1950’lerin Titanik i: Lüks yolcu gemisi Andrea Doria nın son seferinde yaşanan facia
Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Denizcilik tarihinin en ünlü kazası denildiğinde akla ilk olarak 1912’de batan Titanik geliyor. Ancak bundan 44 yıl sonra yaşanan Andrea Doria faciası da lüks bir yolcu gemisinin New York yolunda ölümcül bir çarpışma yaşaması, yolcuların tahliye edilmesi ve geminin Kuzey Atlantik’te batması nedeniyle Titanik’le karşılaştırıldı.
Andrea Doria’nın batışının üzerinden 70 yıl geçti. Facianın bilançosu Titanik kadar ağır olmasa da kazaya giden süreç, yolcuların kurtarılması ve geminin son saatleri denizcilik tarihinin en çarpıcı hikâyelerinden birini oluşturdu.
LÜKSÜYLE ÜNLÜYDÜ
İtalya’nın Cenova kentindeki Ansaldo Tersanesi’nde inşa edilen SS Andrea Doria, 1951 yılında tamamlandı. Adını 16’ncı yüzyılda yaşamış Cenevizli amiral Andrea Doria’dan alan gemi, İtalyan Denizcilik Şirketi tarafından Cenova ile New York arasında işletiliyordu.
214 metre uzunluğundaki gemi, dönemin en büyük yolcu gemilerinden daha küçük olsa da iç tasarımıyla dikkat çekiyordu. Geminin dekorasyonu ve sanat koleksiyonu için 1 milyon dolardan fazla para harcanmıştı.
Andrea Doria’da üç açık yüzme havuzu, gösterişli salonlar, tablolar, heykeller ve lüks kamaralar bulunuyordu. Gemi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yeniden yükselişe geçen İtalya’nın denizlerdeki simgelerinden biri olarak görülüyordu.
Ancak şık görünümünün altında önemli bir zayıflık vardı. Gemide çift gövde ve 11 su geçirmez bölme bulunmasına rağmen Andrea Doria ağır deniz koşullarında yana yatmaya eğilimliydi.
İlk New York seferinde Nantucket açıklarında büyük bir dalgayla karşılaşan gemi, 28 derece yana yatmıştı. Acil bir durumda 15 derecelik eğim filikaların indirilmesini güçleştirebilir, 20 derecelik eğim ise suyun bölmelerin üzerinden taşmasına neden olabilirdi.
SON YOLCULUK
Andrea Doria, 51’inci Atlantik seferi için 17 Temmuz 1956’da Cenova’dan ayrıldı. Geminin kaptanı, uzun yıllara dayanan deneyime sahip Piero Calamai’ydi.
Cannes ve Napoli duraklarının ardından Cebelitarık Boğazı’nı geçen gemide 1.134 yolcu ve 572 mürettebat bulunuyordu. Yolcular arasında Alfred Hitchcock’un “Trendeki Yabancılar” filminde rol alan oyuncu Ruth Roman ile ünlü şarkı yazarı Mike Stoller da vardı.
Andrea Doria Atlantik’i geçerek New York’a yaklaşırken İsveç bandıralı MS Stockholm de Manhattan’dan Göteborg’a doğru yola çıktı.
Andrea Doria’dan daha küçük ve eski olan Stockholm, Nantucket Adası’nın güneyinden ilerliyordu. Ancak zaman kazanmak amacıyla tercih edildiği belirtilen bu rota, New York’tan ayrılan gemiyi karşı yönden gelen gemilerin kullandığı hatta sokuyordu.
Bir başka deyişle Stockholm, deniz trafiğinde adeta yolun yanlış tarafında ilerliyordu.
SİSİN İÇİNDEYDİ
25 Temmuz gecesi Stockholm açık bir havada ilerlerken önünde yoğun bir sis tabakası bulunuyordu. Andrea Doria ise bu sisin içindeydi.
Kaptan Calamai görüş mesafesinin düşmesi üzerine geminin hızını azaltmış ve sis düdüğünü çalıştırmıştı. Ancak Andrea Doria yine de yaklaşık 22 knot hızla ilerliyordu.
İki geminin toplam yaklaşma hızı yaklaşık 40 knotu buluyordu. Gemiler birbirlerini çıplak gözle göremiyor, yalnızca radar üzerinden takip edebiliyordu.
Radar verilerinin yanlış yorumlanması ve iletişim eksikliği nedeniyle iki gemi de rotasını güneye doğru değiştirdi. Çarpışmadan kaçınmak için yapılan manevralar, gemileri birbirinden uzaklaştırmak yerine aynı noktaya yöneltti.
Gemilerin mürettebatı birbirlerini gördüğünde artık çok geçti.
GÖVDESİNİ PARÇALADI
Saat 23.10’da Stockholm’ün buzlu sularda ilerleyebilmesi için güçlendirilmiş sivri burnu, Andrea Doria’nın sağ tarafına yaklaşık 90 derecelik açıyla çarptı.
Stockholm’ün burnu İtalyan gemisinin gövdesine yaklaşık 12 metre girdi. Çarpışma beş yakıt tankını parçaladı, jeneratör bölümüne zarar verdi ve geminin elektriğinin kesilmesine yol açtı.
Andrea Doria yalnızca birkaç dakika içinde sağ tarafına doğru yaklaşık 20 derece yatmaya başladı.
Hasar ilk bakışta geminin yalnızca bir su geçirmez bölümünü etkilemişti. Ancak boş yakıt tanklarının hızla deniz suyuyla dolması, geminin dengesini bozdu. Eğimin giderek artması, su geçirmez bölmelerin de işlevini kaybetmesine neden oldu.
Kaptan Calamai kısa sürede geminin kurtarılamayacağını anladı. Çarpışmadan yaklaşık yarım saat sonra geminin terk edilmesine karar verdi ancak paniğe yol açmamak için hemen genel bir anons yapılmadı.
FİLİKALAR İNMEDİ
Andrea Doria’nın hızla yana yatması, tahliye çalışmalarını büyük ölçüde aksattı.
Geminin sol tarafındaki filikalar havada kaldığı için denize indirilemedi. Sağ taraftaki filikalar ise eğilmiş gövdenin altında güçlükle kullanılabiliyordu.
Yolcuların bazıları ip merdivenlerden ve ağlardan aşağı inmek zorunda kaldı. Andrea Doria’nın kendi filikalarıyla yalnızca yaklaşık 200 kişi kurtarılabildi.
Ancak facianın yoğun kullanılan bir deniz rotasında yaşanması, yolcuların büyük bölümünün hayatta kalmasını sağladı. Acil durum çağrısını alan çok sayıda gemi bölgeye yöneldi.
Amerikan yük gemisi Cape Ann ile ABD donanmasına ait iki gemi olay yerine ulaştı. Kurtarma operasyonunda en büyük rolü ise Fransız yolcu gemisi Île de France üstlendi.
753 KİŞİYİ ALDI
Île de France, çarpışma bölgesinin yaklaşık 82 kilometre doğusundaydı ve Fransa’ya doğru ilerliyordu.
Geminin kaptanı Raoul de Beaudéan, ilk anda Andrea Doria kadar yeni bir geminin batma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna inanmadı. Ancak durumun ciddiyetini öğrenince rotasını değiştirdi.
Île de France yaklaşık üç saat sonra olay yerine ulaştı. Kaptan, geminin bütün ışıklarını açtırarak karanlık denizde yolcular için güvenli bir alan oluşturdu.
Fransız gemisi Andrea Doria’dan kurtarılan 753 kişiyi güvertesine aldı. Titanik faciasında yardımına koşan Carpathia gibi Île de France da Andrea Doria kazasının kurtarıcı gemisi oldu.
Hasarlı Stockholm de batmadı. Burnu tamamen parçalanmasına rağmen yolcularını ve kurtardığı kazazedeleri New York’a taşımayı başardı.
OKYANUSA GÖMÜLDÜ
Kaptan Calamai, tahliyenin tamamlanmasının ardından 26 Temmuz sabahı saat 06.00 civarında Andrea Doria’dan ayrıldı.
Gemi saat 09.45’te batmaya başladı. Sağ tarafı suya gömülen Andrea Doria, saat 10.09’da tamamen gözden kayboldu.
Geminin son anları, hafif bir uçaktan kazayı görüntüleyen Boston Traveler fotoğrafçısı Harry A. Trask tarafından kaydedildi. Andrea Doria’nın okyanusa gömüldüğü anı gösteren fotoğraf, 1957 yılında Pulitzer Ödülü kazandı.
Faciada Andrea Doria’daki 46 yolcu ile Stockholm’ün beş mürettebatı olmak üzere 51 kişi hayatını kaybetti. Ölenlerin büyük bölümü çarpışma sırasında yaşamını yitirdi.
Andrea Doria’nın enkazında kalan kurbanların hiçbirine ulaşılamadı.
AİLELER AYRILDI
Tahliye sırasında aynı aileden kişilerin farklı kurtarma gemilerine alınması, New York Limanı’nda büyük bir karmaşaya yol açtı.
Oyuncu Ruth Roman da üç yaşındaki oğlu Richard’dan ayrı düşmüştü. Roman başka bir gemiyle New York’a ulaşırken oğlunun yaşayıp yaşamadığını bilmiyordu.
Yıllar önce bir filmde, çocuğunun uçak kazasından kurtulup kurtulmadığını öğrenmeye çalışan bir anneyi canlandıran oyuncu, bu kez aynı korkuyu gerçek hayatta yaşadı. Oğlu daha sonra başka bir kurtarma gemisinde bulundu.
Andrea Doria’nın kaptanı Piero Calamai ise kazadan sonra bir daha hiçbir geminin komutasını üstlenmedi. Büyük bir yıkım yaşayan Calamai’nin 1972’de ölmeden önce söylediği son sözlerin “Bütün yolcular güvende mi?” olduğu aktarıldı.
İKİ TARAF HATALIYDI
Kazanın ardından İtalyan ve İsveçli şirketler birbirlerini suçladı. Stockholm’ün önerilen rotanın dışında ve karşı yöndeki gemilerin hattında ilerlediği belirtildi.
Buna karşılık Andrea Doria’nın yoğun sis altında güvenli kabul edilemeyecek kadar hızlı seyrettiği ve radar verilerinin yanlış yorumlandığı savunuldu.
Taraflar mahkemeye gitmek yerine gizli bir anlaşmaya vardı. Böylece kazanın sorumluluğu kesin olarak tek bir gemiye yüklenmedi. Genel değerlendirme, iki geminin mürettebatının da faciada payı bulunduğu yönündeydi.
Stockholm tamir edilerek yeniden denize döndü, daha sonra farklı şirketlere satıldı ve defalarca isim değiştirdi. Gemi 1993’te Andrea Doria’nın inşa edildiği Cenova’ya geldiğinde İtalyan basını onu “ölüm gemisi” olarak karşıladı.
ENKAZI CAN ALIYOR
Andrea Doria’nın enkazı bugün Nantucket Adası açıklarında yaklaşık 49 metre derinlikte bulunuyor.
Bu derinlik, enkazı deneyimli dalgıçların ulaşabileceği bir noktada tutuyor. Ancak güçlü akıntılar, düşük görüş mesafesi, balık ağları ve giderek çöken metal yapı dalışı son derece tehlikeli hale getiriyor.
Andrea Doria yıllar boyunca çok sayıda su altı kâşifini kendisine çekti. Ancak batışından bu yana enkaza ulaşmaya çalışan en az 22 dalgıç hayatını kaybetti.
Böylece 1956 yılında 51 kişinin ölümüne yol açan gemi, okyanusun dibine gömüldükten onlarca yıl sonra bile can almaya devam etti.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:106
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 22 Ağustos 2026 13:26 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















