Ankara24.com
close
up
17 Ağustos depreminde bölgede görev yapan itfaiyeciler o günleri anlattı İzmir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

17 Ağustos depreminde bölgede görev yapan itfaiyeciler o günleri anlattı İzmir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Haberturk sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

17AĞUSTOS 1999’da meydana gelen Gölcük Depremi’nin ardından İzmir’den bölgeye giden itfaiyeciler, aradan geçen yıllara rağmen o günleri unutmadı. Kimi bir çocuğu enkazdan canlı çıkardı, kimi kurtaramadığı insanların acısını taşıdı, kimi ise yıllar sonra depremde karşılaştığı bir aileyle yeniden yollarının kesişmesine tanıklık etti.

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 17 Ağustos 1999'da saat 03.02'de meydana gelen ve 45 saniye süren 7.4 büyüklüğündeki Marmara Depremi'nde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan 4 itfaiye ekibi de o gün, mesleklerinin henüz ilk yıllarında, enkaz başında hayatlarının en ağır sınavlarından birini verdi. İtfaiyeciler, günlerce uyumadan ve dinlenmeden, çalışarak kendi ailelerinden haber alamadan başkalarının yakınlarına ulaşmaya çabaladı. Aradan geçen yıllara rağmen o günlerde enkazdan yükselen sesler hala hafızalarında.

'ÇARESİZLİK İNSANI YIPRATIYOR'

Bugün Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi İtfaiye Grubu’nda amir olarak görev yapan 28 yıllık itfaiyeci Ali Hikmet Küçükgül (52), gece nöbetinde olduğu sırada deprem haberini aldı. Ekip hızla oluşturuldu ve aynı sabah Gölcük’e doğru yola çıktı. Yaklaşık 13 gün bölgede görev yapan Küçükgül, bir hafta boyunca büyük bir bloğun enkazında çalıştı. Görevden döndüğünde 14 kilogram verdiğini söyleyen Küçükgül, "Dinlenmeden çalıştık. Çünkü enkaz çok fazla, ekip sayısı azdı. İnsanların içeriden ‘Kurtarın’ diye sesleri geliyor. Yanında eşi, çoluğu, çocuğu ölen insanlar var. Onların çırpınışları ve çaresizliği insanı yıpratıyor" dedi. Küçükgül, aradan geçen 27 yıla rağmen o günlerde yaşadıklarını unutamadığını söyledi.

'ENKAZ BAŞINDA ÇOK OTURUP AĞLADIM'

Bir enkazda baba, anne ve kız çocuğunu birbirlerinin üzerine kapanmış halde bulduklarını anlatan Küçükgül, "Evin girişindeki ayakkabılık üzerlerine yıkılmış, aile enkazın altında kalmıştı. Bebeklere ve çocuklara dayanamıyorum. Enkaz başında çok oturup ağladım. Ben de babayım, bir kızım var. O aile beni çok yıpratmıştı. Bir aile tamamen yok olmuştu" diye konuştu.

Küçükgül, depremden sonra yaklaşık 6 ay televizyon izleyemediğini belirterek bugün bile karşısına deprem görüntüleri çıktığında kanalı değiştirdiğini söyledi. Küçükgül, "Çünkü zihnimde hala yanıtını bulamadığım bir soru var. Böyle bir enkaz İzmir’de olsaydı, benim çoluğum çocuğum bu enkazın altında kalsaydı ben ne yapardım? Beni hâlâ yaralayan şey bu. 28 yılda sayısız olaya gittim. Bunların içinde en zoru deprem. İnsanı bitiren çaresizlik. En büyük acı veren şey” diye konuştu.

