11 yılın ardından 4 Nisan saldırısı: Faili meçhul, sorular cevapsız Sözcü Gazetesi
Sozcu sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
- 4 Nisan 2015’te Fenerbahçe otobüsüne yapılan silahlı saldırının üzerinden tam 11 yıl geçti. Faili ya da failleri hâlâ bulunamadı. Sürmene Savcılığı “adam öldürmeye teşebbüs” suçundan soruşturma başlatsa da dosya takipsizlikle sonuçlandı.
- Olay, ilk bakışta Fenerbahçe’ye yönelik gibi görünse de; seçilen nokta, hedef alınan şoför ve hareket halindeki otobüse yapılan atış, olayın profesyonel bir planın parçası olabileceğini düşündürüyor.
- 4 Nisan’daki saldırı, sadece bir takımı değil, doğrudan toplumun sinir uçlarını hedef alan bir kırılma anıydı. Bu tür eylemler çoğu zaman sonuçtan çok kaos üretmeyi hedefler.
- Soruşturmaya dahil olan birçok kamu görevlisi hakkında 15 Temmuz sonrası FETÖ/PDY soruşturması açılması, dosyanın sağlıklı yürütülüp yürütülmediğine dair soru işaretlerini büyüttü. Soruşturmanın ilerlememesi, delillerin sonuç vermemesi kuşkuları derinleştirdi.
4 NİSAN: FUTBOL ÜZERİNDEN KAOS DENEMESİ!
Fenerbahçe 3 Temmuz sürecinde ağır yara alsa da UEFA Avrupa Ligi’nde yarı final görmüş, 3 yıl sonra da lig tarihinin en erken şampiyonluklarından birine imza atmıştı.
2014-2015 sezonunda da şampiyonluğun en büyük adaylarından biriydi. Ancak 4 Nisan’da yaşanan silahlı saldırı sonrası işler tersine gitti.
Lige bir hafta ara verildi. Fenerbahçe 27. haftayı zirvede tamamlasa da o sezon şampiyonluğu Galatasaray’a kaptırdı.
O tarihten sonra bir daha belini doğrultamayan sarı lacivertliler, tam 12 yıldır şampiyonluğa hasret.
HER YIL GÜNDEME GELSE DE PERDE ARKASI ÇÖZÜLEMEDİ
Saldırı, yıllardır her 4 Nisan’da gündeme gelse de faili ya da failleri, daha da önemlisi saldırının arkasındaki sis perdesi bir türlü aydınlatılamadı. Bu durum ister istemez saldırının ardında, karanlık bir elin olduğu yönündeki kuşkuları artırdı.
O GÜN VE SONRASINDA YAŞANANLAR
Peki 4 Nisan’da tam olarak neler yaşandı?
2014-2015 sezonu; Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray arasında şampiyonluk yarışının amansız mücadelesine sahne oluyordu.
Fenerbahçe kümede kalma mücadelesi veren Rizesporu deplasmanında 5-1 mağlup etmiş, haftayı 56 puanla Lider Galatasaray’ın 2 puan gerisinde 2. sırada tamamlamıştı. Beşiktaş ise 55. puanla 3. sırada yer alıyordu.
OTOBÜS ŞOFÖRÜ UFUK KIRAN: VURULDUM
Sarı lacivertli ekip farklı Rizespor galibiyetinin ardından İstanbul’a dönmek üzere 53 DE 618 plakalı otobüsle Trabzon Havalimanı’na hareket etti. Saldırı, Sürmene ilçesinin girişinde yer alan Soğuksu Mahallesinde, yine aynı mahallenin ismini taşıyan Soğuksu Viyadüğü’nde gerçekleşti.
Kafileyi taşıyan otobüse, stattan ayrıldıktan yaklaşık 25 dakika sonra saat 22.15’te, Trabzon’a 35 kilometre uzaklıkta silahlı saldırı gerçekleşti.
Resmi rakamlara göre otobüste 39 kişi bulunuyordu. Moraller yerindeydi. Ta ki otobüsün sürücüsü, 1980 doğumlu Ufuk Kıran’ın, “Vuruldum!” sözleri duyulana kadar.
Hostes koltuğunda bulunan Fenerbahçe’nin güvenliğinden sorumlu Serdal Kılıç’ın ısrarlı telkinleriyle, şoför yaralı olmasına rağmen otobüsü durdurmayı başardı.
ŞOFÖRÜN SOĞUKKANLILIĞI OLASI BİR FACİAYI ÖNLEDİ
- Başından yaralanan ve yüzü kanlar içerisinde kalan sürücü Ufuk Kıran, 100 km hızla giden aracı viyadük üzerinde zorlukla durdurdu. Şoförün soğukkanlılığı, otobüsün şarampole uçmasını engelledi ve olası bir facianın da önüne geçti.
- Polis aracıyla Sürmene Devlet Hastanesi’ne kaldırılan sürücüye yapılan müdahalede, başında av tüfeğinden çıktığı belirtilen 8 MM çapında saçma olduğu tespit edildi. Kıran ilk müdahalesinin ardından Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesine sevk edildi. Başına isabet eden iki adet saçma ameliyatla çıkarıldı.
GÜVENLİK SORUMLUSUNUN DİKKAT ÇEKEN İFADESİ
Fenerbahçe’nin güvenliğinden sorumlu Serdal Kılıç, İstanbul Anadolu Savcılığınca alınan ifadesinde gözden kaçan bir konuya dikkat çekmişti:
- İki şüpheli araç konvoyu takip etti. Stada gidişte gri bir araç otobüsü sıkıştırdı, dönüşte ise siyah bir araç bir süre konvoyu takip etti.
İSMAİL KARTAL: POLİS ‘TAŞ’ DEDİ
Fenerbahçe teknik direktörü İsmail Kartal, saldırı anını şöyle anlattı: Otobüs bir anda kurşunlandı. Şoförün yanında bulunanlar ‘frene bas’ diye bağırdı. Araç bir süre yalpaladıktan sonra durabildi. Büyük bir panik yaşandı.
2 el ateş edildi. İlk kurşun çift camdan geçemedi, ikinci kurşun yan camı delerek şoförün başına isabet etti.
Polis ‘bu taş’ dedi. Ben de ‘Bunun neresi taş?’ diye tepki gösterdim.
TRABZON VALİSİ İLK BAŞTA TAŞLI SALDIRI DESE DE...
Dönemin Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, alelacele yaptığı ilk açıklamada saldırıda taş kullanıldığını söyledi. Öz, sonrasında sözlerini av tüfeği ile değiştirdi.
ANKARA’DAN ÖZEL EKİP GELDİ
Fenerbahçe kafilesi yaklaşık bir saat Karadeniz Sahil Yolu üzerinde bekledi. Ardından polis midibüsüyle, Trabzon’a ulaştırıldı ve uçakla İstanbul’a gitti.
Saldırı dünyanın da gündemindeydi. Olay yerinde 5 Nisan sabahı yüzlerce polisin katıldığı bir arama-tarama çalışması başlatıldı. Silahın ateşlendiği yer uzmanlar tarafından tespit edildi.
ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜSTEN SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Ankara’dan gelen özel ekipler ve eğitimli köpeklerin de katıldığı çalışma sonucu, aynı akşam olay yerine 200 metre uzaklıkta, saldırıda kullanıldığı tahmin edilen otomatik av tüfeği bulundu. Sürmene Cumhuriyet Savcılığı, “Adam öldürmeye teşebbüs” suçundan soruşturma başlattı.
İKİ ZANLI ALINIP SERBEST BIRAKILDI
Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, 7 Nisan’da 2 kişinin gözaltına alındığını, birinin otobüsü takip ettiğini, diğerinin ise silahı ateşlediğini açıkladı. Minibüs şoförü 38 yaşındaki Nihat S. ve otobüs muavini 27 yaşındaki Emre A., iki gün süren çapraz sorgularının ardından savcılığa sevkedildi.
Suçlamaları reddeden iki şahıs, Sürmene Sulh Ceza Mahkemesi tarafından, 8 Nisan akşamı, “Somut delillere dayalı, kuvvetli suç şüphesi bulunmadığı” gerekçesi ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yakınları, Emre A. ve Nihat S.’yi omuzlara alırken, “Sürmene’yi suçlu gösterdi” diye Vali’ye tepki gösterdi.
Kriminal raporda, tüfek üzerinde bulunan parmak izlerinin dere yatağında deforme olduğu belirtildi: Raporda: "Tüfeğin belirli bir saat su içerisinde maruz kaldığı deformeden dolayı üzerinde bulunan insan izlerinin belirginliği kaybolmuştur.” ifadelerine kullanıldı.
NEDEN AV TÜFEĞİ?
- Saldırıda av tüfeği ile kullanılmıştı. Doğal olarak ateşli silahlar içerisinde tüfeğin balistik incelemesinin olması mümkün değildi.
- Silah olay yerine sadece 200 metre mesafede dere içerisine terk edilmiş olarak bulundu.
- Üstelik olay yerindeki nöbetçi, bekçi ve polisin görev yerlerinden uzaklaştırılması, saldırının arkasındaki karanlık güçlerin olabileceğine işaret ediyordu.
- İstihbarat birimleri Araklı ve Of ilçeleri arasında yaklaşık 100 bin telefon görüşmesinin analizini yaptı.
Saldırının gerçekleştirildiği av tüfeği, Fenerbahçe otobüsüne yaklaşık 200 metre mesafede dere yatağında bulundu.
- Binlerce HTS kaydı incelendi ancak somut bir sonuca ulaşılamadı.
SALDIRI YAPILACAĞI BİLİNİYOR MUYDU?
Olay yerinde ki görevlilerin uzaklaştırılması, saldırının bilindiği ve planlandığı sorusunu akıllara getiriyordu.
Sabahın ilk ışıklarına kadar Soğuksu mevkiinde bulunan geniş bir alan adli karantinaya alındı.
Deyim yerindeyse emniyet bölgede kuş uçurtmuyordu.
- Yapılan titiz çalışma sonrasında tüfeğin nereden ateşlendiği belirlendi.
- Geniş çaplı aramalar neticesinde önce boş Zupper marka fişek, ardından da bir adet Zafira marka tüfek bulundu.
- Zafira ibareli 2495 seri numaralı tüfeğin ilk etapta Konya’nın Beyşehir ilçesinde bir fabrika da üretildiği düşünülse de yapılan araştırmalarda tüfeğin burada üretilmediği anlaşıldı.
- Olay Yeri ekipleri, bölgede boş fişek ararken bir taraftan da delil olabileceği düşünülen her şey koruma altına alındı; İçecek kutuları, boş sigara paketleri, izmaritler…
Olay yerinde delil olabileceği düşünülen materyallerin yer aldığı tutanak.
- Mahalledeki tüfekler toplatılmak istendi, ancak yapılan araştırmalardan sonuç çıkmadı.
NEDEN SONUÇ ÇIKMADI?
- Olay yerinde çok sayıda materyal toplanmasına rağmen bağlantı kurulamadı.
- Silahın izinin sürülememesi soruşturmayı kilitledi.
- Şüpheli görülen birçok isim delil yetersizliğinden serbest bırakıldı.
İHMAL SORUŞTURMASI DEVAM EDİYOR
Trabzon Emniyet Müdürlüğü saldırıda ihmalin olup olmadığını belirlemek için dosyayı kapatmadı. 2022/9464 numaralı dosya Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde açık olarak bekletiliyor. Soruşturma Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde yürütülüyor.
ZAMAN AŞIMI SÜRESİ 30 YIL
Savcılık 8 Şubat 2021 tarihinde verdiği daimi arama kararında zaman aşımını 30 yıl olarak belirtti. Kararda şüpheli, faili meçhul olarak gösterildi. Davanın zaman aşımı süresi 4 Nisan 2045’te dolacak.
Şüpheli ya da şüpheliler için, her bir müşteki için tasarlayarak birden fazla kişiyi öldürmeye teşebbüs suçundan TCK 82/1 maddesine göre ağırlaştırılmış müebbet hapis istense de suçun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle TCK 35. Maddesine göre bu cezanın 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılacağı belirtildi. TCK 151. Maddesine göre 3 yıla kadar hapis isteneceği kararda yer aldı.
Yani şüpheli ya da şüpheliler o gün yakalansa ve üst sınırdan ceza alsalar bile infaz kanunu gereği bugün serbest kalacaklardı.
SORGULANMAYAN GİZEMLİ İKİ KİŞİ?- Polis, saldırının faillerini belirlemeye çalıştığı sırada olayın yaşandığı yere yakın bir evde şüpheli olabileceği iki kişiyi tespit etti. Soruşturma evresinde her bilginin arkasında karşımıza çıkan o evde bırakın gözaltına alınmayı kimsenin ifadesine başvurulmadı! İyi de neden?
AYNI GÜNDE YAŞANAN 3 ÖNEMLİ GELİŞMETürkiye’nin karanlık sürece sokulmak istendiği bu saldırıdan 4 gün önce, yani 31 Mart 2015’te üç önemli olay birden yaşandı.
1 – 31 Mart 2015’te savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edildi.
2 - Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararı sonrası yeniden görülmeye başlanan Balyoz Davası'nda savcının beraatini istediği 236 sanık beraat etti.
3 –TSİ 10:36’da elektrik iletim sistemindeki arıza nedeniyle ülke saatlerce elektriksiz kaldı.
Bu gelişmelerden sadece 4 gün sonra yaşanan saldırı, olayın tesadüf olup olmadığı sorusunu da beraberinde getirdi.
SÜREÇTE YAŞANAN GELİŞMELER- Trabzonspor Kulübü başta olmak üzere Trabzon’daki yerel basının tamamı yaşananlara büyük tepki gösterdi. 'Cana kasteden bizden değildir' görüşünde birleşildi.
- Saldırı ile ilgili soruşturma sürerken sosyal medyadan hakaret içerikli paylaşım yapan 2 kişi yargılandıkları mahkemeden ceza aldı.
- Olaydan 4 yıl sonra saldırıyla ilgili polise yeni bir ihbar geldi. Polis dosyayı tozlu raflardan indirse de bilişim suçları ve istihbarat birimlerinin yaptığı çalışmalar sonuçsuz kaldı.
- Emniyet Genel Müdürlüğü Silah Ruhsat Şube Müdürlüklerinde 2495 seri numaraları herhangi bir Zafira marka tüfeğin kaydının olup olmadığı araştırıldı. Ancak herhangi bir sonuca varılmadı. Saldırıda kullanılan silah hayalet silah olarak kaldı.
- Dönemin Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Hayrettin Akçil ve Sürmene Cumhuriyet Savcısı N.S., görev süreleri dolmadan tayin edildi. Başsavcısı Akçil olaydan sadece 3 ay sonra Yargıtay Cumhuriyet Savcısı oldu. Sürmene Cumhuriyet Savcısı N.S. ise 8 ay görev yaptığı Sürmene’den Urfa’nın Suruç ilçesine sürgün edildi. N.S. daha sonra FETÖ/PYD üyesi olmaktan meslekten ihraç edildi.
- Sosyal medya ağlarının tamamı mercek altına alındı. Olaydan sadece 30 dakika sonra O.B. isimli bir sosyal medya kullanıcısının, “ Ulan şoföre sıkacağınıza Emre’ye Volkan’a sıksaydınız ya.” içerikli bir mesajı üzerine polis ekipleri şahsı gözaltına aldı. Olayla herhangi bir bağlantısı tespit edilemeyen şahıs serbest bırakıldı.
- Fenerbahçe’nin güvenliğinden sorumlu Serdal Kılıç’ın söylemleri üzerine, şüpheli olduğu düşünülen araçlar araştırıldı. HTS kayıtları incelendi. Şüphelilerin evlerine operasyon düzenlendi. N.S. ile kuzeni E.A. gözaltına alındı. Her iki isimde delil yetersizliğinden serbest bırakıldı.
İÇİŞLERİ BAKANI MUSTAFA ÇİFTÇİ’YE AÇIK MEKTUPSayın Mustafa Çiftçi.
Öncelikle görev süreniz boyunca bu ağır sorumluluktan yüzünüzün akıyla çıkmanızı dilerim.
Fenerbahçe otobüsüne yapılan silahlı saldırının üzerinden tam 11 yıl geçti.
Süreç çok yönlü araştırılsa da olayın fail ya da failleri hâlâ tespit edilmedi.
Davanın seyrini incelediğinizde, ilgisiz birçok ismin dosyaya dahil edildiğini göreceksiniz.
Yaklaşık 15 ay sonra meydana gelen 15 Temmuz darbe girişiminde, Fenerbahçe otobüsüne yapılan saldırı soruşturmasını yürüten adli ve kovuşturma ayağındaki kamu görevlilerinin büyük bir bölümü, terör örgütü üyesi suçlamasıyla ya tutuklandı ya da meslekten ihraç edildi.
Dolayısıyla soruşturmanın sağlıklı yürütülmediğine dair ciddi şüpheler oluşmuştur.
Dosya zaman içinde fiilen işlevsiz hâle gelmiştir.
Savcılık tarafından yürütülen soruşturma, ilerleyen yıllarda “kovuşturmaya yer yok” kararıyla kapatılmıştır.
Olayın arkasındaki sis perdesinin aralanması, 3 Temmuz 2011 sürecinde yapılmak istenenlerin daha net anlaşılması açısından büyük önem taşımaktadır.
Fenerbahçeli yöneticiler konuyu gündeme getirmekten bezmiş, taraftarlar ise çözümden umudunu yitirmiş olabilir.
Ben bir gazeteci olarak bu dosyanın peşini bırakmamak, kamu adına hesap sormak ve fikri takip yapmakla yükümlüyüm.
Aradan geçen 11 yılda göreve gelen 6. İçişleri Bakanı olarak sizden, bu soruşturmanın yeniden ele alınmasını talep ediyorum.
Türkiye Cumhuriyeti devleti, bunu çözecek kudrete ve imkanlara sahiptir.
O gün sıkılan kurşun Fenerbahçe’ye değil; ülkenin iç huzuruna, birlik ve beraberliğine sıkılmıştır.
Bu dosya kapanmış olabilir; ancak vicdanlarda hâlâ açıktır. Devletin görevi, o dosyayı yeniden açmaktır.
Adalet gecikebilir; ama yok sayılamaz.
Saygılarımla,
Hüseyin Şuekinci
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:30
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 04 Nisan 2026 00:42 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















