Ankara24.com
close
up
Menu

15 Temmuz şehidinin annesi: Ben evlatsız yaşarım ama vatansız yaşayamam

Cumhurbaşkanı Erdoğan: FETÖ nün kökü kurutulana kadar mücadelemiz sürecek

90+2 de inanılmaz son! Arjantin geriden gelip İngiltere yi devirerek finale çıktı

Başakşehir, Salzburg u 2 golle geçti!

Çorum FK da Ibrahim Sehic ile vedalaşıldı!

Komşunun uykularını kaçıran hamle! “Yeni Türk silahı bölgede alarma neden oldu”

25 yıllık veriler farkı ortaya koydu: Krizde altın mı gümüş mü kazandırır?

Rusya dan Türkiye ye övgü dolu sözler: Minnettarız

Son dakika: Şans Topu sonuçları açıklandı 15 Temmuz 2026! Şans Topu çekiliş sonucu sorgulama ekranı

New York borsası düşüşle kapandı

Gaziosmanpaşa da cip iş yerine daldı; kaza kamerada

‘Devletin kollarında olmam gerekmez mi?’ Sözcü Gazetesi

‘İnek sütü bebeklerde kansızlık riskini artırabilir’

Dünya Kupası final maçı 2026 İspanya Arjantin maçı ne zaman, saat kaçta? Dünya Kupası İspanya Arjantin maçı hangi kanalda yayınlanacak? Final maçı tarihi...

Trendyol 1. Lig de 2025 26 sezonu ilk hafta maç programı açıklandı Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

Tam 70 sene boyunca demir bir kapsülde yaşadı! Demir Ciğer lakaplı Paul Alexander ın inanılmaz hayat hikayesi!

Dünyanın en eski kehribarı keşfedildi: 385 milyon yıl öncesine ait yaşam izi

Hilal ve Venüs aynı kadrajda buluştu Kırıkkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

TBMM Başkanı Kurtulmuş tan 15 Temmuz gazilerine teşekkür beratı

Arjantin finalde, maç sonu açılan pankart olay yarattı: Siyasi mesaj gündem oldu Sözcü Gazetesi

2002’den bugüne Venezuela’da krizin arka planı

2002’den bugüne Venezuela’da krizin arka planı

Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.

Alperen Cennetkuşu

Venezuela bu sıralar ‘otoriterlik’, ‘ekonomik kriz’, ‘emperyalizm’, ‘petrol meselesi’ gibi alışılagelmiş kavramlarla analiz ediliyor. ABD’nin Venezuela’ya gerçekleştirdiği askeri müdahalenin hangi noktalara temas edilerek incelenmesi gerektiği konusunda çeşitli görüşler öne sürülüyor. Genelde birçok kişi olayın kendisini analiz etmektense, neden bu darbenin gerçekleştiğine yönelik sebepler aramaya girişiyor. Dikkat çekici üç ana görüş görülmekte:

“Venezuela’da ekonomi çok kötü durumda ve halk büyük bir yoksulluk içinde” “Venezuela petrol rezervleri açısından en zengin ülke ama üretim neredeyse sıfıra yaklaşmış” “Son derece otoriter baskıcı bir yönetim var.”

Bütün bu görüşler olgusal olarak doğru olsa da mevcut ABD işgali karşısında bunların öne sürülmesinde ortak bir amaç var gibi görünüyor: Bunlar, örtük bir şekilde mevcut darbe girişimine haklı sebepler arama çabasından kaynaklanıyor. Halbuki burada esas konu bir ülkenin egemenliğinin ihlal edilmesi ve uluslararası normlara aykırı davranılmasıdır. Bu yüzden ABD’nin güncel olarak gerçekleştirdiği emperyal hamlenin, Venezuela’nın güncel sorunlarının ötesinde görülmesi gerekir.

Ancak bu yazıda yukarıda bahsettiğim üç temel görüşün nasıl geliştiği ve hangi süreçlerden günümüze kadar geldiğinden bahsedeceğim. Çünkü genel analizler Venezuela’nın güncel durumunu tarihsel ve sınıfsal gerçekliklerden soyutlayarak bir nevi şeyleştirmektedir. Bu yüzden Nicolas Maduro öncesi Hugo Chávez iktidarıyla başlayan Bolivarcı devrim ve gelişen çelişkilerin anlaşılması gerekir.