'BİR ENKAZ YOKTU, YIKILMIŞ BİR MAHALLE VARDI'

İtfaiye Eğitim Şube Müdürlüğü’nde amir olarak görev yapan 33 yıllık itfaiyeci Bülent Yanaşık da depreme gittiğinde henüz yeni evlendiğini anlattı. Yanaşık, depremin ardından Gölcük başta olmak üzere farklı bölgelere ulaştıklarını belirtti. Bülent Yanaşık, üzerinden yıllar geçse de yaşananları kelimeleri boğazında düğümlenerek, sesi titreyerek ve gözleri dolarak şu sözlerle anlattı:

"Biz oraya bir enkaza gideceğimizi düşünüyorduk. Olay yerine gittiğimizde bir tek enkaz yoktu. Yıkılmış bir mahalle vardı. İnsanlar, ekipleri gördükleri anda kolundan tutup yakınlarının bulunduğu enkaza götürüyordu. Herkesin bir yakını, bir arkadaşı, bir komşusu enkazın altındaydı. İtfaiyeciler ise bir yandan enkazlarda çalışırken bir yandan çaresizce yardım bekleyen insanlara yetişmeye çalışıyordu. Tamamen bir can kurtarmaya odaklanıyorsunuz. Biraz dinlenmek istediğinizde insanların çaresizlikleri karşınıza çıkıyor. Mola veremiyorsunuz. Günler sonra İzmir’e döndüğümde ailem beni tanımakta zorlandı. Sakallarım uzamış, kilo vermiştim. Uyku düzenimin normale dönmesi ise aylar sürdü. Şu anda bile o enkazın görüntüsü ve yaşadıklarımız hafızamda. Sonrasında başka deprem bölgelerinde de çalıştım ancak ilk kez görev aldığım Gölcük depreminin etkilerini hâlâ üzerimden atmış değilim. Allah hiç kimseye böyle bir acı yaşatmasın. Şu anda bile duygulanıyorum. Enkazda ailelerinizin olduğunu düşünün. Elinizden hiçbir şey gelmiyor. Enkazın kaldırılmasını, belirli bir süre içinde bir canlının çıkarılmasını bekliyorsunuz. Çıkmıyor. Ama bu kez cenazeye ulaşmak bile önemli hale geliyor. İşte bu gerçekten çok ağır."

"İLK BAKTIĞIMDA BİR TABLO GİBİ GELDİ"

İtfaiye Eğitim Şube Müdürlüğü’nde eğitmen olarak görev yapan Abdül Duyulur için 17 Ağustos’un bir başka anlamı daha var. Duyulur, deprem bölgesine gittiğinde eşinin hamile olduğunu bir ay sonra, 17 Eylül’de kızının dünyaya geldiğini belirtti.

Duyulur, Kocaeli Derince’de TÜPRAŞ’ta çıkan yangına müdahale etmek için bölgeye ulaştıklarını, yangınını hayatında gördüğü en büyük yangın olduğunu söyledi. Üçüncü günün sonunda ise Gölcük’te enkaz çalışmalarına başladığını belirten Duyulur, "İnsanların yolların yanında, parklarda yattığını, binaların yıkıldığını, herkesin yardım beklediğini gördük. İlk baktığımda bir tablo gibi geldi. İnanamadım. ‘Bu kadar enkazı nasıl kaldıracağız’ dedim. Ama bir yerinden başlamak gerekiyordu" dedi.

Enkazda çalışırken kocasının sesini duyan bir kadının kendilerine sürekli su getirdiğini anlatan Duyulur, “Kadın, eşinin kurtarılmasını bekliyordu. Ancak büyük bir artçı meydana geldi. Ses kesildi. Adamı çıkardığımızda hayatını kaybetmişti. Yıllar sonra İzmir’de bir apartmanda baca problemi nedeniyle gittiğim binada o kadınla yeniden karşılaştım. Depremden sonra İzmir’e taşınmış. Birini canlı kurtarmak dünyalara değişilmez. Ölenleri çıkarıyorsunuz. Çocuk oluyor, genç oluyor, yaşlı oluyor. Çocuk olduğunda kendi çocuklarım, ailem aklıma geliyor" dedi.

'KAPALI ALANA GİREMEDİM'

Gaziemir İtfaiye Grubu’nda amir olarak görev yapan Mümin Yavuz, deprem bölgesine gittiğinde henüz bir yıllık itfaiyeciyi olduğunu ve 36 gün önce evlendiğini söyledi. Çınarcık’ta 12 gün görev yapan Yavuz, insanların itfaiye personelinin kollarına sarılarak “Lütfen yakınlarımızı kurtarın” diye yalvardığını anlattı.

