini belirterek, antik dönemde bu oyunun toplumun farklı kesimleri tarafından oynandığını söyledi.
"Bu, günümüzde hâlâ çok popüler olan bu oyunun oldukça etkileyici uzun ömürlü olduğunun kanıtı. Her ailede bir tane var. Antik Çağ'da da durum aynıydı. Kölelerden imparatorlara kadar herkes oynuyordu; sosyal sınıfları aşan bir oyundu."
Roma Galya'sındaki arkeolojik alanlarda birkaç zara rastlamak olağan olsa da, tek bir noktada bu kadar büyük bir koleksiyonun bulunması oldukça sıra dışı.
Atölye değilse neden binlerce zar aynı yerdeydi?Araştırmacıların ilk aklına gelen ihtimallerden biri, bölgede bir kemik işleme atölyesi bulunmasıydı. Ancak kazılar bu ihtimali desteklemedi.
Galya-Roma döneminde sığırların uzun kemikleri; zarların yanı sıra iğne, menteşe ve çeşitli günlük eşyaların yapımında kullanılıyordu. Böyle bir atölyenin bulunması durumunda kemik işleme sırasında ortaya çıkan atıkların da görülmesi beklenirdi.
Ancak Grand'daki yapıda bu tür kemik atıklarına rastlanmadı.
Bu nedenle araştırmacılar, zarların burada üretilmesinden ziyade başka bir amaçla bir araya getirilmiş olabileceğini düşünüyor.
Kumar mı, kehanet mi, dini bir ritüel mi?Roma döneminde zarlar elbette oyun ve kumar amacıyla kullanılıyordu. Kumar o kadar yaygındı ki bazı dönemlerde yasaklanmasına rağmen tamamen ortadan kaldırılamadı.
Ancak zarların kullanım alanı bununla sınırlı değildi.
Antik dünyada zarlar kehanet uygulamalarında ve dini ritüellerde de kullanılabiliyordu. Tanrılardan yardım istemek veya onlara teşekkür etmek amacıyla sunulan adaklar arasında zarlar da yer alabiliyordu.
Grand'daki buluntuların da böyle bir ritüelle bağlantılı olması ihtimali araştırılıyor.
Dechezleprêtre bu ihtimali şöyle açıklıyor:
"Zar attığınızda bu insan elinin eylemidir. Zar düştüğünde ise tanrıların alanıdır."
Araştırmacıya göre antik insanlar, zarın hangi sayıyı gösterdiğini tanrıların bir işareti olarak yorumlamış olabilir. Bu nedenle zarlar yalnızca bir oyun aracı değil, insanlarla tanrılar arasında bir iletişim aracı olarak da görülmüş olabilir.
Üstelik bulunan zarların tamamı normal oyunlarda kullanılabilecek durumda değil.
Bazılarında sayı bulunmuyor. Bazılarının kenarları ise düzgün biçimde yuvarlatılmamış. Bu zarların analizleri hâlâ sürüyor ancak araştırmacılar, düzgün yuvarlanamayacak olmalarının sembolik bir kullanıma işaret edebileceğini düşünüyor.
Dechezleprêtre, bu durumda zarın gösterdiği sayıdan çok şeklinin ve kendisinin önemli olabileceğini belirtiyor.
Zarların peşinde su izi de bulunduKazı alanındaki bir başka bulgu da bu dini ritüel ihtimalini güçlendirebilir.
Yapıya doğru uzanan bir boru tespit edildi. Borunun güzergâhı boyunca da daha fazla zar bulundu.
Araştırmacılar, bu nedenle buluntular ile su arasında bir bağlantı olabileceğini düşünüyor. Galya-Roma toplumlarında suyun tanrılarla iletişim açısından özel bir anlam taşıdığı, özellikle kaynakların kutsal kabul edildiği biliniyor.
Dechezleprêtre'ye göre Grand'daki yapının, Roma Galya'sında şans ve kaderle ilişkilendirilen Fortuna'ya adanmış bir ibadet alanı olması ihtimaller arasında.
Ancak araştırmacılar henüz kesin bir sonuca ulaşmış değil.
300 kişinin yaşadığı köyün altında antik bir şehir yatıyorBugün nüfusu yaklaşık 300 olan Grand, geçmişte çok daha önemli bir yerleşime ev sahipliği yapıyordu.
Köyün altında yaklaşık 80 hektarlık alana yayılan bir Galya-Roma kenti bulunuyor. Surlar, amfitiyatro ve bazilika gibi büyük yapıların kalıntıları, yerleşimin geçmişteki önemini gözler önüne seriyor.
Dechezleprêtre, Grand'ın resmi olarak bölge başkenti olmamasına rağmen bir başkentin sahip olması beklenen pek çok özelliğe sahip olduğunu belirtiyor.
Yerleşim, büyük stratejik kavşaklardan ve önemli nehirlerden uzakta gelişmesine rağmen zamanında oldukça önemli bir merkez haline geldi. Ancak Orta Çağ'da bu önemini giderek kaybetti.
Bugün ise bölgenin geçmişine ait izler yeniden gün yüzüne çıkıyor. Vosges Bölgesi ve Bölgesel Arkeoloji Servisi'nin desteğiyle sürdürülen çalışmalar, her yıl yaklaşık 20 bin ziyaretçinin bölgeyi ziyaret etmesini sağlıyor.
Antik zarların bir bölümü şimdiden Grand Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor.
Ancak arkeologların önünde hâlâ cevaplanması gereken büyük bir soru var: Binlerce zar neden aynı yapıda toplandı?
Gelecek yaz yapılacak yeni kazıların, bu gizemi çözmek için daha fazla ipucu vermesi bekleniyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:82
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Ekim 2026 08:39 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