Bu konuda göstermek istediğim yukarıdaki üç sorunun gelişimi sadece Chávez ve Maduro yönetimlerinin içsel yapısıyla ilgili değildir. Aksine, ABD ve onunla doğrudan ilişkili sermaye sınıflarının Venezuela’nın siyasi dinamiklerine güçlü etkisi vardır. Bu yüzden Maduro yönetiminin daha da otoriter bir biçime evrilmesinde önemli bazı momentler bulunmaktadır. Yukarıda bahsettiğim üç popüler görüş, Chávez yönetiminden itibaren bu momentler içerisinde daha da belirgin olmuştur. Bu yüzden sürecin diyalektik anlatımı açısından bu üç momenti anlamak önemlidir.

2002 darbe girişimi ve petrol sabotajı

Chávez 1998 yılında başkan seçildikten sonra 2001 yılında Hidrokarbon Yasasını çıkararak ülkenin başta petrol olmak üzere temel doğal kaynaklarını büyük ölçüde kamulaştırmak istedi. Özel girişim tamamen ortadan kalkmamışsa da petrol sektörünün ana aktörü olarak devletin rolü pekiştirildi. Ülkenin petrol şirketi olan PDVSA ise devletle daha iç içe olmaya başlamış ve petrol gelirlerinin kontrolü artırılmıştı.

Ancak bu durum, uluslararası petrol şirketleri ile ilişkisi olan sermaye gruplarının tepkisine yol açtı ve gelişen muhalif hareket 2002 yılında ABD yönetiminden destek alarak Chávez'e karşı darbe girişiminde bulundu. Halkın ve ordunun desteği ile bu girişimden Chávez iki gün içinde sağ çıktı. Ancak Venezuela ekonomisinin sonraki seyrini belirleyecek gelişme 2002 yılının sonunda gerçekleşti.

PDVSA veya daha genel itibariyle petrol sektöründe gerek teknik gerek yönetimsel alanlarda uzmanlaşmış kişiler bulunmaktaydı. Bunlar ise daha çok Chávez’e muhalif konumdaydı. Bu nedenle 2002 darbesinin başarısızlığı sonrası, muhalefet başka bir yöntem deneyerek petrol üretimini ülke çapında durdurma kararı aldı. Bu konuda ABD’den muhalefete destek söylemleri geldi ve Chávez’in bu kriz içerisinde iktidarda olmaması gerektiği vurgusu yapıldı. Bunun sonucunda aylarca ülkede petrol akışı kesildi ve bir nevi hayat durdu.

Ancak Chávez artan protestolarla bu sabotajı bastırsa da PDVSA’da uzmanlaşmış teknik elemanları gelecekte yeni bir sabotaj tehlikesine karşı görevlerinden almak zorunda kaldı. Bunun yerine ise kendisine daha yakın görevlileri yerlerine ikame etti ama bu kişiler petrol üretimi konusunda öncekiler kadar yeterli yetkinliğe sahip değildi. Bu gelişmeler, ülkenin siyasi ve ekonomik çizgisini sonraki dönemlerde büyük ölçüde biçimlendirmiş ve ülkenin petrol üretiminin azalmasındaki temel taşlardan birini oluşturmuştur.

Sonuç olarak, muhalefetin ve ABD’nin bütün bu baskıları karşısında Chávez yönetimi daha radikal önlemler almaya girişmiş ve ABD ekseninden ciddi ölçüde uzaklaşmayı hedeflemişti. Bunun sonucunda ise petrol sektöründe kamulaştırma hızlanmış ve birçok uluslararası petrol şirketi (Chevron hariç) ülkeyi terk etmişti.

2014 petrol fiyatları düşüşü ve ABD yaptırımları

Maduro’nun Chávez’in ölümünden sonra iktidarı devralması sonrası siyasi ve ekonomik krizler ardı ardına geldi. Özellikle 2014 yılında petrol fiyatlarının düşmesi ülkedeki ekonomik krizin başlangıcını oluşturan bir dönemeç oldu. Bu durum ise ülkenin en büyük gelir kaynağının azalması anlamına geliyordu.