Bölgede bir kız çocuğunu canlı olarak kurtardıklarını, ancak çalışmalarının büyük bölümünde enkazlardan cansız bedenleri çıkardıklarını belirten Yavuz, o günleri dün gibi hatırladığını söyledi. Depremden döndükten sonra yaşadıklarının günlük hayatını da etkilediğini ifade eden Yavuz, bazı kokuların kendisini yeniden deprem bölgesine götürdüğünü belirterek, "15-20 gün boyunca kapalı alana giremedim. Sanki dört duvar üzerime geliyordu. Deprem bölgesindeki kokular bende travma oluşturdu. Bir süre evde yemek yiyemedim, dışarıda yemek yedim" dedi.

Bugün 2 çocuk babası olan Yavuz, yaşadıklarının ardından ailesini de depreme hazırlamaya karar verdiğini söyledi. Yaşadığı acının kendilerini hazırlıklı olmaya yönelttiğini belirten Yavuz, evde deprem tatbikatları yaptıklarını, güvenli alanları konuştuklarını ve deprem çantasında bulunması gerekenleri birlikte belirlediklerini anlattı.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:64
embedKaynak:https://yerel-haberler.haberturk.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Ağustos 2026 13:14 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

MGK bugün toplanıyor! Kritik başlıklar masaya geliyor

30 Eylül 2026 10:54see176

Ezanı duyuyorlar ama bozuntuya vermeden türkü söylüyorlar: Özgür Özel in yeni görüntüleri

30 Eylül 2026 00:17see167

Trump, resmi evraklarda süper zeka ifadesini zorunlu kılan kararnameyi imzaladı

30 Eylül 2026 02:11see164

İtalya nın yıldız ismi kadrodan çıkarıldı! Türkiye maçında yok Sözcü Gazetesi

30 Eylül 2026 00:36see158

Türk Telekom, EuroCup ta Tenerife ye mağlup oldu

01 Ekim 2026 00:57see157

Bakan Çiftçi den Sakarya daki selde 4 kişiyi kurtaran ekiplere tebrik Son dakika haberleri

30 Eylül 2026 00:24see155

NATO Genel Sekreteri Rutte’den Putin’e mesaj: NATO’yu asla yenemeyeceğini biliyor

01 Ekim 2026 00:20see154

Fotoğrafın 200 yıllık yolculuğu Sözcü Gazetesi

01 Ekim 2026 03:04see153

Göncek kavunu tezgahlarda! Kilosu 40 Lira

29 Eylül 2026 21:08see148

İletişim Başkanlığı fon soruşturması çerçevesinde alınan yeni tedbirleri duyurdu

29 Eylül 2026 21:03see148

The Cinematic Orchestra İstanbul a geliyor

01 Ekim 2026 00:19see147

Başkan Erdoğan ın talimatı sonrası DDK düğmeye bastı: İnceleme başlatıldı

30 Eylül 2026 00:30see144

Resmi Gazete yayımlandı! Akaryakıtta Eşel mobil sistemi sona erdi: İşte 1 Ekim 2026 Resmi Gazete de alınan atama kararları

01 Ekim 2026 00:52see141

Eşref Rüya hayranlarını heyecanlandıran gelişme: Final yaptı derken sürpriz afiş geldi

30 Eylül 2026 18:27see140

Bakan Çiftçi açıkladı: 12 kişilik Zeyn ailesi teşekkür mektubuyla ülkesine döndü

30 Eylül 2026 19:06see139

Yıldızlar İstanbul ve Ankara sahnelerinde

30 Eylül 2026 07:05see138

İstanbul uçağında akılalmaz olay: Kabin memuruyla yolcuyu ısırdı Sözcü Gazetesi

01 Ekim 2026 00:19see138

Arda Güler, Real Madrid de eylül ayının futbolcusu seçildi

01 Ekim 2026 00:28see138

ABD Kongresinden sent kararı Dış Haberler

30 Eylül 2026 00:54see137

3 günlük kâbustan polis kurtardı

30 Eylül 2026 07:15see136
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları