170 bin ton radyoaktif atık suyu denize bıraktılar Sözcü Gazetesi
Ankara24.com, Sozcu kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Söz konusu atık su, 2011’de meydana gelen deprem ve tsunaminin ardından ağır hasar gören nükleer santralde oluştu. Reaktörlerin soğutulması için kullanılan suyun yanı sıra santral binalarına sızan yer altı ve yağmur suları radyoaktif maddelerle temas etti. Yıllar boyunca biriken bu su, santral sahasına kurulan yüzlerce büyük tankta depolandı.
DENİZE BIRAKILMADAN ÖNCE ARITILIYORTanklarda biriken radyoaktif atık su doğrudan okyanusa bırakılmıyor. Su önce ALPS adı verilen gelişmiş bir arıtma sisteminden geçiriliyor. Bu işlemle sudaki çok sayıda radyoaktif madde belirlenen sınırların altına indiriliyor.
Ancak sistemin sudan tamamen ayıramadığı bir madde bulunuyor: trityum. Hidrojenin radyoaktif bir türü olan trityum, su moleküllerinin bir parçası haline gelebildiği için mevcut yöntemlerle büyük miktardaki sudan ayrıştırılması oldukça zor. Bu nedenle arıtılmış atık su, denize verilmeden önce çok büyük miktarda deniz suyuyla seyreltiliyor.
TEPCO, tahliye edilen sudaki trityum yoğunluğunu litre başına 1.500 bekerelin altında tutuyor. Bu seviye, Japonya’da izin verilen yasal sınırın oldukça altında. Su daha sonra kıyıdan uzanan yaklaşık 1 kilometrelik tünel aracılığıyla Pasifik Okyanusu’na bırakılıyor. Tahliye tek seferde değil, belirli miktarlardan oluşan partiler halinde gerçekleştiriliyor.
Peki bu su insanlar ve deniz canlıları için tehlikeli mi? Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), Japonya’nın uyguladığı yöntemi yıllar süren incelemelerin ardından değerlendirdi. Kurum, tahliyenin belirlenen standartlara uygun yürütülmesi halinde insanlar ve çevre üzerindeki radyolojik etkinin “ihmal edilebilir” düzeyde olacağını bildirdi. Tahliye devam ederken deniz suyundan ve çevreden düzenli örnekler alınarak radyasyon seviyeleri de takip ediliyor.
TANKLARDA HÂLÂ 1,2 MİLYON TONUN ÜZERİNDE SU VAR
170 bin tondan fazla arıtılmış radyoaktif atık su Pasifik’e bırakılmış olsa da Fukuşima’daki sorun henüz sona ermiş değil. Santral sahasındaki tanklarda hâlâ 1,2 milyon tonun üzerinde su bulunuyor.
Bunun önemli nedenlerinden biri santralde yeni kirlenmiş su oluşumunun tamamen durdurulamaması. Yağmur ve yer altı sularının hasarlı tesislere girmesini azaltmak için çeşitli önlemler alınsa da her gün yeni miktarlarda su radyoaktif maddelerle temas ediyor. Bu su da toplanarak arıtılıyor ve depolanıyor.
Japonya, tanklarda biriken suyun tamamını kısa sürede okyanusa boşaltmayı planlamıyor. Tahliye işleminin santralin sökülmesiyle birlikte onlarca yıl sürmesi bekleniyor. Tankların kademeli olarak kaldırılmasıyla açılacak alanların, hasarlı reaktörlerin sökülmesi ve radyoaktif yakıt kalıntılarının çıkarılması çalışmalarında kullanılması hedefleniyor.
Fukuşima’daki tahliye uluslararası alanda tartışılmaya devam etse de süreç Japon yetkililer, TEPCO ve IAEA tarafından düzenli olarak takip ediliyor. Pasifik’e bırakılan su, santralde oluştuğu haliyle değil; radyoaktif maddelerin büyük bölümünün arıtıldığı, trityum seviyesinin ise deniz suyuyla seyreltilerek düşürüldüğü atık sudan oluşuyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:37
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 25 Ağustos 2026 17:16 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