Ekonomik kriz, Maduro yönetimi için siyasi krizi de içermekteydi. 2015 yılında parlamento seçimlerini muhalefet kazanarak ilk kez Maduro yönetiminin bulunduğu parti PSUV azınlık konumuna düştü. Tam da bu gelişme, Obama başkanlığında ABD'nin Venezuela'yı ulusal güvenlik tehdidi olarak işaret ettiği stratejik belgenin yayınlanmasına denk geldi. Muhalefet açısından güçlü bir koz olan bu girişim, Maduro’yu zayıflatmak için meclis üzerinden ABD desteğini de arkasına alarak güçlü bir blok oluşturmasını sağlamıştı. Meclis üzerinde karar verme sürecinde yaşanan kilitlenmeler dolayısıyla, Maduro anti-demokratik yolla meclisi 2017 yılında feshetme kararı aldı. Bu gelişme ABD’nin artık ekonomik anlamda Venezuela’ya doğrudan dahil olmasına sebep oldu.

2017 yılında Trump başkanlığında Venezuela’ya yönelik ağır yaptırımlar başladı. Bu yaptırımlar Maduro ve çevresinin ülke dışındaki finansal varlıklarının dondurulmasından başlayıp birçok ülkeyle ticari bağlarının kopmasına sebep olacak kadar yıkıcı etkiler yarattı. Böylece Venezuela tarihinde görülmemiş bir ekonomik kriz yaşamaya başladı. Her ne kadar ekonomik kriz eğilimleri yaptırımlar yoğunlaşmadan önce başlamış olsa da burada ayırt edilmesi gereken fark, yaptırımlar sonrası ekonomik kriz bir nevi insani krize dönüştü. Halkın ciddi bir bölümü en temel yaşam kaynaklarına erişemeyip asgari yaşam standartlarının nüfusun büyük bölümü için ortadan kalktığı bir durum gelişti. Pandemi sonrası günümüze kadar süren ağır yaptırımlar ülkeden büyük bir göçün gerçekleşmesine neden oldu ve açlık, sağlık sisteminin bozulması gibi gelişmeler insani krizi daha da derinleştirdi. Bu gelişmeler Maduro yönetimini daha sert önlemler almaya itmiş, ancak bir yandan da miras aldığı Bolivarcı ilkelerden gittikçe uzaklaşmaya başlamasına da neden olmuştur.

2019 rejim krizi ve kutuplaşmanın zirvesi

Trump başkanlığında ABD sadece ekonomik açıdan değil siyasi açıdan da Venezuela’ya müdahale etmiştir. Bu müdahale her ne kadar hukuki hiçbir temele dayanmasa da ülke siyasetinin küresel bir mesele haline geldiği bir kutupluluk ortamı yaratmıştır.

2019'un başında Voluntad Popular partisinin mensubu olan ve Ulusal Meclis Başkanlığına seçilen Juan Guaidó bu sıfatla kendisini Venezuela başkanı ilan etti. Muhalefet doğrudan bu tutumu destekledi ve böyle bir anayasal hak olmamasına ve Maduro'nun önceki seçimleri kazanmasına rağmen illegal bir şekilde Maduro'nun başkanlığını reddedip Guaidó’yu başkan ilan etti. Başta ABD olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri de Guaidó’yu başkan olarak tanıyıp Maduro yönetimine karşı tam cephe aldı. Özellikle Trump yönetimi Guaidó’yu her yönden destekledi ve Maduro’yu istifa etmesi konusunda açık şekilde tehdit etti. Fakat gelişen bu siyasi kriz ve toplumsal protestolar sonucunda muhalefetin beklediği siyasi darbe gerçekleşmedi.

Maduro bu dönemde yaşananlara karşılık daha da sert önlemler almaya girişti. Maduro hem orduyu tamamen yanına alarak hem de sivil ordu grupları (colectivos) oluşturarak muhalefet üzerinde baskısını artırdı. Aynı zamanda gelişen ekonomik sorunlarla yönetim, sosyal adaleti sağlama ilkelerinden de uzaklaştı.

Günümüze geldiğimiz bu senaryoda ABD'nin gittikçe artan uluslararası hukuka ve egemenlik haklarını ihlal edecek baskıları artırması, Maduro yönetimini bunlarla daha otoriter bir biçimde baş etme yoluna ittiği görülmektedir. Bu anlamda Chávez’in 21. yüzyıl Sosyalizmi doğrultusunda öne sürdüğü katılımcı demokrasi ilkesinden gittikçe uzaklaşılmıştır. Görüldüğü gibi sürecin basit bir yönetim tercihi olmadığını gerek toplumsal gerek uluslararası boyuta dayanan çatışmaların diyalektik bir biçimde ilerlemesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Özetle yukarıda bahsettiğim maddelere dönecek olursak petrol üretiminin azalması, ekonomik sorunlar ve otoriterlik artışı sadece Bolivarcı yönetimlerin bireysel tercihiyle gelişen süreçler değildir. Aksine ABD’nin çerçevesini çizdiği genel bir siyasi ve ekonomik atmosfer içerisinde, toplumsal sınıfların belli yönlerde tavır aldığı momentlerdir. Özellikle ABD'nin geçmişte askeri müdahaleler öncesi süreçlerde benzer söylemsel pratikleri üretmesi ve bir nevi bunların gerçekleşmesine zemin hazırladığı düşünülürse, benzer durumun ve izolasyon politikasının ABD tarafından Venezuela’da da işlendiğini görmek zor değildir.

Bu yüzden güncel durumun uluslararası hukuk ve normlara aykırılıkla birlikte egemenlik sorunu olduğunun da anlaşılması gerekir. ABD'nin emperyalist politikalarının tarih boyunca Latin Amerika'da teorik temeli olan Monroe Doktrini'nin günümüzde en sert şekilde uygulanmasıyla apaçık gözler önüne serilmektedir.

Pompeu Fabra Üniversitesi – Siyaset ve Sosyal Bilimler Programı

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:62
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Ocak 2026 18:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

15 Temmuz şehidinin annesi: Ben evlatsız yaşarım ama vatansız yaşayamam

16 Temmuz 2026 00:30see181

Cumhurbaşkanı Erdoğan: FETÖ nün kökü kurutulana kadar mücadelemiz sürecek

16 Temmuz 2026 02:18see178

90+2 de inanılmaz son! Arjantin geriden gelip İngiltere yi devirerek finale çıktı

16 Temmuz 2026 00:11see167

Başakşehir, Salzburg u 2 golle geçti!

16 Temmuz 2026 03:14see165

Çorum FK da Ibrahim Sehic ile vedalaşıldı!

15 Temmuz 2026 20:47see162

Komşunun uykularını kaçıran hamle! “Yeni Türk silahı bölgede alarma neden oldu”

16 Temmuz 2026 04:28see162

25 yıllık veriler farkı ortaya koydu: Krizde altın mı gümüş mü kazandırır?

15 Temmuz 2026 16:26see161

Rusya dan Türkiye ye övgü dolu sözler: Minnettarız

17 Temmuz 2026 00:19see152

Son dakika: Şans Topu sonuçları açıklandı 15 Temmuz 2026! Şans Topu çekiliş sonucu sorgulama ekranı

16 Temmuz 2026 00:42see148

New York borsası düşüşle kapandı

17 Temmuz 2026 00:29see147

Gaziosmanpaşa da cip iş yerine daldı; kaza kamerada

16 Temmuz 2026 19:47see146

‘Devletin kollarında olmam gerekmez mi?’ Sözcü Gazetesi

16 Temmuz 2026 05:41see145

‘İnek sütü bebeklerde kansızlık riskini artırabilir’

16 Temmuz 2026 09:37see145

Dünya Kupası final maçı 2026 İspanya Arjantin maçı ne zaman, saat kaçta? Dünya Kupası İspanya Arjantin maçı hangi kanalda yayınlanacak? Final maçı tarihi...

16 Temmuz 2026 00:59see145

Trendyol 1. Lig de 2025 26 sezonu ilk hafta maç programı açıklandı Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

15 Temmuz 2026 19:50see144

Tam 70 sene boyunca demir bir kapsülde yaşadı! Demir Ciğer lakaplı Paul Alexander ın inanılmaz hayat hikayesi!

16 Temmuz 2026 09:39see144

Dünyanın en eski kehribarı keşfedildi: 385 milyon yıl öncesine ait yaşam izi

17 Temmuz 2026 00:41see143

Hilal ve Venüs aynı kadrajda buluştu Kırıkkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

17 Temmuz 2026 01:17see143

TBMM Başkanı Kurtulmuş tan 15 Temmuz gazilerine teşekkür beratı

15 Temmuz 2026 13:06see143

Arjantin finalde, maç sonu açılan pankart olay yarattı: Siyasi mesaj gündem oldu Sözcü Gazetesi

16 Temmuz 2026 07:56see141
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları